In - On - At İngilizce Zaman Edatları Konu Anlatımı ve Örnekleri - Wordly Konuşuyor...

In – On – At İngilizce Zaman Edatları Konu Anlatımı ve Örnekleri


In - ON - At İngilizce Zaman Edatları Konu Anlatımı ve Örnekleri

İngilizce prepositons yani edatlar İngilizce öğrenirken sıkça karıştırılan ve yer yer de zorluk yaşatan dil bilgisi konularından biridir. Türkçede olduğu gibi, İngilizcede de edatlar pek çok anlamı vermek amacı ile kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları yer edatları ve zaman edatlarıdır. In, on ve at edatları her iki durumun vurgusu için de kullanıma uygundur. Her üç edat da farklı kullanım alanlarında, farklı anlamları vurgulamak amacı ile kullanılmaktadır.

Yazının devamında bu üç preposition yani edat arasındaki farkları ve ilgileri detayları ile öğrenme fırsatı bulacaksınız. Yazıda geçen bazı konu başlıkları şu şekilde;

  • At, in, on konu anlatımı
  • In, on, at kullanım yerleri
  • In, on, at yer edatları
  • In, on, at zaman edatları (in, on, at prepositions)

Hazırsanız çalışmamıza başlayalım!

In, On, At İngilizcede Nasıl Kullanılır?

‘In, on, at nerede kullanılır?’ sorusunun cevabını bulabileceğiniz bu bölüme, bu edatların hem yer edatı hem de zaman edatı olarak kullanılabileceklerini söyleyerek başlamak isterim.

İngilizce konuşurken yer ve zamandan bahsedeceğinizde, üç kelimeyi kullanmanız gerekecektir: in, on ve at. Bu bilindik kelimeler, cümlede iki kelimenin arasındaki ilişkiyi veren edatlardır.

İngilizcede, behind, over, under, next to gibi edatları öğrenmek ve kullanmak çok daha rahat ve pratik olsa da, sıkı ve düzenli bir çalışma in, on ve at edatlarını da doğru bir şekilde kullanabilmenizi sağlayacaktır.

Zaman ve yerin ifadesinde, in, on ve at edatları genelden özele doğru sıralanmaktadır. Dilerseniz şimdi bunları tek tek inceleyelim.

Prepositions and Time (Edatlar ve Zaman)

Zaman hakkında nasıl konuştuğumuza bakarak başlayalım. İngilizcede, in edatını daha genel ve uzun periyot zamanlardan bahsetmek amacı ile kullanırız. (aylar, onyıl ya da yüzyıllar gibi.) Örneğin, ‘in August’ (Ağustos’ta), ‘in 2000’ (İki binde.), ‘in the 21st century’ (21. Yüzyılda) gibi.

Eğer daha kısa ve daha spesifik zaman periyotlarından bahsetmek istersek, spesifik gün, tarih ve tatiller ile beraber on edatını kullanırız. ‘I went to a concert on Tuesday’ (Salı günü bir konsere gittim.) ya da ‘Let’s have a picnic on Memorial Day’ (Anma Günü’nde pikniğe gidelim.) gibi.

En belirgin zamanlar ve tatiller ya da özel günler için ise ‘day’ yani ‘günü’ kelimesini kullanmadan at edatını kullanırız. ‘Meet me at noon’ ya da ‘The flowers seem so nice at Easter time’ gibi.

In, on ve at edatlarının zaman bildirme görevlerini kabaca şu şekilde özetleyebiliriz;

In (En genel) :

Parts of days / Günün bölümleri (morning, afternoon yani sabah, öğle gibi)

Months / Aylar (April, March yani Nisan, Mart gibi.)

Years / Yıllar

Centuries / Yüzyıllar

On (Orta):

Holidays with ‘day’ / ‘day’ kelimesi ile beraber özel günler (Labor Day (İşçi Bayramı) gibi)

Days of the week / Haftanın günleri

Days of the month / Ayın günleri (Fourth of June / Haziranın dördü gibi)

Dates / Tarihler (November 13, my birthday / 13 Kasım, doğum günüm gibi.)

At (En spesifik):

Holidays without ‘day’ / Gün kelimesi kullanılmadan özel günler, bayramlar (Easter -Paskalya- gibi)

Time / Zaman (noon (öğlen), midnight (gece yarısı), 6.00, 10 a.m. gibi)

Prepositions and Place / Edatlar ve Yerler

In edatını bir yer edatı olarak kullandığımız zaman, orada genel bir anlama işaret edildiği anlaşılmaktadır.

For the best service, you should stay in İstanbul gibi.

