A'dan Z'ye En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları - Wordly Konuşuyor...

A’dan Z’ye En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları


en-cok-kullanilan-ingilizce-kelimeler

İngilizce kelimeler, İngilizce konuşma ve anlama yeteneğini göstermenin en belirgin yollarından biridir. İngilizce kelimeleri ne kadar iyi biliyorsanız, kendinizi ifade etmeniz de o kadar kolay olmaktadır. Bu içerikte sizler için en çok kullanılan İngilizce kelimeler verilmiştir. İngilizce kelimeler ve Türkçelerini inceleyerek, daha hızlı kelime öğrenebilirsiniz.

İçindekiler göster

A Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

İngilizce kelime bilginizi geliştirmenin en etkili yollarından biri, mümkün olduğunca çok kelime öğrenmektir. A ile başlayan İngilizce kelimeler listesini inceleyiniz. Sözcüklerden sonra kurulan cümle örneklerine de göz atarak; kelimelerin kullanım alanlarını da öğrenmek, dil becerisini geliştirmek için önemlidir.

  • A – Bir
  • Able – Yapabilen
  • Adjective – Sıfat
  • Africa – Afrika
  • After – Sonra
  • Agreed – Anlaşıldı, Kararlaştırıldı
  • Air – Hava
  • Am – Gece 12 İle Gündüz 12 Arası Saat Dilimi
  • America – Amerika
  • An – Bir Tek
  • Answer – Cevap
  • Any – Herhangi
  • Anything – Hiçbir Şey
  • Are – Olmak Fiili
  • Art – Sanat
  • As – Iken
  • At – -de, -da
  • Abandon – Terk Etmek, Bırakmak
  • Ability – Hüner, Beceri, Kabiliyet
  • About – Hakkında, Takriben, Aşağı Yukarı, Üzere
  • Above – Üstünde, Üzerine
  • Abroad – Yurt Dışında, Yurtdışı
  • Absence – Bulunmama, Yokluk
  • Absolute – Mutlak, Salt, Kesin
  • Absolutely – Mutlaka, Kesinlikle
  • Abuse – Suistimal Etmek, Kötüye Kullanmak
  • Accept – Kabul Etmek
  • Access – Giriş, Erişim, Erişmek
  • Accident – Kaza
  • Accompany – Eşlik Etmek
  • Accomplish – Başarıyla Tamamlamak, Sonuçlandırmak
  • Account – Hesap
  • Accurate – Kesin, Doğru
  • Accuse – Suçlamak, İtham Etmek
  • Achieve – Elde Etmek, Başarmak
  • Achievement – Başarı, Edinim
  • Acknowledge – Kabul Etmek, Kabullenmek
  • Acquire – Edinmek, Elde Etmek
  • Across – Karşıya, Boydan Boya Geçmek
  • Act – Davranmak, Hareket Etmek, Eylem
  • Action – Aksiyon, Eylem
  • Active – Etkin, Faal
  • Activity – Faaliyet, Etkinlik, Aktivite
  • Actual – Gerçek, Fiili
  • Actually – Fiilen, Aslında
  • Adapt – Uymak, Uyarlamak, Adapte Olmak
  • Add – Eklemek, İlave Etmek
  • Addition – Ilave, Ek
  • Additional – Ilave, Ek
  • Adequate – Yeterli, Münasip
  • Adjust – Ayarlamak
  • Adjustment – Ayarlama, Ayar
  • Administration – İdare, Yönetim
  • Administrator – İdareci, Yönetici
  • Admire – Hayran Olmak, Beğenmek
  • Admission – Kabul, İtiraf
  • Admit – Kabul Etmek, İtiraf Etmek
  • Adolescent – Ergen
  • Adopt – Evlat Edinmek, Benimsemek
  • Adult – Yetişkin
  • Advance – Ilerlemek, Avans, Geliştirmek
  • Advanced – İleri, Gelişkin
  • Advantage – Avantaj, Fayda
  • Adventure – Macera, Serüven
  • Advertising – Reklamcılık, Reklam
  • Advice – Tavsiye, Nasihat
  • Advise – Nasihat Etmek, Öğütlemek
  • Adviser – Müşavir, Danışman
  • Advocate – Avukat, Müdafaa Etmek
  • Affect – Etkilemek
  • Afford – Parası Yetmek
  • Afraid – Korkmuş, Ürkmüş
  • Afternoon – Öğleden Sonra
  • Again – Tekrar, Yeniden
  • Against – Karşı, Aykırı
  • Age – Yaş, Çağ
  • Agency – Ajans, Acente
  • Agenda – Gündem, Ajanda
  • Agent – Ajan, Temsilci
  • Aggressive – Kavgacı, Agresif
  • Ago – Evvel, Önce
  • Agree – Aynı Fikirde Olmak, Anlaşmak, Katılmak
  • Agreement – Anlaşma, Mutabakat
  • Agriculture – Tarım, Ziraat
  • Ahead – İleride, İleri
  • Aid – Yardım Etmek, Yardım
  • Aim – Amaçlamak, Amaç, Hedef
  • Aircraft – Uçak, Hava Taşıtı
  • Airline – Havayolu
  • Airport – Havalimanı
  • Alcohol – Alkol
  • Alive – Canlı
  • All – Tüm, Hepsi
  • Alliance – Antlaşma, İttifak
  • Allow – İzin Vermek
  • Ally – Müttefik
  • Almost – Hemen Hemen, Neredeyse
  • Alone – Yalnız
  • Along – Boyunca
  • Already – Zaten, Halihazırda
  • Also – Ayrıca
  • Alternative – Alternatif
  • Although – Rağmen
  • Always – Her Zaman, Daima
  • Amazing – Şaşırtıcı
  • Among – Arasında, Arasına
  • Amount – Meblağ, Tutar
  • Analysis – Analiz, Tahlil
  • Analyst – Analist, Çözümleyici
  • Analyze – Analiz Etmek, Incelemek
  • Ancient – Antik
  • And – Ve
  • Anger – Öfke, Hiddet
  • Angle – Açı
  • Angry – Kızgın, Sinirli
  • Animal – Hayvan
  • Anniversary – Yıldönümü
  • Announce – Duyurmak, Anons Etmek
  • Annual – Senelik, Yıllık
  • Another – Öbür, Başka
  • Anticipate – Beklemek, Ummak
  • Anxiety – Endişe, Kaygı
  • Anybody – Kimse, Hiç Kimse
  • Anymore – Artık
  • Anyone – Hiç Kimse, Kimse
  • Anyway – Neyse, Her Neyse
  • Anywhere – Her Yer, Herhangi Bir Yer
  • Apart – Ayrı
  • Apartment – Daire
  • Apparent – Görünür, Aşikar
  • Apparently – Belli Ki, Anlaşılan, Görünüşte
  • Appeal – Başvurmak, Temyiz, Cazibe
  • Appear – Belli Olmak, Görünmek
  • Appearance – Görünüş
  • Apple – Elma
  • Application – Başvuru, Uygulama
  • Apply – Başvurmak, Uygulamak
  • Appoint – Atamak
  • Appointment – Randevu, Atama, Tayin
  • Appreciate – Değerini Artırmak, Beğenmek
  • Approach – Yanaşmak, Yaklaşım
  • Appropriate – El Koymak, Münasip, Uygun
  • Approval – Tasvip, Onay
  • Approve – Kabul Etmek, Beğenmek, Onaylamak
  • Approximately – Takriben, Aşağı Yukarı
  • Architect – Mimar
  • Area – Alan, Bölge
  • Argue – Tartışmak
  • Argument – Argüman, Sav
  • Arm – Kol
  • Armed – Ateşli, Silahlı
  • Army – Ordu
  • Around – Sularında, Etrafında, Çevresinde
  • Arrange – Ayarlamak, Düzenlemek
  • Arrangement – Düzenleme, Ayarlama
  • Arrest – Tutuklamak
  • Arrival – Gelmek, Geliş, Varış
  • Arrive – Varmak, Ulaşmak
  • Article – Makale
  • Aside – Bertaraf, Ayrı
  • Ask – Sormak, İstemek
  • Asleep – Uyuyan, Uyuşuk
  • Aspect – Hal, Görünüş, Yön
  • Assault – Saldırmak, Saldırı
  • Assert – İleri Sürmek, İddia Etmek
  • Assess – Değer Biçmek
  • Assessment – Değerlendirme
  • Asset – Varlık
  • Assign – Atamak, Tahsis Etmek
  • Assignment – Atama, Görevlendirme
  • Assist – Yardım Etmek
  • Assistance – Yardım
  • Assistant – Yardımcı, Asistan
  • Associate – Birleştirmek, İlişkilendirmek
  • Association – Birlik, Dernek
  • Assume – Farzetmek, Varsaymak
  • Assumption – Farzetme, Varsayım
  • Assure – Garanti Etmek
  • Atmosphere – Atmosfer
  • Attach – Eklemek, İliştirmek
  • Attack – Saldırmak, Saldırı
  • Attempt – Girişimde Bulunmak
  • Attend – Katılmak
  • Attention – İlgi, Özen, Dikkat
  • Attitude – Tavır, Tutum
  • Attorney – Avukat
  • Attract – Cezbetmek
  • Attractive – Çekici, Cazibeli
  • Attribute – Bağlamak, Atfetmek, Dayandırmak
  • Audience – Kitle, İzleyici, Seyirci
  • Author – Yazar
  • Authority – Otorite, Yetki
  • Available – Müsait, Mevcut, Uygun
  • Average – Ortalama
  • Avoid – Kaçınmak, Önlemek
  • Award – Ödül
  • Aware – Farkında, Haberdar
  • Awareness – Farkındalık, Farkında Olma
  • Away – Uzak, Uzakta
  • Awful – Berbat, Rezil

A ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri 

  • A – bir

I have a cat. (Benim bir kedim var.)

  • Able – yapabilen

She is able to speak French. (O, Fransızca konuşabiliyor / Fransızca konuşmayı yapabiliyor.) 

  • Adjective – sıfat

Adjectives are a really important topic in English grammar. (Sıfatlar İngilizce dilbilgisi için son derece önemli bir konudur.)

B Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Alfabede en çok kullanılan harflerden biri de B harfidir. B ile başlayan İngilizce kelimeler listesini inceleyip, İngilizce sözcükler bilginizi geliştirebilirsiniz.

  • Baby – Bebek
  • Back – Arka
  • Background – Artalan, Arka Fon
  • Backpack – Sırt Çantası
  • Bad – Kötü
  • Badly – Kötü Bir Şekilde
  • Bag – Çanta
  • Bake – Pişirmek
  • Balance – Denge
  • Ball – Top
  • Band – Müzik Grubu
  • Bank – Banka
  • Barely – Zar Zor
  • Basic – Esas, Temel
  • Basically – Temelde, Esasen, Aslında
  • Basket – Sepet
  • Bathroom – Banyo
  • Battery – Pil
  • Battle – Savaş
  • Beach – Plaj, Sahil, Kumsal
  • Bean – Fasulye
  • Bear – Ayı
  • Beautiful – Güzel
  • Beauty – Güzellik
  • Because – Çünkü
  • Become – Olmak, Haline Gelmek
  • Bed – Yatak
  • Bedroom – Yatak Odası
  • Beer – Bira
  • Before – Önce
  • Begin – Başlamak
  • Beginning – Başlangıç
  • Behavior – Davranış, Tavır, Hal
  • Behind – Arkada, Arkasında
  • Belief – İnanç
  • Believe – İnanmak
  • Belong – Ait Olmak
  • Below – Aşağısında
  • Belt – Kemer
  • Benefit – Fayda
  • Best – En İyi
  • Bet – İddaa, İddiaya Girmek
  • Better – Daha İyi
  • Between – Arasında
  • Big – Büyük
  • Bill – Fatura, Senet
  • Bird – Kuş
  • Birth – Doğum
  • Birthday – Doğum Günü
  • Bite – Isırmak, Lokma
  • Blame – Ayıplamak, Suçlamak
  • Blanket – Battaniye
  • Blind – Kör
  • Blood – Kan
  • Blue – Mavi
  • Body – Vücut
  • Book – Kitap
  • Border – Sınır, Hudut, Kenar
  • Borrow – Ödünç Almak
  • Boss – Patron
  • Bottle – Şişe
  • Bowl – Kase, Tas
  • Box – Kutu
  • Boyfriend – Erkek Arkadaş, Sevgili
  • Brain – Beyin
  • Bread – Ekmek
  • Break – Kırmak
  • Breakfast – Kahvaltı
  • Breast – Göğüs
  • Breathe – Nefes Almak
  • Bridge – Köprü
  • Bright – Parlak
  • Broken – Bozuk, Kırık
  • Brother – Erkek Kardeş
  • Brown – Kahverengi
  • Brush – Fırça, Fırçalamak
  • Budget – Bütçe
  • Build – İnşa Etmek
  • Building – Bina
  • Bullet – Mermi
  • Burn – Yakmak, Yanmak
  • Bus – Otobüs
  • Business – Iş
  • Busy – Meşgul
  • Button – Düğme, Buton
  • Buy – Satın Almak
  • Buyer – Alıcı

B ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Baby – Bebek

She has two babies. (Onun iki bebeği var.)

  • Back – Arka

Do not ever go back! (Hiçbir zaman geriye / arkaya gitme!)

  • Background – Artalan, Arka Fon

I need a soft music as background. (Arka fonda yumuşak bir müzik istiyorum.)

C Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

İngilizce kelimeleri öğrenmek için, İngilizce sık kullanılan kelimeleri bilmek önemlidir. C ile başlayan İngilizce kelimeler listesini inceleyiniz. Aynı zamanda içeriğin devamındaki İngilizce kelimelerle örnek cümlelere de göz atabilirsiniz

  • Cabbage – Lahana
  • Cabbage – Kafes
  • Call off – İptal etmek
  • Candid – İçten, samimi
  • Captive – Esir
  • Captor – Esir alan
  • Carpet – Halı
  • Castle – Kale
  • Catch eye –  Dikkat çekmek
  • Cave – Mağara
  • Ceasefire – Ateşkes
  • Census – Nüfus sayımı
  • Charge – Saldırı
  • Charm –  Alımlı, Sevimli
  • Chestnut – Kestane
  • Chickpea – Nohut
  • Chill – Üşütmek
  • Chin – Çene
  • Clash – Anlaşmazlık
  • Clay – Kil, çamur
  • Clerk – Yazıcı, katip
  • Cliff – Uçurum
  • Cling– Yapışmak, sarılmak
  • Clue – İpucu
  • Coarse– Kaba
  • Cock– Horoz
  • Cold– Nezle
  • Collide – Çarpışmak
  • Colonel– Albay
  • Combat– Dövüş
  • Commemorate– Anmak
  • Commence– Başlamak
  • Commitment– Vaat, Taahhüt
  • Compatible– Uygun, münasip
  • Compatible– Uyumlu
  • Compliant– İtaatkar
  • Conceivable– Makul
  • Concession– Ödün, taviz
  • Cork– Mantar

C ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Cabbage – Lahana

Would you like to have cabbage as dinner? (Akşam yemeği olarak lahana yemek ister misin?)

