En Çok Kullanılan İngilizce Sağlık Terimleri - Wordly

En Çok Kullanılan İngilizce Sağlık Terimleri


En Çok Kullanılan İngilizce Sağlık Terimleri

İngilizce sağlık kelimelerine hakim olmak, özellikle yurt dışında bir hastalık durumu ile karşılaşıldığında büyük önem taşıyacaktır. Yurt dışında olmasanız bile, sağlık durumunuz ile ilgili belli makaleler ve kaynaklar okumak isterseniz, bunu yalnızca Türkçede yapmak yerine İngilizce makale ve kaynaklara da yönelebilir, aradığınız bilgiyi daha kolay ve hızlı bulabilirsiniz. Çünkü bildiğiniz üzere bazı makalelerin halihazırda Türkçe çevirisi bulunabiliyor iken, bazılarının ise maalesef bulunamıyor. Bu yazımızda sık kullanılan hastane ve ameliyat sözcüklerini, doktor ve tıp terimlerini sizler için listeledik. İngilizce sağlık cümleleri örneklerini de yazının devamında bulmanız mümkün. Hazırsanız başlayalım. 

İngilizce Hastane ve Ameliyat Sözcükleri 

Hastane ve ameliyat ile ilgili İngilizce kelimeler ve Türkçe karşılıklarına beraber bakalım; 

  • Emergency: Acil Durum
  • Dressing: Pansuman
  • Epidemic: Salgın
  • Gauze: Gazlı Bez
  • Ointment: Merhem
  • Pill: Hap
  • Dermatologist: Dermatolog
  • Stretcher: Sedye
  • Bandage: Bandaj
  • Injection: Enjeksiyon
  • Plaster: Alçı
  • Patient: Hasta
  • Intensive Care Unit: Yoğun Bakım
  • Aesthetics, Plastic Surgery: Estetik, Plastik Cerrahi
  • Chest Diseases: Göğüs Hastalıkları
  • Capsule: Kapsül
  • Prescription: Reçete
  • Eye Diseases: Göz Hastalıkları
  • Gynecology: Jinekoloji
  • Diet: Diyet
  • Neurology: Nöroloji
  • Syrup: Şurup
  • Child and Adolescent Mental Health and Diseases: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
  • Radiologist: Radyolog
  • Cardiologist: Kardiyolog
  • Internal Medicine: Dahiliye
  • Ambulance: Ambulans
  • Orthopedics and Traumatology: Ortopedi ve Travmatoloji
  • Thermometer: Ateş Ölçer
  • Check-up: Tepeden tırnağa sağlık muayenesi
  • Disease: Hastalık
  • Mental Health and Diseases: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
  • Urology: Üroloji
  • Eye Drops: Göz Damlası
  • Nurse: Hemşire
  • Hospital: Hastane
  • Surgeon: Cerrah
  • Examination: Muayene
  • Dentist: Diş Doktoru
  • Oral and Dental Diseases: Ağız ve Diş Hastalıkları
  • Paediatrician: Çocuk Doktoru
  • Painkiller: Ağrı Kesici
  • Anesthesia and Reanimation: Anestezi ve Reanimasyon
  • Fever: Ateş
  • Antifebrile: Ateş Düşürücü
  • Nutrition and Diet: Beslenme ve Diyet
  • Tranquilizer: Sakinleştirici
  • Emergency and Ambulances: Acil durum ve ambulans
  • Biochemistry: Biyokimya Uzmanlığı
  • Physician: Hekim
  • Dermatology: Cildiye
  • Pediatric Surgery: Çocuk Cerrahisi

İngilizce Doktor ve Tıp Terimleri 

Doktorluk ve tıp ile ilgili kelimeleri beraber inceleyelim; 

  • Blood transfusion: Kan nakli
  • Inflamed: İltihaplı
  • Whelchair: Tekerlekli sandalye
  • Asthma: Astım
  • Contraception: Doğum kontrolü
  • Disabled: Engelli
  • To be stick: Hasta olmak
  • Blood pressure: Tansiyon
  • Pus: Cerahat
  • Urine sample: İdrar örneği
  • Radiographer: Röntgen uzmanı
  • Physiotherapy: Fizyoterapi
  • Medical insurance: Sağlık sigortası
  • To treat: Tedavi etmek
  • Ill: Hasta
  • Appointment: Randevu alma
  • To establish: Tanı koymak
  • Pregnancy: Hamilelik
  • Stitches: Dikiş
  • Wound: Yara
  • Temperature: Derece
  • Allergic reaction: Alerjik reaksiyon
  • Cancer: Kanser
  • Bronchitis: Bronşit
  • To operate: Ameliyat etmek
  • To heal: iyileşmek
  • Bandage: Bandaj
  • Dose: Doz
    Eye Drops: Göz Damlası
  • Tablet: Tablet
  • Dentist: Diş Hekimi
  • Cream: Krem
  • Pharmacy: Eczane
  • Syringe: Şırınga
  • Examination: Muayene
  • Intensive Care Unit: Yoğun Bakım Ünitesi
  • Injection: Enjeksiyon
  • Plaster: Alçı
  • Midwife: Ebe
  • Diagnosis: Tanı
  • Antiseptic: Antiseptik
  • Gauze: Gazlı Bez
  • Drugs: Uyuşturucu
  • Capsule: Kapsül
  • Tranquilizer: Sakinleştirici
  • Elastic Tape: Elastik Bant
  • Medicine: Tıp
  • Prescription: Reçete
  • Antifebrile: Ateş Düşürücü