Daha spesifik alanlar ile beraber, örneğin belirli caddeler ile beraber, on yer edatını kullanıyoruz. You know, President Obama lives on Pennsylvania Avenue in Washington, D.C. gibi.

Son olarak, en spesifik yerlerin bahsinde, at yer edatını kullanıyoruz. Örneğin sizi ofisime davet etmek istediğimde, ‘Come to my office at 443 Turkuaz Avenue’ diyebilirim.

In, on ve at edatlarının yer bildirme görevlerini kabaca şu şekilde özetleyebiliriz;

In (En genel):

Neighbourhoods / Mahalleler ile beraber

Cities / Şehirler ile beraber

Countries / Ülkeler ile beraber (in the United States gibi)

Places with a boundary / Sınırlı alanlar

On (Orta):

Streets, Avenues / Sokaklar, caddeler ile beraber

Islands / Adalar ile beraber

Large vehicles / Geniş araçlar ile beraber (tren, otobüs gibi)

Surfaces / Yüzeyler ile beraber

At (En spesifik):

Addresses / Adresler

Specific locations / Spesifik yerler ile beraber

  • Fakat her zaman bir kural istisnası vardır. Ulaşım / taşıma ile ilgili konuşurken, edatlar alanında işler biraz karışabiliyor. On edatı, hem toplu taşıma araçları olan otobüs, tren gibi büyük araçlar ile beraber kullanılıyor, hem de bisiklet gibi ufak taşıtlar için de kullanılabiliyor. ‘I rode to her on my bicycle.’ gibi. Fakat örneğin araba ile beraber in edatını kullanıyoruz. ‘ride in a car.’ gibi.

Bu ve benzeri durumları da anlayabilmek ve kafanızda oturtabilmek için, bol bol tekrar yapmalı ve çok fazla cümle örneği incelemelisiniz. Şimdi dilerseniz, in on ve at edatlarını detayları ile inceleyelim.

İngilizcede In Kullanımı ve Örnekleri 

‘In’ edatı, belirli bir zaman periyodunun ifadesinde kullanılmaktadır. Aşağıda, in edatını kullanabileceğiniz belli başlı alanları inceleyebilirsiniz.

  • Weeks yani haftalardan bahsederken in zaman edatı kullanılır.

Örneğin;

I will call you in two weeks. (Seni iki hafta içinde arayacağım.)

They will deliver the books in three weeks. (Kitapları üç hafta içinde yollayacaklar.)

She will propose to him in a week. (Ona bir hafta içinde evlenme teklif edecek.)

  • Months yani aylardan bahsederken in zaman edatı kullanılır.

Örneğin;

She will visit us in October. (Ekim ayında bizi ziyaret edecek.)

Trees are beautiful in September, aren’t they? (Ağaçlar eylülde çok güzel, öyle değiller mi?)

When was your birthday, in November? (Senin doğum günün ne zamandı, kasımda mı?)

  • Years yani yıllardan bahsederken in zaman edatı kullanılır.

Örneğin;

I think I will see him again in three years. (Onu üç sene içerisinde tekrar göreceğimi düşünüyorum.)

I was born in 1990. (1990 yılında doğdum.)

We met in 1956. (1956 yılında tanıştık.)

  • Seasons yani mevsimlerden bahsedilirken in zaman edatı kullanılır.

I like to workout in winter. (Kış aylarında spor yapmayı severim.)

She always feels sad in summer. Can we say it is the summer time sadness? (Yaz aylarında her zaman üzgün hisseder. Buna yaz dönemi mutsuzluğu diyebilir miyiz?)

Nature looks really good in spring. (Baharda doğa gerçekten güzel görünüyor.)

  • Centuries, ages yani yüzyıl ve çağlardan bahsederken in zaman edatı kullanılır.

That writer lived in the 17th century. (O yazar 17. Yüzyılda yaşamıştı.)

Sexism looks really weird in the 21st century, isn’t it? (Cinsiyetçilik, 21. yüzyılda gerçekten garip duruyor, öyle değil mi?)

Would you like to see the movie ‘Ice Age’? (‘Buzul Çağı’ filmini izlemek ister misin?)

  • Sabah, öğle ve akşamdan bahsederken in edatı kullanılır.

I asked her to meet me in the evening. (Ona benimle akşam buluşur musun diye sordum.)

We go to drink coffee in the afternoon every week. (Her hafta öğle vakti kahve içmeye gideriz.)

You should not skip having breakfast in the mornings. (Sabahları kahvaltı etmeyi atlamamalısın.)