  • Cage– Kafes

In my opinion, birds should not have live in cages. (Bana göre, kuşlar kafeste yaşamamalı.)

  • Call off – İptal etmek

Call her and call the date off now! (Onu ara ve randevunuzu derhal iptal et!)

D Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları 

Aşağıdaki listede yer alan D ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Damp – Nemli, rutubetli
  • Dandruff – Kepek
  • Daring – Cesur
  • Dawn – Şafak, tan
  • Deaf – Sağır
  • Dear – Sevgili, Değerli
  • Decay – Çürümek, bozulmak
  • Decline – Reddetmek, geri çevirmek
  • Deduce – Sonuç çıkarmak
  • Defect – Defo, özür
  • Delightful – Hoş, güzel
  • Delusion – Aldatma
  • Demolition – Yıkma, tahrip
  • Dent – Çöküntü, göçük
  • Dependable – Güvenilir, emin
  • Deportation – Sürgün
  • Deprive – Yoksun bırakmak
  • Descend – İnmek
  • Desperately – Umutsuzca
  • Destiny – Kader
  • Destitute – Muhtaç, yoksul
  • Detach – Ayırmak
  • Discrete – Ayrık
  • Disgrace – Utanç, ayıp
  • Disrupt – Bozmak
  • Divorcee – Boşanmış
  • Dizziness – Baş Dönmesi
  • Drill – Matkap

D ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Damp – Nemli, rutubetli

It is really damp in here. (Burası gerçekten nemli.)

  • Dandruff – Kepek

You should use a special shampoo for your dandruff problem. (Kepek problemin için özel bir şampuan kullanmalısın.)

  • Daring – Cesur

Hilmi’s daring plan worked. (Hilmi’nin cesur planı işe yaradı.)

E Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan E ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Edit – Düzenlemek
  • Economy – Ekonomi
  • Enormous – Muazzam, Kocaman
  • Entitle – İsimlendirmek
  • Earn – Para kazanmak
  • Except – Haricinde
  • Expect – Ümit etmek
  • Exile – Sürgün
  • Exit – Çıkış, Çıkmak
  • Eastern – Doğuya ait, Doğu
  • Effective – Etkili
  • Efficient – Verimli
  • Emergency – Acil
  • Elephant – Fil
  • Emotion – Duygu
  • Entertain – Eğlendirmek
  • Equipment – Donanım
  • Equal – Eşit, Denk
  • Essay – Rapor, Makale

E ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Edit – Düzenlemek

My job is to edit essays. (Benim işim makaleleri düzenlemek.)

  • Economy – Ekonomi

Regulations are killing our economy. (Düzenlemeler ekonomimizi öldürüyor.)

  • Enormous – Muazzam, Kocaman

He lives alone in a house of enormous dimensions. (Kocaman bir evde yalnız başına yaşıyor.)

F Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan F ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Favorable – Olumlu
  • Feasible – Mümkün, Yapılabilir
  • Feeble – Cılız, Zayıf
  • Fabric – Kumaş
  • Fugitive – Kaçak
  • Fabricate – Uydurmak
  • Facilitate – Kolaylaştırmak
  • Fade – Renk solmak
  • Fulfill – Tatmin etmek
  • Frugal – Tutumlu
  • Fence – Çit, Parmaklık
  • Fertile – Bereketli
  • Fever – Ateş
  • Faint – Bayılmak
  • Flu – Grip
  • Fierce – Şiddetli, Hiddetli
  • Flimsy – Dayanıksız, Çürük
  • Flee – Kaçmak, Kaçırmak
  • Flavor – Tat, Lezzet
  • Flat – Daire
  • Found – Kurmak, Yapmak
  • Flap – Çırpmak
  • Flagrant – Apaçık, Bariz
  • Fortunate – Minnettar, Müteşekkir

F ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Favorable – Olumlu

I am looking forward to receiving your favorable answer. (Olumlu yanıtınızı sabırsızlıkla bekliyorum.)

  • Feasible – Mümkün, Yapılabilir

I think is is feasible. Should we try? “We can always dream…” (Bence bu mümkün, Denemeli miyiz? “Her zaman hayal kurabiliriz.”

  • Feeble – Cılız, Zayıf

I do not want to hear your feeble excuses. (Zayıf bahanelerini duymak istemiyorum.)

G Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan G ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Gain – Kazanmak
  • Gap – Boşluk, Fark
  • Generous – Cömert
  • Genius – Deha, Dahi
  • Genuine – Hakiki, Gerçek
  • Get – Elde etmek, Almak
  • Guest – Misafir, Konuk
  • Guard – Korumak
  • Grow – Büyümek
  • Groom – Damat
  • Grocer – Bakkal
  • Grind – Öğütmek
  • Gravity – Yer çekimi
  • Grateful – Minnettar
  • Grass – Çimen, Ot
  • Glove – Eldiven
  • Glory – Görkem, Şan
  • Globe – Küre, Dünya
  • Glance – Göz gezdirmek
  • Glad – Memnun
  • Give – Vermek
  • Gift – Armağan, Yetenek
  • Ghost – Hayalet

G ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Gain – Kazanmak

I gained too much weight.  (Çok fazla kilo aldım.)

  • Gap – Boşluk, Fark

In order to overcome the data gap, I developed a simple methodology. (Veri açığının üstesinden gelmek için, basit bir yöntem geliştirdim.)

  • Generous – Cömert

It is a really generous offer, but I am afraid I will pass. (Gerçekten çok cömert bir teklif, fakat korkarım ki kabul etmeyeceğim.)

H Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan H ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Hair – Saç
  • Honey – Bal
  • Half – Yarım
  • High – Yüksek, zirve
  • Hammer – Çekiç
  • Hand – El
  • Handsome – Yakışıklı
  • Hang – Asmak
  • Happy – Mutlu
  • Harbor – Liman
  • Hat – Şapka
  • Hear – Duymak
  • Headache – Baş ağrısı
  • Heat – Isı, sıcaklık
  • Hello – Merhaba
  • Help – Yardım etmek
  • Herb – Bitki, Ot
  • Howl – Uluma
  • Hawk – Şahin
  • Health – Sağlık
  • Halt – Durdurmak
  • Hit – Vurmak
  • Have – Sahip olmak

H ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Hair – Saç

I have brown hair. (Benim kahverengi saçlarım var.)

  • Honey – Bal

I really enjoy having honey at breakfast. (Kahvaltıda bal yemekten pek keyif alıyorum.)

  • Half – Yarım

You are my other half. (Sen benim diğer yarımsın.)

I / i  Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan I ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Infer – Sonuç çıkarmak
  • Inform – Bilgilendirmek
  • Injured – Yaralı
  • Image – Görüntü, imge
  • Impossible – İmkansız
  • Insane – Deli, kaçık
  • Incorrect – Yanlış
  • Invade – İstila etmek
  • Information – Bilgi
  • Intro – Giriş
  • Iron – Demir
  • Invent – İcat etmek
  • Invisible – Görünmez
  • İnhale – Nefes almak, İçine çekmek
  • İnheritance – Miras
  • İnnovation – Yenilik
  • İnquisitive – Meraklı
  • İnsect – Böcek
  • İmpair – Bozmak, Zayıflatmak, Zarar vermek
  • İmpulse – Dürtü, Güdü
  • İnception – Başlangıç
  • İnvade – İstila etmek
  • İnvention – İcat
  • İnvasion – Akın, Saldırı, İstila
  • İnvincible – Yenilmez
  • İnvolved – Karmaşık
  • İronic – Alaylı, Alaycı
  • İntelligible – Açık, Anlaşılır
  • İtinerary – Plan, Program

I / i ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Infer – Sonuç çıkarmak

What do you infer from his strange words? (Onun garip kelimelerinden ne çıkarıyorsun?)

  • Inform – Bilgilendirmek

My job is to inform you all. (Benim işim hepinizi bilgilendirmek.)

  • Injured – Yaralı

The people crowded round the injured man, but they made way for the doctor when he reached the scene of the accident. (İnsanlar yaralı adamın etrafına toplandılar fakat doktor olay yerine yaklaştığında ona yol verdiler.) 

J Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları 

Aşağıdaki listede yer alan J ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Jacket  – ceket
  • Jack-In-The-Box – Kutudan fırlayan bebek
  • Jackknife – sustalı çakı
  • Jacuzzi – jakuzi
  • Jam – reçel
  • Jar – kavanoz
  • Javelin – cirit
  • Jeans – kot
  • Jeep – jip
  • Jet – jet
  • Jet engine – jet motoru
  • Jewelry – takı
  • jimmy – Levye
  • Joystick – joystick
  • Jug – sürahi
  • Jukebox – Müzik kutusu
  • Junk – ıvır zıvır

J ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Jacuzzi – jakuzi

I filled up the jacuzzi with hot water. (Jakuziyi sıcak suyla doldurdum.)

  • Jam – reçel

He used the oranges to make the jam. (Portakalları reçel yapmak için kullandı.)

  • Jar – kavanoz

Remziye watched the tadpoles swimming in the jar that she had put them in. (Remziye, onları koyduğu kavanozda yüzen kurbağa yavrularını izledi.)

K Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan K ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Keep  – Korumak, Tutmak, Devam Etmek
  • Key  – Anahtar
  • Kick  – Tekme, Tekmelemek
  • Kid  – 1.Çocuk 2.Dalga Geçmek 3.Genç Keçi̇
  • Kill  – Öldürmek
  • Kind  – 1. İyi̇, Dost, Sevgi̇li̇ 2.Çeşi̇t, Tür
  • King  – Kral
  • Kingdom  – Krallik
  • Kiss  – Öpücük, Öpmek
  • Kitchen  – Mutfak
  • Knee  – Di̇z, Di̇z Çökmek
  • Knife  – Bıçak
  • Knock  – Vurmak (Kapıya Vurmak)
  • Knot  – Düğüm, Düğüm Atmak
  • Know  – Bi̇lmek
  • Knowledge  – Bi̇lgi̇
  • Keen  – Keski̇n (Keen On:Hoşlanmak)
  • Ketchup  – Ketçap
  • Kidnap  – Zorla Kaçırmak (İnsan, Hayvan Vb.)
  • Kidney  – Böbrek
  • Kin  – Ai̇le, Akraba
  • Knight  – Si̇lahşör, Şovalye, Satrançta At
  • Knob  – Tokmak, Tutacak

K ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Keep  – Korumak, Tutmak, Devam Etmek

Keep that away from me. (Onu benden uzak tut.)

  • Key  – Anahtar

I can not find my keys. (Anahtarlarımı bulamıyorum.)

  • Kick  – Tekme, Tekmelemek

Why would anyone kick someone like that?! (Neden biri herhangi birini o şekilde tekmeler?!)

L Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları 

İngilizcede yaygın olarak kullanılan harflerden biri de L harfidir. İngilizcede en çok kullanılan kelimelerin önemli bir kısmını L harfi oluşturmaktadır. Aşağıdaki listede yer alan L ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Labour   – İş (Elle Yapılan Zor İş), İş gücü
  • Lack   – Eksi̇kli̇k
  • Ladder   – Merdi̇ven
  • Lady   – Hanimefendi̇
  • Lake   – Göl
  • Lamb   – Kuzu, Kuzu, Koyun Eti̇
  • Lame   – Topal
  • Lamp   – Lamba
  • Land Le  – nd Kara, Arazi̇
  • Land   – İni̇ş Yapmak, Konmak (Uçak V.S.)
  • Landlady   – Evsahi̇bi̇ Bayan, Evi̇ni̇ Ki̇raya Veren
  • Language   – Di̇l ( Yabancı Dil V.B )
  • Large   – Geni̇ş
  • Last   – Son, Sonunda, Geçmi̇ş
  • Last   – Devam Etmek, Sürmek, Yeterli̇ Olmak
  • Late   – 1.Geç 2.Sonu (Late September=Eylül Sonu V.B)
  • Laugh   – Gülmek
  • Laundry   – Yıkanacak Çamaşır, Çamaşırhane
  • Lavatory   – Tuvalet
  • Law   – Yasa, Kanun
  • Lawful   – Yasal
  • Lawyer   – Avukat
  • Lay   – Koymak (Bir Şeyin Üstüne), Yatırmak
  • Lazy   – Tembel
  • Lead   – 1.Kurşun (Metal)  2.Kurşun Kalem Ucu
  • Lead   – Önderli̇k Etmek, Önde Gi̇tmek, Yol Göstermek
  • Leader   – Önder, Li̇der
  • Leadership   – Önderli̇k
  • Leaf   – Yaprak
  • Lean   – 1.İnce, Yağsız 2.Eği̇lmek Yaslanmak
  • Learn   – Öğrenmek
  • Least   – En Az
  • Leather   – Deri̇
  • Leave   – Terk Etmek
  • Left   – 1.Sol 2.Kalan
  • Leg   – Bacak
  • Legacy   – Mi̇ras
  • Legal   – Yasal
  • Lemon   – Li̇mon
  • Lend   – Ödünç Vermek
  • Lens   – Lens
  • Less   – Daha Az
  • Lesson   – Ders
  • Let   – Birakmak
  • Letter   – Mektup, Harf
  • Letter Box   –  Mektupluk
  • Level   – Düzey, Sevi̇ye
  • Liberal   – Li̇beral
  • Liberty   – Serbest Olmak
  • Library   – Ki̇taplik, Kütüphane
  • Licence   – Li̇sans (Ehliyet V.B )
  • Lie   – Yalan, Yalan Söylemek
  • Lie   – Yatmak
  • Life   – Yaşam, Hayat
  • Lift   – 1.Asansör 2.Yukari Kaldirmak
  • Light   – 1.Işık  2.Açık (Renklerde)  3.Hafi̇f
  • Like   –  1. Hoşlanmak 2.Gi̇bi̇
  • Likely   – Büyük Olasılıkla
  • Line   – Çi̇zgi̇, Satir, Sira
  • Link   – Bi̇rleşti̇rmek
  • Lip   – Dudak
  • Liquid   – Sıvı
  • List   – Li̇ste
  • Listen   – Di̇nlemek
  • Little   – Küçük
  • Live   – Canli
  • Live   – Yaşamak
  • Lives   – Yaşamlar
  • Living   – Yaşam Bi̇çi̇mi̇
  • Load   – Yük, Yüklemek ,Si̇lah Doldurmak
  • Local   – Bölgesel, Yerel
  • Lock   – Ki̇li̇tlemek, Ki̇li̇t
  • Long   – Uzun
  • Look   – Bakmak, Bakış
  • Loose   – Bol, Bagsiz
  • Lose   – Kaybetmek
  • Loss   – Kayip, Zarar
  • Lot   – Çok
  • Loud   – Yüksek Sesli̇
  • Love   – Sevgi̇;Aşk
  • Lovely   – Sevi̇mli̇
  • Low   – Alçak, Düşük
  • Lower   – Aşağıya İndi̇rmek
  • Luck   – Şans
  • Lucky   – Şanslı
  • Luggage   – Vali̇z, Yük
  • Lunch   – Öğle Yemeği̇
  • Lung   – Akci̇ğer
  • Luxury   – Lüks
  • Label   – Eti̇ket
  • Laboratory   – Laboratuvar
  • Ladle   – Kepçe (Yemek)
  • Lamppost   – Sokak Lambasi
  • Lampshade   – Abajur
  • Lane   – Dar Yol, Şeri̇t (Oto Yolda Vb.)
  • Lash   – Kamçi, Bi̇rşeyi̇ Ani̇ Ve Hizli Sallamak
  • Launch   –  Bi̇rşeye Başlamak, Roket Firlatmak
  • Laundry-basket   – Çamaşır Sepeti̇
  • League   – Bi̇rli̇k, Li̇g
  • Leak   – Akinti, Sızmak
  • Lease   – Beli̇rli̇ Bi̇r Zaman İçi̇n Ki̇ralama
  • Lecture   – Ders, Konferans Vermek
  • Length   – Uzunluk
  • Lettuce   – Salata, Kivircik
  • Lever   – Kaldiraç, Mani̇vala
  • Liar   – Yalancı
  • Lick   – Yalamak
  • Lid   – Kapak
  • Lighter   – Çakmak
  • Limit   – Hat, Sinir, Li̇mi̇t
  • Liquidate   – Tasfi̇ye Etmek, Öldürme, Kurtulmak, Başından Atmak
  • Literature   – Edebi̇yat
  • Litter   – Çöp,Daginiklik
  • Liver   – Karaci̇ğer
  • Loaf   – Bütün Ekmek, Vakti̇ Boşa Geçi̇rmek
  • Loan   – Ödünç Vermek, Borç Vermek, Borç
  • Lobster   – İstakoz
  • Locate   – Kurmak,Yerleşti̇rmek
  • Lonely   – Yalniz, Ki̇msesi̇z
  • Lorry   – Kamyon
  • Loyal   – Sadik
  • Loyalty   – Sadakat, Baglilik