İngilizce Hastalık İsimleri 

İngilizce hastalık isimlerini biliyor olmak, özellikle yurt dışında bir sağlık sorunu yaşandığında, kendimizi rahatça ifade edebilmemiz için oldukça önemli. Aşağıda on adet İngilizce hastalık ismi ve Türkçe karşılıklarını bulabilirsiniz. Daha fazla İngilizce hastalık ve konu ile ilintili cümle örneklerini incelemek isterseniz ‘İngilizce Hastalık İsimleri, Anlamları ve İlgili Cümleler’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. 

Hastalık isimleri:

  • Zatürre: Pneumonia
  • Alerji: Allergy
  • Bump: Şişlik
  • Broken leg: Kırık bacak
  • Broken arm: Kırık kol
  • Headache: Baş ağrısı
  • Fıtık: Hernia
  • Baş Ağrısı: Headache
  • Verem : Tubercular
  • Tansiyon: Tension

İngilizce Sağlık Terimleri ile Cümle Örnekleri 

İngilizce sağlık terimleri ile kurulmuş örnek cümleleri inceleyelim;

  1. You are bleeding. You should go to the hospital! (Kanaman var. Hastaneye gitmelisin!)
  2. I have an appointment at two p.m. with my gynecologist. (Jinekoloğum ile saat ikide bir randevum var.)
  3. Excuse me, where is the otorhinolaryngology section? (Afedersiniz, kulak burun boğaz bölümü ne tarafta?)
  4. She will not be joining us today, she said she has a headache. (O, bugün bize katılamayacak. Başının ağrıdığını söyledi.)
  5. I can not believe that you broke your leg when you were just walking on the street. (Bacağını, sokakta yalnızca yürürken kırdığına inanamıyorum.)
  6. Is it true that you do not feel well? (Kendinizi iyi hissetmediğiniz doğru mu?)
  7. In the first place, you should tell me What she is suffering from? (İlk olarak bana onun rahatsızlığının ne olduğunu söylemen gerekiyor.)
  8. Please go have an X-Ray. We will discuss your situation afterwards. (Lütfen gidin ve röntgen çekilin. Durumunuzu bunun ardından tartışacağız.)
  9. She started to practice that one in the second year of the medical school. (Onu pratik etmeye tıbbın ikinci senesinde başladı.)
  10. Can you write a medical certificate for a month? I do not think that it will be possible for me to work like this. (Bir aylık rapor yazmanız mümkün mü? Bu şekilde çalışabileceğimi sanmıyorum.)
  11. You should have taken all the test results this morning. (Tüm test sonuçlarını bu sabah almış olman gerekiyordu.)
  12. Can someone get a doctor? My wife is not okay. (Biri doktor çağırabilir mi? Eşim iyi değil.)
  13. She should not have eaten those candies. She is diabetic. (O şekerleri yememiş olması gerekiyordu. Onun diyabeti var.)
  14. I will visit Doctor House to get a prescription for the stomach ache I have. (Karın ağrıma bir reçete yazdırmak için Doktor House’u ziyaret edeceğim.)
  15. Unfortunately he is allergic to cats. I have five cats in my house! (Maalesef onun kedilere alerjisi var. Benim evde beş tane kedim var!)
  16. It hurts if you have a kidney stone. (Eğer böbrek taşınız varsa, canınızı acıtıyor.)
  17. You seem like you feel sick. Would you like to go home? (Hasta gibi görünüyorsun. Eve gitmek ister misin?)
  18. Is it normal that I can not see the buildings over there? Or does it mean I have problems with my sight? (Oradaki binaları göremiyor olmam normal mi, yoksa görüşümle ilgili bir problemim mi var?)
  19. It is really important to eat clean and workout for a healthy life. (Sağlıklı bir hayat için, temiz beslenmek ve egzersiz yapmak gerçekten önemli.)
  20. People like to make a diagnosis by themselves, but it is a really bad thing to do. Leave it to your doctor, would you? (İnsanlar kendi kendilerine teşhis koymayı seviyor ama bu kötü bir şey. Teşhisi doktorunuza bırakın, olur mu?

İngilizce Kelime Ezberlemek Artık Çok Kolay

Uygulamayı Ücretsiz İndir; Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Örnek cümle ve anlamlarını öğren
Hatırlatmalarla pratik yap, kalıcı öğren, unutma
Offline modu ile Internete ihtiyacın olmadan kelime öğren
İngilizce Kelime Öğrenmeye Başla

Recent Content

×
wordly-logo
Wordly İngilizce Öğrenme ve Kelime Ezberleme Uygulaması
Uygulamayı Ücretsiz İndir
Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Uygulamayı İndir