Bunlara ek olarak, in edatı ile ilgili olarak bilinmesi gereken önemli bir nokta var. In edatı bazı kalıplarda da kullanılmaktadır:

  • in a few days – Birkaç gün içinde
  • in the future – Gelecekte
  • in the past – Geçmişte gibi.

In kullanımlarını farklı örneklerle pekiştirelim: 

Aylarda In Kullanımı

  • They are going to visit their friends in September. (Onlar arkadaşlarını eylül ayında ziyarete gidecek.)
  • The Polo & Pan concert that I am really looking forward to will be in January. (Dört gözle beklediğim Polo& Pan konseri ocak ayında olacak.)
  • She said she fell in love with him in March. (Ona mart ayında aşık olduğunu söyledi.)

Haftalarda In Kullanımı

  • She is planning to lose weight in three weeks. (Üç hafta içinde kilo vermeyi planlıyor.)
  • Thank you for your interest so far. See you in two weeks. (Şimdiye kadar ilginiz için teşekkürler. İki hafta içinde görüşmek üzere.)
  • Deadline for that project is in five weeks. (O projenin son teslim tarihi beş hafta içerisinde olacak.)

Mevsimlerde In Kullanımı

  • I really like how trees look in autumn. (Sonbaharda ağaçların görünüşünü gerçekten seviyorum.)
  • Do they have any plans in summer? (Yazın bir planları var mı?)
  • When was your birthday? I only remember it was in winter. (Doğum günü ne zaman? Yalnızca kışın olduğunu hatırlıyorum.)

Yıllarda In Kullanımı

  • Where were you in 2003? (2003 yılında neredeydin?)
  • She was born in 1997, right? (O 1997 yılında doğmuştu, öyle değil mi?)
  • We have not seen each other for three years now, but we were dating in 2010. (Üç senedir birbirimizi görmedik, ama 2010 yılında flört ediyorduk.)

Öğlen, Sabah, Akşam Zamanlarında In Kullanımı

  • I am trying to meditate in the mornings. (Sabahları meditasyon yapmaya çalışıyorum.)
  • You should take a nap in the afternoon. You look really tired. (Öğleden sonra bir kestirmelisin. Gerçekten yorgun görünüyorsun.)
  • We never pass our beauty routine in the evenings. (Güzellik rutinimizi akşamları asla pas geçmeyiz.)

İngilizcede On Kullanımı ve Örnekleri

İngilizcede in kelimesinin karşılığı içerisindeyken, on kelimesinin karşılığı ise üzerindedir. Elbette bu iki kelimenin edat görevinde kullanımları sırasında anlamları değişmektedir. In edatının kullanım alanlarına yukarıda detaylı bir şekilde değindik. On edatı, in edatından farklı olarak;

  • Days, yani günlerden önce kullanılmaktadır.

I will call you on Monday. (Seni pazartesi günü arayacağım.) gibi.

  • Belirli, kesin tarihlerden önce kullanılmaktadır.

My birthday is on 13th of November. (Benim doğum günüm 13 kasım.) gibi.

  • Günlerin bazı bölümlerinin ifadesinin hemen öncesinde kullanılır.

We go to church on Sunday mornings. (Biz pazar sabahları kiliseye gideriz.) gibi.

  • Son olarak da ‘day’ kelimesi ile beraber anılan özel günlerden önce on edatını kullanırız.
  1. On Christmas Day– Noel Günü’nde,
  2. On my birthday– Doğum günümde,
  3. On New Year’s Eve– Yeni yıl arifesinde gibi.

Bunlara kısaca değindikten sonra, çeşitli örnekler ile on edatı kullanımını pekiştirelim:

Kesin Tarihlerden Önceki On Kullanımı

  • We should meet on 23th of June. (23 Haziranda buluşmalıyız.)
  • The concert will be on 12th of January. (Konser 12 ocakta olacak.)
  • I will start working on 15th of May. (15 Mayısta çalışmaya başlayacağım.)

Haftanın Günlerinden Önceki On Kullanımı

  • My piano lessons are on Tuesday. (Benim piyano derslerim salı günleri oluyor.)
  • The deadline for that homework is on Friday. (O ödevin son teslim tarihi cuma günü.)
  • My favourite TV show will be released on Wednesday. (En sevdiğim televizyon programı çarşamba günü başlayacak.)

Diğer Özel Günler İçin On Kullanımı

  • We all get together on Christmas Day. (Noel günü hepimiz bir araya geliriz.)
  • My birthday is on 5th of June. (Doğum günüm beş haziran.)
  • You should make a wish on New Year’s Eve. (Yeni yıl arifesinde bir dilek dilemelisin.)