L ile Başlayan İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Labour   – İş (Elle Yapılan Zor İş), İşgücü

A country without enough labour force can not be self sufficient. (Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.) 

  • Lack   – Eksi̇kli̇k

Due to lack of manpower, we need more time than expectations to handle this task. (İnsan gücü eksikliği nedeniyle, bizim bu görevi halletmek için beklenenden daha fazla zamana ihtiyacımız var.)

  • Ladder   – Merdi̇ven

He fell down the ladder. (O merdivenden düştü.)

M Harfi ile Başlayan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

İngilizcede sık kullanılan kelimelerde başlayan bir diğer harf ise M harfidir. Aşağıdaki listede yer alan M ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz. M harfiyle kurulan cümle örneklerini de kendiniz oluşturabilirsiniz.

  • Memorial  – Bi̇r Ki̇şi̇ni̇n Anısına Yapılan Yapıt
  • Memorize  – Ezberlemek
  • Memory  – Hafiza
  • Men  – Adamlar
  • Mend  – Tami̇r Etmek
  • Mental  – Zi̇hi̇nsel
  • Mention  – Bahsetmek
  • Merchant  – Tüccar
  • Mercy  – Merhamet
  • Mere  – Sadece, Yalnızca
  • Merry  – Mutlu
  • Mess  – Kargaşa, Dağınıklık
  • Message  – Mesaj
  • Metal  – Metal
  • Meter  – Ölçek
  • Method  – Metot
  • Metre  – Metre
  • Mice  – Fareler
  • Middle  – Orta
  • Midnight  – Gece Yarisi (24:00)
  • Military  – Askeri̇
  • Milk  – Süt
  • Mill  – 1.Deği̇rmen 2.İmalathane
  • Mimic  – Takli̇t Etmek (Birini)
  • Mind  – Akil
  • Mind  – Bi̇ri̇ne Bakmak, Dert Etmek
  • Mine  – 1.Beni̇m 2.Maden Ocaği 3.Mayın
  • Minimum  –  En az
  • Minister  – 1.Bakan 2.Büyükelçi̇ Yardımcısı
  • Minor  – Önemsi̇z, Ufak, Mi̇nör
  • Minority  – Azinlik
  • Minus  – Eksi̇ ( – )
  • Minute  – 1.Daki̇ka 2.Çok Küçük 3.Zabit
  • Mirror  – Ayna
  • Miss  – 1.Özlemek 2.Kaçırmak,Kayip
  • Miss  – Kadın
  • Missile  – Füze, Fırlatılan Ci̇si̇m
  • Mission  – Özel Bi̇r Görev İçi̇n Yolculuk ,Mi̇syon
  • Mistake  – Hata
  • Misunderstand  – Yanlış Anlamak
  • Mix  – Karıştırmak, Karışmak
  • Model  – Model (Model Araba, Manken V.B)
  • Moderate  – Ilımlı, Ortada
  • Modern  – Modern, Çağdaş
  • Modest  – Alçakgönüllü, Ilımlı
  • Moment  – An
  • Monday  – Pazartesi̇
  • Money  – Para
  • Monkey  – Maymun
  • Month  – Ay (Takvim Ayı)
  • Moon  –  Ay
  • More  – Daha Fazla
  • Morning  – Sabah
  • Mosque  – Cami̇
  • Most  – En Çok
  • Mother  – Anne
  • Motor  – Motor
  • Mountain  – Dağ
  • Mouse  – Fare
  • Mouth  – Ağiz
  • Move  – Hareket Etmek, Etti̇rmek
  • Movement  – Hareket
  • Much  – Çok (Miktarca)
  • Mud  – Çamur
  • Murder  – Ci̇nayet
  • Music  – Müzi̇k
  • Must  – Zorunluluk
  • My  – Beni̇m
  • Mystery  – Esrar, Bi̇li̇nmezli̇k
  • Machine  –  Maki̇ne
  • Machine-gun  – Gan Maki̇neli̇ Tüfek
  • Mad  – Deli̇
  • Madam  – Madam, Bayan
  • Magic  – Büyü
  • Mail  – Posta
  • Main  – Ana, Esas
  • Make  – 1.Yapmak 2.Çeşi̇t
  • Make -up  –  1.Makyaj  2.Uydurmak
  • Male  – Erkek
  • Man  – Adam
  • Manage  – Yönetmek, Kontrol Etmek
  • Management  – Yöneti̇m, İdare
  • Manager  – Yöneti̇ci̇, Menajer
  • Manner  – Tavır, Görgü
  • Many  – Bi̇rçok
  • Map  – Hari̇ta
  • March  – 1.Marş 2.Yürüyüş 3.Mart (Ayı)
  • Mark  – İşaretlemek, İşaret
  • Market  – Pazar, Pi̇yasa
  • Marry  – Evlenmek
  • Marvellous  – Şahane, Hari̇ka
  • Mask  – Maske
  • Mass  – Kütle, Ki̇tle, Kalabalik
  • Master  – Uzman, Şef, Sahi̇p, Hoca
  • Match  – 1.Uymak, Uyuşmak 2.Maç 3.Ki̇bri̇t
  • Material  – Malzeme, Kumaş
  • Matter  – 1.Mesele 2.Önemli̇ Olmak
  • May  – 1.Mayıs 2.May Be = Belki̇
  • Me  – Bana, Beni
  • Meal  – Yemek
  • Mean  – 1.Anlamina Gelmek, İstemek, Planlamak 2.Ci̇mri̇
  • Mean  – Ortalama
  • Meaning  – Anlam
  • Means  – 1.Sti̇l, Yol, Yardim 2.Para
  • Meantime  – Bu Arada
  • Meanwhile  – Bu Arada, Ayni Anda
  • Measure  – Ölçü
  • Meat  – Et
  • Mechanic  – Mekani̇k
  • Medal  – Madalya
  • Medicine  – İlaç, Tip
  • Meet  – Buluşmak, Karşılamak
  • Meeting  – Toplanti, Mi̇ti̇ng
  • Melody  – Ezgi̇, Melodi̇
  • Melon  – Kavun
  • Melt  – Eri̇mek
  • Member  – Üye
  • Memorable  – Unutulmayacak
  • Memorandum  – Not
  • Magazine  – 1)Si̇lah Deposu 2)Magazi̇n 3)Şarjör (Si̇lahin)
  • Magnet  – Mıknatıs
  • Magnificent  – Azamet, İhti̇şam
  • Magnifying-glass  – Büyüteç
  • Maid  – Kadin Hi̇zmetçi̇
  • Maintain  – 1)Bakim Onarim 2)Eski̇ Hali̇nde Koruma 3)Destekleme
  • Major  – 1)Büyük, Önemli̇ 2)Bi̇nbaşi (Orduda)
  • Majority  – Çoğunluk
  • Maniac  – Manyak
  • Manual  – El İle Yapilan
  • Manufacture  – Üretmek (Fab. Vb)
  • Margin  – Marj, Katki
  • Marmalade  – Marmelat
  • Massacre  – Katli̇am, Katli̇am Yapmak
  • Massive  – Çok Büyük Ve Ağır
  • Mat  – Hasir, Paspas
  • Mate  – Arkadaş
  • Mathematics  – Matemati̇k
  • Mattress  – Yatak, Sedi̇r
  • Mature  – 1)Olgun, Ergi̇n (Hayvan, Meyve, Insan) 2)Vadesi̇ Gelen (Ödeme)
  • Maturity  –  Olgunluk Zamani, Vade Zamani
  • Maximum  – Maksi̇mum, Azami̇
  • Meadow  – Çayır, Mera
  • Mechanic  – Maki̇ni̇st, Maki̇na Ustası 2)El Sanatlarina Ai̇t 3)Mekani̇k
  • Medical  – Tibbi̇
  • Merely  – Sadece, Ancak
  • Merge  – Bi̇rleşerek Kaybolma, Konsoli̇dasyon (Şirket, Devlet)
  • Merit  – Haketmek, Değmek
  • Might  – 1)Kuvvet, Kudret 2)Belki̇ (Might Be: Az İhtimalli.)
  • Mike  – Mi̇krofon
  • Mild  – 1)Hafi̇f 2)Yumuşak 2)Ilık
  • Millet  – Dari
  • Millionaire  – Mi̇lyoner
  • Mince  – Kıyma (Et Vb.), Kıymak
  • Miracle  – Muci̇ze
  • Miser  – Hasi̇s, Ci̇mri̇
  • Miserable  – Sefi̇l
  • Misery  – Sefalet
  • Mislay  – Nereye Koyduğunu Unutmak
  • Mobile  – Oynak,Hareketli̇
  • Moisture  –  Nem
  • Mole  – 1)Köstebek 2)Vücuttaki̇ Ben
  • Monument  – Anıt, Abi̇de
  • Mood  – Mi̇zaç, Ruh Hali̇
  • Moral  – Ahlak
  • Morale  – Moral
  • Mortgage  – İpotek
  • Mosquito  – Si̇vri̇si̇nek
  • Moss  – Yosun (Nemli Yerlerde Oluşan)
  • Motion  – Hareket, Önerme
  • Motive  – 1)Moti̇vlenmek 2)Güdü
  • Mud-guard  – Çamurluk
  • Multiply  – Çarpmak, Çoğalmak
  • Murmur  – Mirildanmak,Uğultu
  • Muscle  – Pazu, Kas
  • Museum  – Müze
  • Mushroom  – Mantar
  • Muslim  – Müslüman
  • Mustard  – Hardal
  • Mute  – 1)Sesi̇z 2)Di̇lsi̇z
  • Mutter  – Mırıldanmak, Kısık Sesle Söylenmek
  • Mutual  –  Müşterek, İki̇ Taraflı

M İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Memorial  – Bi̇r Ki̇şi̇ni̇n Anısına Yapılan Yapıt

The school held a memorial for my friend. (Okul, arkadaşım için bir anıt düzenledi.)

  • Memorize  – Ezberlemek

I just memorised the lyrics of that song. (Daha yeni o şarkının sözlerini ezberledim.)

  • Memory  – Hafiza

My memory never lies. (Hafızam hiçbir zaman yalan söylemez.)

N Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan N ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Nail  – 1.Tırnak 2.Çi̇vi̇
  • Name  – İsi̇m
  • Narrow  – Dar
  • Nation  – Ulus
  • National  – Ulusal
  • Native  – Yerli̇ (Her Native Language)
  • Natural  – Doğal
  • Nature  – Doğa
  • Near  – Yakın
  • Necessary  – Gerekli̇
  • Necessity  – Gerekli̇li̇k
  • Neck  – Boyun, Ense
  • Need  – Gereksi̇ni̇m, İhti̇yaç
  • Needle  – İğne, Şi̇ş
  • Neglect  – İhmal Etmek
  • Neighbour  – Komşu
  • Neither  – Hi̇çbi̇ri̇
  • Neither…Nor…  –  Ne O..Ne Öbürü
  • Nephew  – Yeğen (Erkek)
  • Nervous  – Si̇ni̇rli̇
  • Nest  – Yuva, Kuş Yuvası
  • Net  –  1.Ağ 2.Net (Brütün Tersi)
  • Never  – Hi̇çbi̇r Zaman ,Asla
  • Nevertheless  – Buna Rağmen, Hala, Ama
  • New  – Yeni̇
  • News  – Haber
  • Newspaper  – Gazete
  • Next  – En Yakın, Bi̇r Sonraki̇, Ertesi̇
  • Nice  – Hoş
  • Niece  – Yeğen (Kız)
  • Night  – Gece
  • Nil  – Sıfır, Boşluk
  • No  – Hayir
  • Noble  – Soylu
  • Nobody  – Hi̇ç Ki̇mse
  • Noise  – Gürültü
  • None  – Hi̇çbi̇ri̇si̇
  • Noon  – Öğle Zamani
  • Normal  – Normal
  • North  – Kuzey
  • Nose  – Burun
  • Not  – Deği̇l
  • Note  – 1. Not 2.Kağıt Para 3. Nota
  • Nothing  – Hi̇çbi̇r Şey
  • Notice  – Duyuru, Di̇kkati̇ni̇ Çekmek
  • November  – Kasim
  • Now  – Şi̇mdi̇
  • Nowadays  – Bugünlerde
  • Nowhere  – Hi̇ç Bi̇ryer
  • Nuisance  – Sıkıntı, Dert
  • Number  – Sayı, Numaralandirmak
  • Nurse  – Hemşi̇re, Hasta Bakıcı
  • Nut  – 1.Kuruyemi̇ş (Fındık V.B) 2.Somun
  • Napkin  – Peçete
  • Narrate  – Anlatmak, Söylemek
  • Nasty  – Pi̇s, Kötü Kokulu, Hoş Olmayan
  • Naughty  – Yaramaz (Naughty Child = Yaramaz Çocuk)
  • Needless  – Lüzumsuz
  • Negotiate  – Görüşmek,Müzakere
  • Network  – Şebeke,Çalişma Ağı
  • Nickname  – Takma isim, Lakap
  • Nightmare  – Kabus
  • Nominate  – 1)Aday Göstermek (Başkan V.B) 2)Atamak, Görevlendi̇rme
  • Nonsense  – Saçma
  • Notorious  – Kötü Ünlü, Kötü Ün
  • Novel  – Roman
  • Nude  – Çıplak
  • Nylon  – Naylon

N  İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Nail  – 1.Tırnak 2.Çi̇vi̇

I got my nails done. (Tırnaklarımı yaptırdım / Manikür yaptırdım.)

  • Name  – İsi̇m

I wonder what his name is. (Adının ne olduğunu merak ediyorum.)

  • Narrow  – Dar

It is a narrow point of view, don’t you think ? (Bu biraz dar bir bakış açısı, sence de öyle değil mi?)

O  Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan O ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Oak   – Meşe
  • Obey   – Söz Di̇nlemek, İtaat Etmek
  • Object   – İti̇raz Etmek
  • Object   – Nesne, Obje, Amaç
  • Observation   – Gözlem
  • Observe   – Gözlem Yapmak
  • Obtain   – Tedari̇k Etmek, Sağlamak
  • Obvious   – Aşi̇kar
  • Occasion   – Vesi̇le
  • Occupation   – 1.Meslek 2.İşgal
  • Occupy   – İşgal Etmek, Oturmak, Kaplamak 
  • Ocean   – Okyanus
  • October   – Eki̇m (Ayı )
  • Of   – İyeli̇k Eki̇, -Nin
  • Off   – Yok Olmak, Eksi̇lmek
  • Offence   – 1.Yasadışı İş 2.Saldırı, Ofens
  • Offend   – Kizdirmak, İnci̇tmek (Birini)
  • Offer   – Tekli̇f Etmek
  • Office   – Ofi̇s
  • Officer   – Subay, Memur
  • Official   – Resmi̇
  • Often   – Sık sık 
  • Oil   – Yağ, Petrol
  • Old   – Eski̇, Yaşlı
  • On   – Üzeri̇nde
  • Once   – 1.Bi̇r Kez 2.Bi̇r An Önce
  • One   – Bi̇r
  • Only   – Sadece, Yalnizca
  • Open   – Açık, Açmak
  • Operate   – Çalışmak
  • Operation   – 1.Operasyon 2.Ameli̇yat
  • Operator   – Operatör
  • Opinion   – Düşünce
  • Opportunity   – Fırsat
  • Opposite   – Zıt,Ters
  • Optimist   – İyi̇mser
  • Or   – Veya
  • Orange   – 1.Portakal 2.Turuncu
  • Order   – 1.Emi̇r 2.Si̇pari̇ş 3.Düzen, Sıra
  • Ordinary   – Sıradan, Normal
  • Organ   – 1.Org 2.Organ 3.Organi̇zasyon, Kuruluş
  • Organize   – Organi̇ze Etmek
  • Origin   – Köken, Ori̇ji̇n
  • Other   – Di̇ğer
  • Otherwise   – 1.Başka Türlü 2.Yoksa, Aksi̇ Takti̇rde
  • Ought   – ..Meli̇ ..Malı Eki̇
  • Our   – Bi̇zi̇m
  • Out   – Dışarı
  • Outline   – Ana Hat, Özetlemek
  • Out-of-date   – Modasi Geçmi̇ş, Eski̇
  • Output   – Çıktı
  • Outside   – Dışarı
  • Oven   – Fırın
  • Over   – 1.Üstünde 2.Bi̇tmek
  • Overcome   – Üstesi̇nden Gelmek
  • Owe   – Borçlu Olmak
  • Own   – Sahi̇p Olmak
  • Owner   – Sahi̇p
  • Ox   – Boğa
  • Oar   – Kürek
  • Oasis   – Vaha
  • Oblige Ibl  – ayc 1)Zorunlu Kılmak 2)Mi̇nettar Kılmak 3)Yapmak, Sağlamak
  • Occur   – Olmak
  • Odd   – Tuhaf, Acai̇p
  • Okay (Ok)   – Peki̇, Tamam
  • Old-fashioned   –  Eski̇ Moda
  • Omelette   – Omlet
  • Omit   – Atlamak, Hari̇ç Birakmak
  • Onion   – Soğan
  • Option   – Seçme, Seçenek, Opsi̇yon
  • Oral   – Sözlü
  • Orbit   – Yörünge
  • Orchard   – Bostan
  • Original   – Orji̇nal, İlk, Yeni̇
  • Oval   – Oval
  • Overdo   – Fazla Pi̇şi̇rmek, Fazla Yapmak
  • Overdue   – Vadesi̇ Geçmi̇ş
  • Overtake   – Geçmek, Sollamak
  • Overtime   – Fazla Mesai̇
  • Overwork   – Fazla Çalışmak, Aşırı Çalışmak
  • Owl   – Baykuş
  • Oxygen   – Oksi̇jen
  • Oyster   – İsti̇ri̇dye

O İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Oak   – Meşe

I thought Remzi would plant the tulips near the oak tree. (Remzi laleleri meşe ağacının yanına dikecek diye düşünmüştüm.)

  • Obey   – Söz Di̇nlemek, İtaat Etmek

You do not have to obey the rules. (Kurallara itaat etmek zorunda değilsin.)

  • Object   – İti̇raz Etmek

You do not have to object to everything I say. (Her dediğime itiraz etmek zorunda değilsin.)

P Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan P ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Pack   – Paketlemek
  • Packet   – Paket
  • Page   – Sayfa
  • Pain   – Acı, Ağrı
  • Painful   – Ağrılı
  • Paint   – Boyamak, Boya
  • Painter   – 1.Ressam 2.Boyacı
  • Pair   – Çi̇ft
  • Palace  –  Saray
  • Pale   – Soluk, Solgun (Renk)
  • Pan   – Tava
  • Panic   – Pani̇k
  • Paper   – 1.Kağıt 2.Gazete 3.Evrak, Ki̇mli̇k
  • Paradise   – Cennet
  • Paragraph   – Paragraf
  • Parcel   – Parça
  • Pardon   – Pardon
  • Parent   – Ana Baba
  • Park   – 1.Park 2.Park Etmek
  • Parliament   – Parlamento
  • Parrot   – Papağan
  • Part   – Kısım, Bölüm ,Ayırmak
  • Particular   – Yalniz, Özel, Ti̇ti̇z
  • Partner   – 1.Ortak 2.Partner
  • Part-time   – Yarım Gün
  • Party   – Parti̇
  • Pass   – Geçmek, Geçi̇rmek
  • Passage   – Pasaj
  • Passenger   – Yolcu
  • Passport   – Pasaport
  • Password   – Parola
  • Past   – Geçmi̇ş
  • Patience   – Sabır
  • Patient   – 1.Sabirli 2.Hasta
  • Pay   – Ödemek
  • Payment   – Ödeme
  • Peace   – Barış
  • Pear   – Armut
  • Peculiar   – Gari̇p
  • Pen   – 1.Ağıl 2.Tükenmez Kalem
  • Penalty   – Ceza
  • Pencil   – Kurşun Kalem
  • People   – Halk , İnsanlar
  • Pepper   – Bi̇ber
  • Per   – Her
  • Perfect   – Kusursuz, Yetki̇n
  • Perform   – 1.Çalışmak 2.Uygulamak
  • Performance   – Performans
  • Perhaps   – Belki̇
  • Permission   – İzi̇n
  • Permit   – 1.İzi̇n Vermek 2.İzi̇n Kağıdı
  • Person   – Ki̇şi̇
  • Personality   – Ki̇şi̇li̇k
  • Persuade   – İkna Etmek
  • Petrol   – Petrol
  • Phone   – Telefon
  • Photo   – Fotoğraf
  • Piano   – Pi̇yano
  • Pick   – Toplamak, Seçmek
  • Pickpocket   – Yankesi̇ci̇
  • Picnic   – Pi̇kni̇k
  • Picture   – Resi̇m
  • Pie   – Pasta, Börek
  • Piece   – Parça
  • Pig   – Domuz
  • Pigeon   – Güverci̇n
  • Pile   – Üst Üste Koymak
  • Pill   – Hap
  • Pilot   – Pi̇lot
  • Pin   – Toplu İğne
  • Pine   – Çam
  • Pineapple   – Ananas
  • Pink   – Pembe
  • Pipe   – 1.Boru 2.Pi̇po 3.Flüt
  • Pity   – Acimak (What A Pity : Ne Yazık)
  • Place   – Yer, Yerleşti̇rmek
  • Plain   – Açık, Ortada, Düz
  • Plan   – Plan, Planlamak
  • Plane   – Uçak
  • Plant   – 1.Bi̇tki̇, Bi̇tki̇ Ekmek 2.Fabri̇ka, Tesi̇s
  • Plantation   – Eki̇li̇ Yer
  • Plate   – Tabak
  • Play   – 1.Oynamak 2.Çalmak (Bir Müzik Aletini)
  • Player   – Oyuncu, Çalan
  • Pleasant   – Keyi̇fli̇, Zevkli̇
  • Please   – 1.Lütfen 2.Mutlandırmak
  • Pleasure   – Zevk
  • Plenty   – Çok Sayıda
  • Plough   – Toprağı Sürmek
  • Plug   – Fi̇ş, Banyo Tikaci
  • Plus   – Arti
  • Pocket   – Cep
  • Poem   – Şi̇i̇r
  • Poet   – Şai̇r, Ozan
  • Poetry   – Şi̇i̇rler, Şai̇rli̇k, Şi̇i̇rle İlgi̇li̇
  • Point   – Nokta, Uç
  • Poison   – Zehi̇r
  • Police   – Poli̇s
  • Policy   – 1.Poli̇çe 2.Yöneti̇m İlkesi̇, Poli̇ti̇ka
  • Polish   – Parlatmak
  • Polite   – Ki̇bar
  • Political   – Poli̇ti̇k
  • Politician   – Poli̇ti̇kaci, Poli̇ti̇kayla Uğraşan
  • Politics   – Poli̇ti̇k
  • Pool   – Havuz
  • Poor   – 1.Yoksul 2.Zavalli
  • Population   – Nüfus
  • Pork   – Domuz Eti̇
  • Port   – Li̇man
  • Position   – Durum, Konum
  • Positive   – 1.Emi̇n, Kesi̇n 2.Olumlu
  • Possess   – Sahi̇p Olmak
  • Possession   – Sahi̇pli̇k
  • Possibility   – Olasılık
  • Possible   – Olası, Mümkün
  • Post   – 1.Posta 2.İşaret 3.Devri̇ye Gezmek (Askerde)
  • Postpone   – Ertelemek
  • Pot   – Tencere
  • Potato   – Patates
  • Pour   – Dökmek, Akıtmak
  • Powder   – Toz, Pudra
  • Power   – Güç
  • Powerful   – Güçlü
  • Practical   – Prati̇k
  • Practice   – Alıştırma
  • Practise   – Alıştırma Yapmak
  • Praise   – Övmek
  • Pray   – Dua Etmek
  • Preach   – Vaaz Vermek
  • Predict   – Tahmi̇n Etmek
  • Prefer   – Yeğlemek, Terci̇h Etmek
  • Pregnant   – Hami̇le
  • Prejudice   – Önyargı
  • Preparation   – Hazirlik
  • Prepare   – Hazırlamak
  • Presence   – Varlık (Bir Yerde Varlığı )
  • Present   – Burada, Mevcut, Şi̇mdi̇ki̇, Armağan
  • Present   – Sunmak
  • President   – Başkan
  • Press   – 1.Baski 2.Ütüleme 3.Basin
  • Press   – Baski Yapmak, Basmak
  • Pressure   – Basınç, Baski
  • Pretend   – Gi̇bi̇ Gözükmek, Takli̇t Yapmak
  • Pretty   – 1.Sevi̇mli̇ 2.Oldukça
  • Prevent   – Korumak
  • Previous   – Önceki̇
  • Price   – Fi̇yat
  • Pride   – Onur,Gurur
  • Priest   – Rahi̇p
  • Prince   – Prens
  • Principal   – 1.En Önemli̇ 2.Prensi̇p 3.Ana Para (Borçta)
  • Print   – 1.Basmak(Harfler Vs.) 2.İz
  • Prison   – Hapi̇s
  • Prisoner   – 1.Mahkum 2.Esi̇r
  • Private   – Özel
  • Prize   – Ödül
  • Probable   – Olasi
  • Problem   – Sorun, Problem
  • Produce   – Üretmek
  • Product   – Ürün
  • Production  – Üreti̇m
  • Profession   – Meslek
  • Profit   – Kar
  • Programme   – Program
  • Progress   – Geli̇şme
  • Promise   – Söz Vermek
  • Pronounce   – Okunuşunu Çıkartmak, Telaffuz Etmek
  • Proof   – Kanit
  • Proper   – Uygun, Doğru
  • Property   – Mal, Mülk (Bir Kişinin Sahip Olduğu), Eşya
  • Proposal   – Plan, Öneri̇
  • Propose   – 1.Planini Açıklamak 2.Evli̇li̇k Tekli̇f Etmek
  • Protect   – Korumak
  • Protest   – Protesto
  • Proud   – Gururlu
  • Prove   – Kanıtlamak
  • Provide   – Sağlamak, Tedari̇k Etmek
  • Pub   – Pab, Bi̇rahane
  • Public   – Halk (Publıc Sector=Devlet Sektörü )
  • Publish   – Basim (Bir Yayını)
  • Pull   – Çekmek
  • Pullover   – 1.Kazak 2.Arabayi Durdurmak, Kenara Çekmek
  • Pump   – Pompa
  • Punch   – 1.Delmek 2.Yumruklamak
  • Punish   – Cezalandirmak
  • Pupil   – 1.Öğrenci̇ 2.Gözbebeği̇
  • Puppet   – Kukla
  • Puppy   – Genç Köpek
  • Purchase   – Satin Almak
  • Purple   – Mor
  • Purpose   – Amaç
  • Push   – İtmek
  • Put   – Koymak
  • Puzzle   – Bulmaca, Problem
  • Pyjamas   – Pi̇jama
  • Packed   – Kalabalık, Bi̇r Sürü İnsan
  • Palm   – 1)Avuç 2)Palmi̇ye Ağacı
  • Panel   – Panel
  • Pants   –  1)Don 2)Pantolon 
  • Parachute   – Paraşüt
  • Parade   – Resmi̇ Geçi̇t
  • Participate   – Başkalarıyla Bi̇rli̇kte Çalişma, Oynama, Katılma
  • Passive   – Pasi̇f, Eylemsi̇z
  • Pasta   – Makarna (Hamurdan Yapılan Şeyler)
  • Paste   – Beyaz Tutkal, Macun, Hamur
  • Pastime   – Hoş İyi̇ Zaman
  • Path   – Pati̇ka, Küçük Yol
  • Patrol   – Devri̇ye
  • Patron   – 1)Destekleyi̇ci̇ Ki̇şi̇ 2)Devamli Müşteri̇
  • Pause   – Mola, Ara
  • Paw   – Hayvan Pençesi̇
  • Pea   – Bezelye
  • Peach   – Şeftali̇
  • Peak   – Zi̇rve, Tepe
  • Peanut   – Yer Fıstığı
  • Pearl   – İnci̇
  • Peasant   – Çi̇ftçi̇, Köylü Kesi̇m
  • Pedal   – Pedal
  • Pedestrian   – Yaya Gi̇den
  • Peel  – Kabuk Soymak (Meyve)
  • Penknife   – Çakı
  • Pension   – Emekli̇ Maaşı
  • Perfume   – Parfüm
  • Peril   – Büyük Tehli̇ke
  • Period   – 1)Çağ, Devi̇r, Peri̇od 2)Adet (Hali)
  • Permanent   – Devamli,Sürekli̇
  • Persist   – Devam Etmek
  • Pesimist   – Kötümser
  • Petrol Station   – Steyşın Benzi̇nci̇
  • Philosophy  – Fi̇zolofi̇
  • Physical   – Fi̇zi̇ksel
  • Picket   – Grev Gözcüsü, Fabri̇ka Önünde Bekleme
  • Pickle   – Turşu
  • Pillow   – Yastik
  • Pillowcase   – Yastik Kilifi
  • Pincers   –  1)Kerpeten 2)Kıskaç (Yengecin V.B.)
  • Pinch  – Çi̇mdi̇klemek, Sikiştirmak (Kapıya Vb.)
  • Pioneer   – Öncü
  • Pistol   – Tabanca
  • Pity   – Acimak (What A Pity : Ne Yazık)
  • Plastic   – Plasti̇k
  • Platform   – 1)Platform, Yüksekçe Yer, Kürsü 2)Peron
  • Playground   – Oyun Sahasi
  • Plum   – 1)Eri̇k 2)Bonbon şekeri
  • Plumber   – Musluk Tami̇rci̇si̇
  • Pole   – 1)Kutup 2)Di̇rek, Kazik
  • Porcelain   – Porselen
  • Porter   – 1)Hamal 2)Kapici
  • Postage   –  Posta Ücreti̇
  • Poverty   – Faki̇rli̇k
  • Power Of Attorney   –  Vekaletname
  • Power-house   – 1)Elektri̇k Santrali 2)Olağanüstü Enerji̇ye Sahi̇p Şey
  • Precious   – Kiymetli̇, Çok Sevi̇len
  • Precisely  – Kesi̇nli̇kle, Tam Manasıyla
  • Prescription   – Reçete
  • Preserve   – Korumak, Konserve Yapmak
  • Primarily   – Ana Olarak
  • Primary   – 1)Önceleri̇,Eski̇den 2)Ana,Baş-primary Cause 3)İlk Oku
  • Primitive   – 1)İlkel 2)Basi̇t, Modasi Geçmi̇ş
  • Priority   – Önceli̇k
  • Privilege   –  İmti̇yaz
  • Process   – İşlem
  • Prohibit   – Yasaklamak
  • Promote   – 1)İlerleme,Terfi̇ Etme 2)Tanıtım (Ürün Vb.Satış İçin)
  • Promotion   – Terfi̇
  • Propeller   – 1)İleri̇ye Yürüten Şey 2)Vapur Veya Uçak Pervanesi̇
  • Proportion   – Oranti
  • Prosecute   – Taki̇p Etmek, Kavuşturmak, Dava Açmak, Suçlamak
  • Prostitution   – Fuhuş
  • Proverb  – Atasözü
  • Provocation   – Kışkırtma
  • Provoke   – Kışkırtmak, Kızdırmaya Neden Olmak
  • Publicity   – İlan, Reklam, Yayımlama
  • Pull Up   – Araci Durdurmak
  • Pulse   – Nabiz, Vuruş
  • Pumpkin   – Kabak
  • Punctual   –  Tam Zamaninda
  • Pure   – Saf, Temi̇z
  • Purse   – Küçük El Çantası
  • Pyramid   – Pi̇rami̇t

P İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Pack   – Paketlemek

Can you please pack the shoes for me? (Lütfen benim için bu ayakkabıları paketleyebilir misiniz?)

  • Packet   – Paket

Packet for Miss Gervais. (Gervais Hanım için bir paket var.)

  • Page   – Sayfa

It is time to turn the page and move on. (Sayfayı çevirme ve hayatına devam etme zamanı.)

Q Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları 

Aşağıdaki listede yer alan Q ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Quality   – Ni̇teli̇k, Kali̇te
  • Quantity   – Miktar
  • Quarrel   – Tartışmak, Atışmak
  • Quarter   – Çeyrek
  • Queen   – Krali̇çe
  • Question   – Soru, Sormak
  • Queue   – Sıra, Kuyruk
  • Quick   – Çabuk
  • Quiet   – Sessi̇z, Saki̇n, Huzurlu
  • Quite   – Hemen Hemen, Yaklaşık Olarak
  • Quiz   – Küçük Test
  • Qualified   – Ehli̇yetli̇, Kali̇fi̇ye
  • Quota   – Kota, Kontenjan
  • Quote   – Aktarma, Söyleme

Q İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Quality   – Ni̇teli̇k, Kali̇te

These are high quality goods. (Bunlar yüksek kalite mallar.)

  • Quantity   – Miktar

Quality is more important than quantity. (Nitelik, nicelikten önemlidir.)

  • Quarrel   – Tartışmak, Atışmak

I know better than to quarrel. (Tartışmayacak kadar akıllı biriyim.)

R Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

İngilizce sözcüklerin kullanıldığı yaygın harflerden bir diğeri de R harfidir. Aşağıdaki listede yer alan R ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Rabbit   – Tavşan
  • Race   – Irk
  • Race   – Yarışmak
  • Radiator   – Radyatör
  • Radio   – Radyo
  • Rail   – Ray
  • Railway   – Tren Yolu
  • Rain   – Yağmur
  • Raincoat   – Yağmurluk
  • Raise   – 1.Yükseltmek 2.Zam Yapmak 3.Yeti̇şti̇rmek
  • Range   – Aralık, Alan
  • Rank   – 1.Sira 2.Rütbe 3.Sosyal Sınıf
  • Rapid   – Çabuk, Hızlı
  • Rare   – Nadi̇r
  • Rate   – 1.Hız 2. Oran
  • Rather   – Epey, Çok Deği̇l
  • Raw   – 1.Ham 2.Çi̇ğ
  • Razor   – Ustura, Traş Maki̇nesi̇
  • Reach   – Eri̇şmek
  • Read   – Okumak
  • Ready   – Hazir
  • Realize   – Fark Etmek 
  • Really – Gerçekten
  • Reason   – 1.Neden 2.Akil
  • Reasonable   – Makul
  • Recall   – Anımsamak
  • Receipt   – Makbuz
  • Receive   – 1.Almak 2.Karşılamak
  • Recent   – Yakın Zamanda Olan
  • Reception   – 1.Resmi̇ Davet 2.Resepsi̇yon
  • Recognize   – Tanımak
  • Recommend   – Tavsi̇ye Etmek
  • Record   – 1.Kayıt 2.Plak 3.Rekor
  • Recover   – 1.İyi̇leşmek 2.(Kaybedilen Bir Şeyi) Bulmak
  • Red   – Kırmızı, kızıl
  • Reduce   – Azaltmak
  • Reflect   – Yansıtmak
  • Refuge   – Refüj, Güvenli̇ Yer
  • Refugee   – Tehli̇keden Kaçan, Kazazede
  • Refuse   – Reddetmek
  • Regard   – 1.Di̇kkat 2.Düşünce 3.Bakmak 4.İnanmak
  • Regret   – Üzgün Olmak, Pi̇şman Olmak
  • Regular   – Düzenli̇, Olağan
  • Reject   – Kabul Etmemek
  • Relation   – 1.İli̇şki̇ 2.Akrabalik
  • Relationship   – İli̇şki̇, İleti̇şi̇m
  • Relative   – 1.Akraba 2.Göreceli̇
  • Relax   – Rahatlamak, Gevşemek
  • Release   – Serbest Bırakmak, Gevşetmek
  • Relief   – Rahatlama
  • Relieve   – Uzaklaştırmak
  • Religion   – Di̇n
  • Remain   – 1.Geri̇ye Kalmak 2.Yeri̇nde Durmak
  • Remark   – Beli̇rtmek, Açıklama
  • Remarkable   – Di̇kkate Değer
  • Remember   – Unutmamak, Anımsamak
  • Remind   – Anımsatmak
  • Remote   – Uzak
  • Remove   – Uzaklaştırmak
  • Rent   – Ki̇ralamak
  • Repair   – Onarmak
  • Repay   – Geri̇ Ödemek
  • Repeat   – Tekrarlamak
  • Replace   – Yeni̇den Yerleşti̇rmek
  • Replacement   – Yerleşti̇rme
  • Reply   – Yanıtlamak, Yanıt
  • Report   – Rapor, Rapor Etmek
  • Represent   – Temsi̇l Etmek
  • Representative   – Temsi̇lci̇
  • Republic   – Cumhuri̇yet
  • Request   – Ri̇ca Etmek, Ri̇ca
  • Require   – Gereksi̇nmek
  • Rescue   – Kurtarmak
  • Reserve   – 1.Rezerv 2.Rezervasyon Yaptırmak
  • Resign   – İsti̇fa Etmek
  • Resist   – Karşi Koymak
  • Respect   – Saygı Duymak
  • Respectable   – Saygıdeğer
  • Responsible   – Sorumlu
  • Rest   – Di̇nlenmek
  • Rest   – Geri̇ye Kalan
  • Restaurant   – Restoran, Lokanta
  • Result   – Sonuç
  • Retire   – Emekli̇ Olmak
  • Return   – Geri̇ Dönmek
  • Revenge   – Öç Almak, İnti̇kam
  • Reward   – Ödül
  • Rib   – Kaburga
  • Ribbon   – Kurdela, Şeri̇t
  • Rice   – Pi̇ri̇nç
  • Rich   – Zengi̇n
  • Ride   – Ata, Bi̇si̇klete Bi̇nmek
  • Ridiculous   – Gülünç, Saçma
  • Right   – 1.Hak 2.Doğru, Hakli 3.Sağ Taraf
  • Ring   – Yüzük, Halka
  • Ring   – Çalmak (Zil Çalması), Telefon Etmek
  • Ripe   – Olgun, Ham Deği̇l
  • Rise   – Yükselmek
  • Risk   – Ri̇sk
  • Risky   – Ri̇skli̇
  • River   – Nehi̇r
  • Road   – Yol
  • Roar   – Kükreme
  • Roast   – Rosto, Fırında Pi̇şi̇rmek
  • Rob   – 1.Soygun Yapmak
  • Rock   – 1.Kaya 2.Sallanmak
  • Role   – Rol
  • Roll   – Yuvarlanmak
  • Roof   – Çatı
  • Room   – Oda
  • Root   – Kök
  • Rope   – Halat, İp
  • Rose   – 1.Gül 2.Pembe
  • Rough   – Kaba
  • Round   – Yuvarlak
  • Row   – 1.Sıra 2.Gürültü
  • Row   – Kürek Çekmek
  • Royal   – Krali̇yete Ai̇t
  • Rub   – Sürmek, Sürtmek, Ovmak
  • Rubbish   – 1.Çöp 2.Saçma
  • Rude   – Kaba
  • Rule   – 1.Yönetmek 2.Kural
  • Ruler   – 1.Kural Koyucu, Yöneti̇ci̇ 2.Cetvel
  • Rumble   – Gürlemek
  • Run   – 1.Koşmak 2.Çalıştırmak (Fabrika,Şirket V.B)
  • Runaway   – 1.Kaçak 2.Kontrol Dışı (Runaway Increase In Prices)
  • Rush   – Çabuk Davranmak
  • Racket   – Raket
  • Radar   – Radar
  • Railing   – Bahce Parmaklıkları
  • Ram   – 1)Koç 2)Vurmak, Toslamak
  • Rash   – 1)Hizli, Acele 2)Çi̇l
  • Rat   – Sıçan
  • Rear   – 1)Yeti̇şti̇rmek (İnsan, Kuş, Bitki) 2)Arka, Arka Taraf
  • Recession   – Duraklama, Geri̇leme, Ekonomi̇de Durgunluk
  • Recipe   – Yemek Tari̇fi̇
  • Recollect   – Hatirlamak
  • Reconcile   – Uzlaşma, Anlaşma Yapmak
  • Reconciliation   – Uzlaşma
  • Referee   – Hakem
  • Referendum   – Referandum, Halk Oylamasi
  • Refill   – Doldurmak
  • Refreshments   – Sandovi̇ç, Tost, İçecek (Gar, İstasyon Gibi Yerlerde)
  • Refrigerator  –  Buzdolabi
  • Region   – Bölge
  • Register   – 1)Kütük, Si̇ci̇l, Kayıt 2)Register Post=Taahhütlü Mektup
  • Regulation   – Yönetmeli̇k, Yasa
  • Relate   – Anlatmak, Nakletmek (Formal Tell)
  • Relevant   – Bağıntılı, Konuyla İli̇şki̇li̇
  • Reliable   – Güveni̇li̇r
  • Reluctant   – İsteksi̇z Ve Bundan Dolayi İşi̇ Yapmayi Ağırdan Almak
  • Remedy   – Çare
  • Remit   – 1)Affetmek, Bağışlamak 2)Postayla Para Yollama-havale
  • Remittance   – Havale (Para)
  • Reputation   – İti̇bar,Ün
  • Research   – Araştirma
  • Resent   – Hoşlanmamak, Kizmak
  • Reside   – Oturmak, İkamet Etmek
  • Resident   – Bölgede Yaşayan, Oturan
  • Respond   – Cevap Vermek
  • Restore   – 1)Geri̇ Verme 2)Yeni̇den Kullanıma Açma
  • Restrict   – Sınırlamak
  • Resume   – Yeni̇den Başlamak
  • Retail   – Perakende, Perakende Satış
  • Retaliation   – İnti̇kam, Tepki̇, Mi̇si̇lleme
  • Revenue   – Geli̇r
  • Reverse   – Ters, Arka (Reverse Gear = Geri Vites)
  • Revise   – Tekrar Gözden Geçi̇ri̇p Düzeltmek
  • Revolution   – Devri̇m
  • Rid   – Atmak, Fırlatmak (To Get Rid Of: Başından Atmak)
  • Rifle   – Tüfek
  • Rocket   – Roket
  • Roundabout   – 1)Dolambaçlı, Dolayli 2)Ada -trafikte 3)Yaklaşık Olarak
  • Route   – Rota
  • Rubber   – 1)Lasti̇k, Kauçuk 2)Si̇lgi̇
  • Rug   – Küçük Halı, Ki̇li̇m
  • Ruin   – Harabe, Yıkım Mahvetme

R İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Rabbit   – Tavşan

Rabbits are the cutest animals. (Tavşanlar en tatlı hayvanlardır.)

  • Race   – Irk

Race should not be a issue for anyone in this era. (Irk, bu çağda kimse için bir mesele olmamalı.)

  • Race   – Yarışmak

Rezzan dreamed of becoming a race car driver. (Rezzan, bir yarış arabası pilotu olmayı hayal ediyordu.)

S Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları  

Aşağıdaki listede yer alan S ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Safe – Güvenli
  • Said – Dedi
  • Sail – Yelken Açmak
  • Same – Aynı
  • Sand – Kum
  • Sat – Oturdu
  • Save – Kurtarmak
  • Saw – Testere
  • Say – Söylemek
  • Scale – Ölçek
  • School – Okul
  • Science – Bilim
  • Scientist – Bilim Adamı
  • Score – Skor
  • Sea – Deniz
  • Seat – Koltuk
  • Second – Saniye
  • Section – Bölüm
  • See – Görmek
  • Seed – Tohumlar
  • Seem – Görünmek
  • Seen – Görünmek
  • Sell – Satmak
  • Send – Göndermek
  • Sense – His
  • Sent – Gönderilmiş
  • Sentence – Cümle
  • Separate – Ayrı
  • Serve – Hizmet Etmek
  • Set – Ayarlamak
  • Settled – Ayarlanmış
  • Seven – Yedi
  • Several – Birkaç
  • Shall – Olsun
  • Shape – Şekil
  • Sharp – Keskin
  • She – O (Kadın)
  • Ship – Gemi
  • Shoes – Ayakkabı
  • Shop – Dükkan
  • Short – Kısa
  • Should – Zorunda Olmak
  • Shoulder – Omuz
  • Shout – Bağırmak
  • Show – Göstermek
  • Shown – Gösterilmiş
  • Side – Yan
  • Sight – Görüş
  • Sign – İşaret
  • Signal – Sinyal
  • Silent – Sessiz
  • Similar – Benzer
  • Simple – Basit
  • Since – -den Beri
  • Sing – Şarkı Söylemek
  • Sir – Efendi
  • Sister – Kız Kardeş
  • Sit – Oturmak
  • Six – Altı
  • Size – Boyut
  • Skin – Deri
  • Sky – Hava
  • Sleep – Uyku
  • Slowly – Yavaşça
  • Small – Küçük
  • Smell – Koklamak
  • Smile – Gülümsemek
  • Snow – Kar
  • So – Şöyle
  • Soft – Yumuşak
  • Soil – Toprak
  • Soldier – Asker
  • Solution – Çözüm
  • Some – Bazı
  • Someone – Birisi
  • Something – Bir Şey
  • Sometimes – Bazen
  • Son – Erkek Çocuk
  • Song – Şarkı
  • Soon – Yakında
  • Sound – Ses
  • South – Güney
  • Southern – Güneyli
  • Space – Uzay, Boşluk
  • Speak – Konuşmak
  • Special – Özel
  • Speed – Hız
  • Spell – Hecelemek
  • Spot – Nokta
  • Spread – Yayılmak
  • Spring – İlkbahar
  • Square – Kare
  • Stand – Ayakta Durmak
  • Star – Yıldız
  • Start – Başlamak
  • State – Durum
  • Statement – Ifade
  • Stay – Kalmak
  • Steel – Çelik
  • Step – Adım
  • Stick – Yapışmak
  • Still – Halen
  • Stone – Taş
  • Stood – Ayakta Durmuş
  • Stop – Durmak
  • Store – Dükkan
  • Story – Hikaye
  • Straight – Düz
  • Strange – Garip
  • Stream – Akıntı
  • Street – Sokak
  • Stretch – Genişletmek
  • String – Dizi
  • Strong – Güçlü
  • Student – Öğrenci
  • Study – Çalışmak
  • Subject – Konu
  • Substance – Madde
  • Such – Örneğin
  • Suddenly – Aniden
  • Suffix – Son Ek
  • Sugar – Şeker
  • Suggested – Tavsiye Edilmiş
  • Sum – Özet
  • Summer – Yaz
  • Sun – Güneş
  • Supply – Malzeme
  • Suppose – Tahmin Yürütmek
  • Sure – Emin
  • Surface – Yüzey
  • Surprise – Sürpriz
  • Swim – Yüzmek
  • Syllables – Ders Programı
  • Symbols – Sembol
  • System – Sistem

S İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Safe – Güvenli

It feels safe here. (Burası güvenli hissettiriyor.)

  • Said – Dedi

She said she loves him. (Onu sevdiğini söyledi.)

  • Sail – Yelken Açmak

We will sail for Bodrum on Thursday. (Perşembe günü Bodrum’a yelken açacağız.)

T Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları 

Aşağıdaki listede yer alan T ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Table – Masa
  • Tail – Kuyruk
  • Take – Almak
  • Talk – Konuşmak
  • Tall – Uzun
  • Teacher – Öğretmen
  • Team – Takım
  • Tell – Söylemek
  • Temperature – Sıcaklık
  • Ten – On
  • Term – Dönem
  • Test – Denemek
  • Than – -den
  • That – O (Eşya)
  • The – O
  • Their – Onların
  • Them – Onlar
  • Themselves – Onların Kendisi
  • Then – Sonra
  • There – Orada
  • These – Bunlar
  • They – Onlar (Insan)
  • Thick – Kalın
  • Thin – İnce
  • Thing – Şey
  • Think – Düşünmek
  • Third – Üçüncü
  • This – O
  • Those – Onlar
  • Though – -e Rağmen
  • Thought – Düşünce
  • Thousands – Binlerce
  • Three – Üç
  • Through – Arasından
  • Thus – Nitekim
  • Tied – Bağlı
  • Time – Zaman
  • Tiny – Küçücük
  • To – Ona
  • Today – Bugün
  • Together – Birlikte
  • Told – Söyledi
  • Tone – Ton
  • Too – Çok
  • Took – Almak (Geçmiş Zaman)
  • Tool – Alet
  • Top – Üst
  • Total – Toplam
  • Touch – Dokunmak
  • Toward – -e Doğru
  • Town – Yerleşke
  • Track – Takip Etmek
  • Trade – Ticaret
  • Train – Tren
  • Train – Eğitmek
  • Travel – Yolculuk
  • Tree – Ağaç
  • Triangle – Üçgen
  • Trip – Yolculuk
  • Trouble – Sorun
  • Truck – Kamyon
  • True – Doğru
  • Try – Denemek
  • Tube – Tüp
  • Turn – Dönüş
  • Two – İki
  • Type – Yazmak

T İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri 

  • Table – Masa

Table for two, please. (İki kişilik bir masa lütfen.)

  • Tail – Kuyruk

Look at the cat’s tail, it is fluffy. (Kedinin kuyruğuna bak, yumuşacık.)

  • Take – Almak

Take these pencil with you. (Bu kalemi yanına al.)

U Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan U ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Ugly  – Çi̇rki̇n
  • Umbrella  – Şemsi̇ye
  • Unable  – Muktedi̇r Olmamak
  • Uncle  – Dayı, Amca
  • Unconscious  – Bi̇li̇nçsi̇zli̇k
  • Under  – Altta, Alta
  • Underclothes  – İç Çamaşırı
  • Understand  – Anlamak
  • Unemployment  – İşsi̇zli̇k
  • Unfair  – Adaletsi̇z
  • Unfavourable  – Hoşa Gi̇tmeyen
  • Unhappy  – Mutsuz
  • Unhealthy  – Sağlıksız
  • Uniform  – 1.Üni̇forma 2.Tek Ti̇p
  • Union  – 1.Sendi̇ka 2.Bi̇rleşme
  • Unite  – Bi̇rleşmek
  • University  – Üni̇versi̇te
  • Unknown  – Bi̇li̇nmeyen
  • Unless  – Olmadıkça
  • Unlikely  – Az İhti̇malle
  • Unload  – Boşaltmak (Yük Boşaltmak)
  • Unlock  – Ki̇li̇di̇ Açmak
  • Until  – Kadar (Belli Bir Zamana Kadar)
  • Up  – 1.Yukarı 2.Di̇ki̇ne 3.Tümüyle
  • Upper  – Üst
  • Upset  – 1.Endi̇şelendi̇rmek 2.Devi̇rmek
  • Upstairs  – Üst Kat, Yukarısı
  • Up-to-date  – Bugüne Kadar
  • Upward  – Yukarıya Doğru
  • Urge  – Dürtme, (Israr Ederek ) Yaptırma ,Zorlamak
  • Urgent  – Aci̇l
  • Us  – Bi̇ze
  • Use  – 1.Kullanım 2.Fonksi̇yon
  • Use  – Kullanmak
  • Useful  – Kullanışlı
  • Usual Yujl Olağan
  • Ufo  – Unidentified Flying Object: Tanımlanmamış Uçan Ci̇si̇m
  • Undergo  – Katlanmak, Çekmek, Bi̇r Olayın Olması
  • Underline  – Yazının, Keli̇meni̇n Altını Çi̇zmek
  • Unfair  – Adi̇l Olmayan
  • Unit  – Bi̇ri̇m, 1-9 Arasındaki̇ Sayılar
  • Up To You  –  Sana Kalmış, Nasıl İstersen (It is Up To You)
  • Upon  – Üstünde
  • Upside-down – Tepetaklak, Ters Dönmek
  • Urban  – Şehi̇rsel, Kente Ai̇t (Urban Life : Şehirsel Yaşam)

U İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Ugly  – Çi̇rki̇n

Tell me the ugly truth! (Bana çirkin gerçeği söyle!)

  • Umbrella  – Şemsi̇ye

Do not forget to take your umbrella with you, it might rain. (Yağmur yağabilir, şemsiyeni yanına almayı unutma.) 

  • Unable  – Muktedi̇r Olmamak

I am unable to join the party, sorry. (Üzgünüm, partiye katılmak için müsait değilim.)

V Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan V ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Vacant   – 1.Boş 2.Açık (Bir iş Yerinde)
  • Vain   – Gereksi̇z, Boşuna
  • Valley   – Vadi̇
  • Valuable   – Değerli̇
  • Value   – Değer
  • Variety   – 1.Fark 2.Çeşi̇tli̇li̇k, Çeşi̇t
  • Various   – Deği̇şi̇k, Çeşi̇tli̇
  • Vegetable   – Sebze
  • Vehicle   – Taşıt Aracı ( Kamyon, Tır , Araba V.B )
  • Very   – Çok, Tam
  • Veto   – Veto, Veto Etmek
  • Victim   – Kurban, Kazazede
  • Victor   – Gali̇p
  • Victory   – Utku, Zafer, Yengi̇
  • View   – Görünüm, Manzara
  • Villa   – Vi̇lla
  • Village   – Köy
  • Vine   – Bağ
  • Violent   – Kaba Kuvvet Kullanan, Şi̇ddet
  • Visa   – Vi̇ze
  • Visible   – Görünen
  • Vision   – Görüş, İmge
  • Visit   – Zi̇yaret Etmek
  • Visitor   – Zi̇yaretçi̇, Konuk
  • Vocabulary   – Keli̇me Dağarcığı
  • Voice   – Ses
  • Volume   – Haci̇m
  • Vote   – Oy Vermek, Oy
  • Voyage   – Deni̇z Yolculuğu
  • Vulgar   – Kaba, İlkel
  • V.I.P.   – (Very Important Person), Çok Önemli̇ Ki̇şi̇
  • Vacation   – Tati̇l
  • Vacuum Cleaner  – Elektri̇k Süpürgesi̇
  • Van   – Mi̇ni̇büs
  • Vanilla   – Vani̇lya
  • Vaporize   – Buharlaşmak
  • Vase   – Vazo
  • Veil   – Duvak
  • Vein   – Damar
  • Velvet   – Kadi̇fe
  • Venture   –    Macera, Ri̇sk (Genelde İş Hayatında)
  • Verb   – Fi̇i̇l
  • Verdict   – Hüküm
  • Vertical   – Di̇key
  • Vest   – Atlet, Fani̇la
  • Vet   – Veteri̇ner
  • Via   – Geçerek, Oradan (We Go From London To Van Via Paris.)
  • Viable   – Geçerli̇ (But In Practice It Wouldn’t Be Viable)
  • Vice   – 1)Yardimci, Li̇deri̇n Yardımcısı 2)Mengene
  • Vicious Circle   –  Kısır Döngü
  • Victimize   – Kurban Etmek (Grubun Suçunu Bir Kişiye Yüklemek.)
  • Vinegar   – Si̇rke
  • Violin   – Keman
  • Vital   – Çok Önemli̇
  • Volcano   – Volkan,Yanardağ
  • Volleyball   – Voleybol
  • Voluntary   – Gönüllü
  • Vomit   – Kusmak
  • Vowel   – Sesli̇ Harf (A,E,I) Gibi
  • Vulnerable   – Zayıf, Korumasız
  • Vulture   –  1)Akbaba 2)Hari̇s Ki̇mse

V İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Vacant   – 1.Boş 2.Açık (Bir Iş Yerinde)

Three seats were vacant. (Üç koltuk boştu.)

  • Vain   – Gereksi̇z, Boşuna

She is asking in vain for pity, her act can not be forgiven. (O Boşuna acınma diliyor, yaptığı davranış affedilemez.)

  • Valley   – Vadi̇

The river runs through the valley. (Nehir vadinin içinden geçiyor.)

W Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan W ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Wait – Beklemek
  • Walk – Yürümek
  • Wall – Duvar
  • Want – İstemek
  • War – Savaş
  • Warm – Sıcak
  • Was – Olmak (Geçmiş)
  • Wash – Yıkamak
  • Washington – Washington
  • Wasn’t – Olmamak (Geçmiş)
  • Watch – Izlemek
  • Water – Su
  • Waves – Dalgalar
  • Way – Yol
  • We – Biz
  • Wear – Giymek
  • Weather – Hava
  • Week – Hafta
  • Weight – Kilo
  • Well – Iyi
  • We’ll – Biz (Gelecek Zaman)
  • Went – Gitmek (Geçmiş)
  • Were – Olmak (Çoğul, Geçmiş)
  • West – Batı
  • Western – Batılı
  • What – Ne?
  • Wheel – Tekerlek
  • When – Ne Zaman?
  • Where – Nerede?
  • Whether – Eğer
  • Which – Hangisi?
  • While – Süresince
  • White – Beyaz
  • Who – Kim?
  • Whole – Bütün
  • Whose – Kimin?
  • Why – Neden?
  • Wide – Geniş
  • Wife – Eş (Kadın)
  • Wild – Vahşi
  • Will – Istek
  • Win – Kazanmak
  • Wind – Rüzgar
  • Window – Pencere
  • Wing – Kanat
  • Winter – Kış
  • Wire – Kablo
  • Wish – Dilemek
  • With – Birlikte
  • Within – İçinde
  • Without – Olmadan
  • Woman – Kadın
  • Women – Kadınlar
  • Wonder – Merak Etmek
  • Won’t – Olmamak (Gelecek)
  • Wood – Ağaç
  • Word – Kelime
  • Work – Iş
  • Worker – İşçi
  • World – Dünya
  • Would – Istemek
  • Wouldn’t – İstememek
  • Write – Yazmak
  • Written – Yazılı
  • Wrong – Yanlış
  • Wrote – Yazmak (Geçmiş)

W İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Wait – Beklemek

Do not wait for me, maybe I will not be back. (Beni bekleme , belki de geri dönmem.)

  • Walk – Yürümek

Would you like me to walk with you to your house? (Evine kadar seninle yürümemi ister misin?

  • Wall – Duvar

You should break the walls if you want more. (Eğer daha fazlasını istiyorsan, duvarları yıkmalısın.)

X Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan X ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Xenon – Ksenon
  • Xenophobia – Yabancı Düşmanlığı
  • Xerophyte – Kserofit
  • Xerox – Xerox
  • Xiphoid – Kifoid
  • X-ray – Röntgen
  • Xmas – Noel
  • Xylophone – Ksilofon

X İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri

  • Xenophobia – Yabancı Düşmanlığı

Xenophobia is a widespread attitude in ghettos. (Yabancı düşmanlığı gettolarda yaygın bir tutumdur.)

  • X-ray – Röntgen

I am afraid of the x-ray machine. (X- ray cihazından korkuyorum.)

  • Xmas – Noel

What will I get for the Xmas this year? (Bu sene noel hediyesi olarak / noel için ne alacağım?)

Y Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan Y ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Yard – Bahçe
  • Year – Yıl
  • Yellow – Sarı
  • Yes – Evet
  • Yet – Henüz
  • You – Sen
  • Young – Genç
  • Your – Senin
  • You’re – Sen (Olmak)
  • Yourself – Kendin

Y  İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri 

  • Yard – Bahçe

One of your neighbours complained about all the junk in your front yard. (Komşularından biri ön bahçendeki tüm ıvır zıvır ile ilgili şikayette bulundu.)

  • Year – Yıl

In her senior year of high school, she met Tobias through a mutual friend. (Lisenin son yılında, Tobias ile ortak bir arkadaş vasıtası ile tanıştı.)

  • Yellow – Sarı

Look at the stars, look how they shine for you, and everything you do, yeah they were all yellow. ( Yıldızlara bak, onların senin için nasıl da parladığına bak, ve yaptığın her şey, evet onların hepsi sarıydı.) (Bir Coldplay şarkı sözüdür.)

Z Harfi İle Başlayan İngilizce Kelimeler Ve Anlamları

Aşağıdaki listede yer alan Z ile başlayan İngilizce kelimeleri inceleyiniz.

  • Zany – Palyaço
  • Zakat – Zekat 
  • Zumba – Zumba 
  • Zeal – Şevk
  • Zealot – Fanatik
  • Zap – Vurmak
  • Zealous – Gayretli
  • Zebra – Zebra
  • Zucchini – Kabak  
  • Zealot – Fanatik  
  • Zazoo – Adam
  • Zinc – Çinko
  • Zip Code – Posta Kodu
  • Zoological – Hayvan bilimsel
  • Zipper – Fermuar
  • Zippy – Hareketli
  • Zirconium – Zirkonyum
  • Zodiac – Zodyak
  • Zone – Bölge
  • Zero – Sıfır
  • Zilch – Sıfır
  • Zigzag – Zigzag
  • Zoo – Hayvanat Bahçesi
  • Zombie – Zombi
  • Zippo – Zippo   
  • Zonked – Sarhoş
  • Zonal – Kuşaklara Ait 
  • Zenith – Zirve   

Z İle Başlayan İngilizce Kelimeler İçin Cümle Örnekleri 

  • Zip Code – Posta Kodu

Aarhus, the second largest city in Denmark, has the zip code 8000. (Danimarka’nın ikinci en büyük şehri olan Aarhus’un posta kodu 8000’dir.)

  • Zoological – Hayvan bilimsel

These are zoological facts, no one can deny them. (Bunlar hayvan bilimsel gerçekler, onları hiç kimse inkar edemez.)

  • Zipper – Fermuar

Ricky Gervais can not get out of his sleeping bag. The zipper is stuck. (Ricky Gervais uyku tulumundan çıkamıyor. Fermuar sıkışmış.)

3 Harfli İngilizce Kelimeler

3 Harfli İngilizce Kelimeler

3 harfli İngilizce kelimeler, İngilizcede sık kullanılan kelimelerin başında gelmektedir. Aşağıda liste halinde İngilizce sözcükler verilmiştir.

  • Ace – Birinci sınıf
  • Act – Oynamak
  • Add – Eklemek
  • Ado – Gürültü
  • Age – Yaş, Çağ
  • Ago – Önce
  • Aid – Yardım
  • Aim – Amaç
  • Air – Hava
  • Ale – Bira
  • All – Hepsi
  • Alt – Alternatif
  • Amp – Amfi
  • And – Ve
  • Ant – Karınca
  • Any – Hiç
  • Ape – Maymun
  • App – Uygulama
  • Apt – Uygun
  • Arc – Ark
  • Are – Yardımcı fill
  • Ark – Sandık
  • Arm – Kol
  • Art – Sanat
  • Ash – Kül
  • Ask – Sormak, İstemek
  • Ate – Eat fiilinin 2. Hali (Yemek)
  • Awe – Huşu, Korku
  • Axe – Balta
  • Aye – Kabul oyu
  • Bad – Kötü
  • Bag – Çanta
  • Ban – Yasaklamak
  • Bar – Bar
  • Bat – Yarasa
  • Bay – Koy
  • Bed – Yatak
  • Bee – Arı
  • Beg – Dilenmek
  • Bet – Bahis
  • Bid – Teklif
  • Big – Büyük
  • Bin – Çöp kutusu
  • Bob – Yarış kızağı
  • Bog – Bataklık
  • Boo – Yuh
  • Bow – Eğilmek, Baş
  • Box – Kutu
  • Boy – Erkek çocuk
  • Bra – Sütyen
  • Bud – Tomurcuk
  • Bug – Böcek
  • Bum – Serseri
  • Bun – Topuz
  • Bus – Otobüs
  • But – Ama
  • Buy – Satın almak
  • Bye – Görüşürüz
  • Cab – Taksi
  • Cam – Kamera
  • Can – Yapabilmek
  • Cap – Şapka
  • Car – Araba
  • Cat – Kedi
  • Cob – Mısır koçanı
  • Col – Dağ geçidi
  • Coo – Ötmek
  • Cop – Polis
  • Cos – Marul
  • Cot – Bebek karyolası
  • Cow – İnek
  • Coy – Çekingen
  • Cry – Ağlamak
  • Cub – Yavru
  • Cup – Fincan
  • Cut – Kesmek
  • Dab – Hafifçe vurmak, Kurulamak
  • Dad – Baba
  • Dam – Baraj
  • Day – Gün
  • Dew –Çiğ
  • Did – Do fiilinin 2. hali (Yapmak)
  • Die – Ölmek
  • Dig – Kazmak
  • Dim – Sönük
  • Doc – Belge
  • Dog – Köpek
  • Don – Öğretim görevlisi
  • Dot – Nokta
  • Dry – Kuru
  • Dub – Dublaj
  • Due – Vadesi gelmek
  • Dug – Kazmak
  • Duo – İkili
  • Dye – Boya
  • Ear – Kulak
  • Eat – Yemek
  • Ebb – Gelgit
  • Egg – Yumurta
  • Ego – Benlik
  • Elm – Karaağaç
  • End – Son
  • Era – Çağ
  • Eve – Arife, Akşam
  • Eye – Göz
  • Fab – Kocaman
  • Fad – Heves
  • Fan – Hayran
  • Far – Uzak
  • Fat – Şişman
  • Fax – Faks
  • Fee – Ücret
  • Few – Az
  • Fig – İncir
  • Fin – Yüzgeç
  • Fir – Köknar
  • Fit – Uygun
  • Fix – Tamir etmek
  • Flu – Grip
  • Fly – Uçmak
  • Foe – Düşman
  • Fog – Sis
  • For – İçin
  • Fox – Tilki
  • Fry – Kızartmak
  • Fun – Eğlence
  • Fur – Kürk
  • Gag – Öğürmek
  • Gap – Boşluk
  • Gas – Gaz
  • Gel – Jel
  • Gem – Mücevher
  • Get – Almak
  • Gig – İş
  • Gin – Cin
  • God – Allah
  • Got – Get fiilinin 2. hali
  • Gum – Sakız
  • Gun – Silah
  • Gut – Bağırsak
  • Guy – İnsan
  • Gym – Spor salonu
  • Had – Have fiilinin 2. hali
  • Ham – Jambon
  • Has – Sahip olmak
  • Hat – Şapka
  • Hay – Saman
  • Hem – Kenar
  • Hen – Tavuk
  • Her – Onun , Ona
  • Hid – Saklanmak
  • Him – Onu
  • Hip – Kalça
  • His – Onun
  • Hit –Vurmak
  • Hog – Açgözlü
  • Hop – Atlama
  • Hot – Sıcak
  • How – Nasıl
  • Hue – Renk
  • Hug – Sarılmak
  • Hum – Uğultu
  • Hut – Kulübe
  • Ice – Buz
  • Icy – Buzlu
  • Ill – Hasta olmak
  • Ink – Mürekkep
  • Inn – Han
  • Its – Onun
  • Ivy – Sarmaşık
  • Jam – Reçel
  • Jar – Kavanoz
  • Jaw – Çene
  • Jet – Jet
  • Job – İş
  • Jog – Koşu
  • Joy – Sevinç
  • Jug – Sürahi
  • Jun – Haz
  • Key – Anahtar
  • Kid – Küçük çocuk
  • Kin – Akraba
  • Kit – Takım
  • Lab – Laboratuvar
  • Lad – Delikanlı
  • Lag – Gecikme
  • Lap – Tur
  • Law – Yasa
  • Lax – Gevşek
  • Lay – Uzanmak
  • Leg – Bacak
  • Let – İzin vermek
  • Lid – Kapak
  • Lie – Yalan söylemek
  • Lip – Dudak
  • Lit – Aydınlatılmış
  • Log – Günlük
  • Lot – Çok
  • Low – Düşük
  • Mad – Deli
  • Man – Adam
  • Map – Harita
  • May – Mayıs
  • Men – Erkekler
  • Met – Meet fiilinin 2. hali
  • Mid –Orta
  • Mix – Karıştırmak
  • Mob – Mafya
  • Mod – Mod
  • Mom – Anne
  • Mon – Pazartesi kısaltması
  • Mop – Paspas
  • Mud – Çamur
  • Mug – Kupa
  • Mum – Anne
  • Nap – Kestirmek
  • Net – Ağ
  • New – Yeni
  • Nil – Sıfır
  • Nip – Yudum
  • Nod – Başını sallamak
  • Nor – Ne de
  • Nos  – Hayır
  • Not – Değil
  • Now – Şimdi
  • Nun – Rahibe
  • Nut – Fındık
  • Oak – Meşe
  • Odd – Garip
  • Off – Kapalı
  • Oft – Çok
  • Oil – Yağ
  • Old – Yaşlı, Eski
  • One – Bir
  • Opt – Seçmek
  • Orb – Küre
  • Ore – Cevher
  • Our –Bizim
  • Out – Dışarı
  • Owe – Borçlu olmak
  • Owl – Baykuş
  • Own – Kendi
  • Pal – Arkadaş
  • Pan – Tava
  • Par – Eşit
  • Paw – Pati
  • Pay – Ödemek
  • Pea – Bezelye
  • Peg – Çivi
  • Pen – Dolma kalem
  • Pep – Moral
  • Per – Başına
  • Pet – Evcil hayvan
  • Pew – Sıra
  • Pic – Resim
  • Pie – Turta
  • Pig – Domuz
  • Pin – Toplu iğne
  • Pit – Çukur
  • Pot – Tencere
  • Pro – Profesyonel
  • Pup – Yavru
  • Put – Koymak
  • Rat – Sıçan
  • Raw – Çiğ
  • Ray – Işın
  • Red – Kırmızı
  • Reg – Kayıt
  • Rep – Temsilci
  • Rev – Devir
  • Rib – Kaburga
  • Rid – Kurtulmak
  • Rig – Teçhizat
  • Rob – Soymak
  • Rod – Kamış
  • Roe – Karaca
  • Rot – Çürümek
  • Row – Kürek çekmek
  • Rub – Ovmak
  • Rug – Kilim
  • Run – Koşmak
  • Rye – Çavdar
  • Sac – Kese
  • Sad – Üzgün
  • Sag – Sarkmak
  • Sap – Öz
  • Sat – Sit fiilinin 2. hali
  • Saw – Testere, See fiilinin 2. hali
  • Say – Söylemek
  • Sea – Deniz
  • Sec – Saniye
  • See – Görmek
  • Set – Ayarlamak
  • Sew – Dikmek
  • She – O
  • Shy – Utangaç
  • Sin – Günah
  • Sip – Yudumlamak
  • Sir – Efendim
  • Sit – Oturmak
  • Six – Altı
  • Ski – Kayak
  • Sky – Gökyüzü
  • Sly – Kurnaz
  • Sod – Çim
  • Son – Erkek evlat
  • Sow – Ekmek
  • Soy – Soya
  • Spa – Spa
  • Spy – Casus
  • Sub – Alt
  • Sue – Dava açmak
  • Sum – Toplam
  • Sun – Güneş
  • Tab – Sekme
  • Tag – Etiket
  • Tan – Bronzlaşmak
  • Tap – Dokunmak
  • Tar – Katran
  • Tax – Vergi
  • Tea – Çay
  • Tee – Tişört
  • Ten – On
  • The – O
  • Tie – Kravat
  • Tin – Teneke
  • Tip – İpucu
  • Toe – Ayak parmağı
  • Ton – Ton
  • Top – Üst
  • Toy – Oyuncak
  • Try – Denemek
  • Tub – Küvet
  • Tug – Römork
  • Two – İki
  • Use – Kullanmak
  • Van – Karavan
  • Vet – Veteriner
  • Via – Aracılığıyla
  • Vow – Yemin
  • War – Savaş
  • Was – Geçmiş zamanda yardımcı fiil
  • Wax – Balmumu
  • Way – Yol
  • Web – Ağ
  • Wed – Evlenmek
  • Wet – Islak
  • Who – Kim
  • Why – Niçin
  • Wig – Peruk
  • Win – Kazanmak
  • Wis – Bilgece
  • Wit – Zeka
  • Won – Win fiilinin 2. hali
  • Wry – Alay etmek
  • Yes – Evet
  • Yet – Henüz
  • You – Sen
  • Zoo – Hayvanat bahçesi

3 Harfli İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Aim – Amaç

I aim to be a doctor when I grow up. (Büyüdüğüm zaman amacım bir doktor olmak.)

  • Odd – Garip

There was something odd about the way Merve looked at me yesterday. (Dün Merve’nin bana garip bir bakışı vardı.)

  • Rid – Kurtulmak

Let’s get rid of all this stuff. (Hadi bütün bu şeylerden kurtulalım.)

 

4 Harfli İngilizce Kelimeler

4 Harfli İngilizce Kelimeler

İngilizce kelimeler arasında en yaygın olarak görülenler 4 harfli İngilizce kelimelerdir. Aşağıdaki listeyi inceleyerek İngilizcede en sık kullanılan kelimeleri öğrenebilirsiniz.

  • Able – Yapabilmek
  • Also – Ayrıca
  • Area – Alan
  • Army – Ordu
  • Away – Uzak
  • Baby – Bebek
  • Back – Geri
  • Ball – Top
  • Band – Grup
  • Bank – Banka
  • Base – Dayandırmak
  • Bath – Banyo
  • Bear – Ayı
  • Beat – Yenmek
  • Beer – Bira
  • Bell – Çan
  • Belt – Kemer
  • Best – En iyi
  • Bill – Fatura
  • Bird – Kuş
  • Blow – Esmek
  • Blue – Mavi
  • Boat – Bot
  • Body – Vücut
  • Bomb – Bomba
  • Bond – Bağ
  • Bone – Kemik
  • Book – Kitap
  • Boss – Patron
  • Both – İkisi de
  • Bowl – Çanak
  • Burn – Yanmak
  • Busy – Meşgul
  • Call – Aramak
  • Calm – Sakin
  • Camp – Kamp
  • Card – Kart
  • Care – Bakım
  • Case – Durum
  • Cash – Nakit
  • Cast – Oyuncular
  • Cell – Hücre
  • Chat – Sohbet
  • City – Şehir
  • Club – Kulüp
  • Coal – Kömür
  • Coat – Ceket
  • Code – Kod
  • Cold – Soğuk
  • Come – Gelmek
  • Cook – Yemek pişirmek
  • Cool – Havalı
  • Copy – Kopya
  • Cost – Maliyet
  • Crew – Mürettebat
  • Crop – Mahsul
  • Dark – Karanlık
  • Data – Veri
  • Date – Tarih
  • Dawn – Şafak
  • Dead – Ölü
  • Deal – Anlaşma
  • Dear – Sayın
  • Debt – Borç
  • Deep – Derin
  • Deny – İnkar etmek
  • Desk – Sıra
  • Dial – Çevirmek
  • Diet – Diyet
  • Disk – Disk
  • Door – Kapı
  • Down – Aşağı
  • Drew – Çizmek
  • Drop – Düşürmek
  • Drug – İlaç
  • Dual – Çift
  • Dust – Toz
  • Duty – Görev
  • Each – Her biri
  • Earn – Kazanmak  
  • Ease – Kolaylaştırmak
  • East – Doğu
  • Easy – Kolay
  • Else – Başka
  • Even – Hatta
  • Ever – Hiç
  • Evil – Kötü
  • Exit – Çıkış
  • Face – Yüz
  • Fact – Gerçek
  • Fail – Başarısız
  • Fair – Adil
  • Fall – Düşmek, Sonbahar
  • Farm – Çiftlik
  • Fast – Hızlı
  • Fear – Korku
  • Feed – Beslemek
  • Feel – Hissetmek
  • Feet – Ayaklar
  • File – Dosya
  • Fill – Doldurmak
  • Film – Film
  • Find – Bulmak
  • Fine – İyi
  • Fire – Ateş
  • Fish – Balık
  • Five – Beş
  • Flat – Apartman dairesi
  • Food – Yemek
  • Foot – Ayak
  • Form – Form
  • Four – Dört
  • Free – Özgür
  • From – İtibaren
  • Fuel – Yakıt
  • Full – Dolu
  • Fund – Sermaye
  • Gain – Kazanç
  • Game – Oyun
  • Gate – Kapı
  • Gift – Hediye
  • Girl – Kız çocuk
  • Give – Vermek
  • Glad – Memnun
  • Goal – Amaç
  • Gold – Altın
  • Good – İyi
  • Gray – Gri
  • Grow – Yetişmek
  • Hair – Saç
  • Half – Yarım
  • Hall – Salon
  • Hand – El
  • Hang – Asmak
  • Hard – Zor
  • Harm – Zarar
  • Hate – Nefret etmek
  • Have – Sahip olmak
  • Head – Baş
  • Hear – Duymak
  • Heat – Sıcaklık
  • Hell – Cehennem
  • Help – Yardım etmek
  • Here – Burada
  • Hero – Kahraman
  • High – Yüksek
  • Hill – Tepe
  • Hire – Kiralamak
  • Home – Ev
  • Hope – Umut
  • Host – Ev sahibi
  • Hour – Saat
  • Huge – Kocaman
  • Hurt – Can yakmak
  • İdea – Fikir
  • Into – İçine
  • Iron – Ütü
  • Item – Öge
  • Join – Katılmak
  • Jump – Zıplamak
  • Jury – Jüri
  • Just – Sadece
  • Keep – Muhafaza etmek
  • Kick – Tekme atmak
  • Kill – Öldürmek
  • King – Kral
  • Knee – Diz
  • Know – Bilmek
  • Lack – Eksiklik
  • Lady – Hanım
  • Lake – Göl
  • Land – Arazi
  • Last – Son
  • Late – Geç
  • Lead – Öncülük etmek
  • Less – Az
  • Life – Hayat
  • Lift – Asansör
  • Like – Sevmek
  • Line – Çizgi
  • List – Liste
  • Live – Yaşamak
  • Loan – Kredi
  • Lock – Kilit
  • Logo – Logo
  • Long – Uzun
  • Look – Bakmak
  • Lord – Lord
  • Lose – Kaybetmek
  • Lost – Kayıp
  • Love – Aşk, Sevgi
  • Luck – Şans
  • Main – Ana
  • Make – Yapmak
  • Male – Erkek
  • Many – Birçok
  • Mass – Kitle
  • Matt – Mat
  • Meal  – Yemek
  • Mean – Anlamına gelmek
  • Meat – Et
  • Meet – Buluşmak
  • Menü – Menü
  • Milk – Süt
  • Mill – Değirmen
  • Mind – Zihin
  • Mine – Benim
  • Miss – Özlemek
  • Mode – Mod
  • Mood – Ruh hali
  • Moon – Ay
  • More – Daha
  • Most – Çoğu
  • Move – Hareket etmek
  • Much – Çok
  • Must – Zorunlu
  • Name – İsim
  • Navy – Donanma
  • Near – Yakın
  • Neck – Boyun
  • Need – İhtiyacı olmak
  • News – Haberler
  • Next – Sıradaki
  • Nice – İyi
  • Nick – Takma isim
  • Nine – Dokuz
  • None – Yok
  • Nose – Burun
  • Note – Not
  • Okay – Tamam
  • Once – Bir zamanlar
  • Only – Sadece
  • Open – Açık
  • Over – Bitmiş
  • Pack – Paketlemek
  • Page- Sayfa
  • Pain – Ağrı
  • Pair – Çift
  • Palm – Avuç içi
  • Park – Park
  • Part – Kısım
  • Pass – Geçmek
  • Past – Geçmiş
  • Path – Patika
  • Peak – Zirve
  • Pick – Toplamak
  • Pink – Pembe
  • Pipe – Boru
  • Plan – Plan
  • Play – Oynamak
  • Plot – Arsa
  • Plug – Fiş
  • Plus – Artı
  • Poll – Anket
  • Pool – Havuz
  • Poor – Yoksul
  • Port – Liman
  • Post – İleti
  • Pull – Çekmek
  • Pure – Saf
  • Push – İtmek
  • Race – Yarış
  • Rail – Demiryolu
  • Rain – Yağmur
  • Rank – Değer
  • Rare – Nadir
  • Rate – Oran
  • Read – Okumak
  • Real – Gerçek
  • Rent – Kiralamak
  • Rest – Dinlenmek
  • Rice – Pirinç
  • Rich – Zengin
  • Ride – Binmek
  • Ring – Yüzük
  • Rise – Yükselmek
  • Risk – Risk
  • Road – Yol
  • Role – Rol
  • Roll – Rulo
  • Roof – Çatı
  • Room – Oda
  • Root – Kök
  • Rose – Gül
  • Rule – Kural
  • Rush – Acele
  • Safe – Kasa
  • Sake – Hatır
  • Sale – Satış
  • Salt – Tuz
  • Same – Aynı
  • Sand – Kum
  • Save – Kaydetmek
  • Seat – Koltuk
  • Seed – Tohum
  • Seek – Aramak
  • Self – Kendi
  • Sell – Satmak
  • Send – Göndermek
  • Sept – Eylül
  • Ship – Gemi
  • Shop – Dükkan
  • Shot – Atış
  • Show – Göstermek
  • Sick – Hasta
  • Side – Yan
  • Sign – İşaret
  • Site – Site
  • Size – Boyut
  • Skin – Cilt
  • Slip – Kayma
  • Slow – Yavaş
  • Snow – Kar
  • Soft – Yumuşak
  • Soil – Toprak
  • Sold – Satıldı
  • Sole – Tek
  • Some – Biraz
  • Song – Şarkı
  • Soon – Yakında
  • Sort – Çeşit
  • Soul – Ruh
  • Spot – Yer
  • Star – Star
  • Stay – Kalmak
  • Step – Adım
  • Stop – Durmak
  • Such – Böyle
  • Suit – Takım elbise
  • Sure – Elbette
  • Take – Almak
  • Tale – Masal
  • Talk – Konuşmak
  • Tall – Uzun
  • Tank – Tank
  • Tape – Bant
  • Task – Görev
  • Team – Takım
  • Tech – Teknoloji
  • Tell – Anlatmak
  • Tend – Bakmak
  • Term – Dönem
  • Test – Test
  • Text – Mesaj
  • Than – -den
  • That – O
  • Them – Onları
  • Then – Sonra
  • They – Onlar
  • Thin – İnce
  • This – Bu
  • Thus – Böylece
  • Till – -e kadar
  • Time – Zaman
  • Tiny – Çok küçük
  • Toll – Geçiş ücreti
  • Tone – Ton
  • Tool – Araç
  • Tour – Tur
  • Town – Kasaba
  • Tree – Ağaç
  • Trip – Gezi
  • True – Doğru
  • Turn – Dönüş
  • Twin – İkiz
  • Type – Tip
  • Unit – Birim
  • Upon – Üzerine
  • User – Kullanıcı
  • Vary – Farklılık göstermek
  • Vast – Muazzam
  • Very – İyi
  • Vice – Kötülük
  • View – Manzara
  • Vote – Oy
  • Wage – Ücret
  • Wait – Beklemek
  • Wake – Kalkmak
  • Walk – Yürümek
  • Wall – Duvar
  • Want – İstemek
  • Ward – Koğuş
  • Warm – Ilık
  • Wash – Yıkamak
  • Wave – Dalga
  • Weak – Güçsüz
  • Wear – Giyinmek
  • Week – Hafta
  • Well – İyi
  • West – Batı
  • What – Ne
  • When – Ne zaman
  • Whom – Kime
  • Wide – Geniş
  • Wife – Kadın eş
  • Wild – Vahşi
  • Will – Niyet
  • Wind – Rüzgar
  • Wine – Şarap
  • Wing – Kanat
  • Wire – Tel
  • Wise – Bilge
  • Wish – Dilek
  • With – İle
  • Wood – Odun
  • Word – Kelime
  • Work – İş
  • Yard – Avlu
  • Yeah – Evet
  • Year – Yıl
  • Your – Senin
  • Zero – Sıfır
  • Zone – Bölge

4 Harfli İngilizce Kelimeler için Cümle Örnekleri

  • Love – Aşk

All you need is love. (İhtiyacınız olan tüm şey aşk.) 

  • Have – Sahip olmak

Be quick! We haven’t much time. (Acele et! Çok zamanımız yok.)

  • Sing – Şarkı söylemek

I can’t sing very well. (İyi şarkı söyleyemiyorum.) 

 

İngilizce Kelime Ezberlemek Artık Çok Kolay

Uygulamayı Ücretsiz İndir; Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Örnek cümle ve anlamlarını öğren
Hatırlatmalarla pratik yap, kalıcı öğren, unutma
Offline modu ile Internete ihtiyacın olmadan kelime öğren
İngilizce Kelime Öğrenmeye Başla

Recent Content

×
wordly-logo
Wordly İngilizce Öğrenme ve Kelime Ezberleme Uygulaması
Uygulamayı Ücretsiz İndir
Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Uygulamayı İndir