İngilizcede At Kullanımı

İngilizcede at edatı, kesin bir zaman dilimine işaret etmek amacı ile kullanılmaktadır. Yukarıda in ve on edatlarının kullanım alanlarını detaylıca işledik. At edatı bu iki edattan farklı olarak şu kullanım alanlarına sahiptir:

  • Kesin bir saatin ifadesinde at edatı kullanılmaktadır.

I am planning to wake up at six o’clock tomorrow morning. (Yarın sabah saat altıda uyanmayı planlıyorum.) gibi.

Gün içerisindeki belirli bir zaman aralığından söz ederken at edatı kullanılmaktadır.

  1. at midnight – gece yarısında
  2. at noon – öğlende
  3. at nights – geceleri gibi.
  • On edatını işlerken bazı özel günler ile beraber kullanıldığını ifade etmiştik. At edatı da bazı özel günlerin hemen öncesinde kullanılabiliyor. On edatından farklı olarak özel günün yanında ‘day’ ifadesi olması gerekmiyor.

at Ramadan : Ramazanda gibi.

  • At edatının, in ve on edatlarından kullanım alanı olarak en büyük farklı, onun kesin zaman dilimleri ile beraber kullanılıyor oluşudur.
  1. at breakfast time- kahvaltı zamanında
  2. at dinner time- akşam yemeği zamanında
  3. at sunrise- gün doğumu anında
  4. at sunset- gün batımı anında gibi.
  • At edatı bazı kalıplar ile beraber de kullanılmaktadır. 
  1. At present– Şu anda/ Şimdi
  2. At the moment– Şu anda
  3. At the weekend– Hafta sonunda
  4. At the same time– Aynı zamanda gibi.

Cümle örnekleri ile öğrendiğimiz kullanım alanlarını pekiştirelim:

Kesin Bir Saati Belirtirken At Kullanımı

  • Meet me at half past five in front of the theater. (Benimle beş buçukta tiyatronun önünde buluş.)
  • The movie starts at seven, we better hurry. (Film saat yedide başlıyor, acele etsek iyi olur.)
  • Class starts at nine thirty in the mornings, do not be late or I will not let you in. (Ders sabahları saat dokuz buçukta başlıyor, geç kalmayın, yoksa sizi içeri almam.)

Gün İçindeki Kesin Zaman Dilimi Belirtirken At Kullanımı

  • I would like to drink some wine with you at sunset. (Gün batımında seninle biraz şarap içmek isterim.) / Gün batımı anında, spesifik olarak, tam olarak belirli bir anda.
  • My mother really gets angry when we are not ready to eat at dinner time. (Annem, akşam yemeği zamanında yemek için hazır olmadığımız zamanlarda gerçekten sinirli oluyor.) / Burada da yine spesifik bir zamandan söz ediliyor, tam olarak o anda olan bir durum söz konusu, bu nedenle at edatı kullanılmış.
  • I really like to go for a run at sunrise. (Gün doğumunda koşuya çıkmayı gerçekten seviyorum.) / Burada da yine belirli ve bir defa gerçekleşen bir olay söz konusu, gün doğumu gün içerisinde bir kere belirli bir zamanda gerçekleşiyor. Bu tür spesifik durumlarda at edatını kullanmamız gerekiyor.

Özel Kutlama Günlerinde At Kullanımı

  • It is a precious experience to fast at Ramadan for Muslim people. (Müslümanlar için Ramazan’da oruç tutmak değerli bir deneyim.)
  • It is really important to have dinner parties at Christmas time. (Noel zamanı, akşam yemekleri düzenlemek önemlidir.)
  • We paint eggs in different colors at Easter. (Paskalya zamanı, yumurtaları farklı renklere boyarız.)

İngilizce Zaman Edatları ile Soru Nasıl Sorulur?

İngilizcede bazı soru kalıplarına cevap olarak zaman edatları ile karşılık veririz. ‘what time’ ve ‘when’ gibi soru kalıpları bahsi geçen türe örnektir. Bu tür sorulara cevap olarak, in, on ya da at edatları ile kuracağınız bir cümleyi kullanabilirsiniz. Örnekleri inceleyerek konuyu daha rahat anlayabilirsiniz:

  • What time will his train leave? (Onun treni saat kaçta kalkıyor?) / Gördüğünüz gibi burada spesifik ve belirli bir zaman sorgulanmış. Dolayısıyla bu soruya cevap verirken, cevabımızın içerisinde at edatını kullanmamız gerekmekte.

His train will leave at six thirty p.m. (Treni akşam üstü altı buçukta kalkacak.)

  • When does your holiday end? (Tatilin ne zaman bitiyor?) / Burada genel bir soru yöneltilmiş, belirli ve spesifik bir andan ziyade, bir zaman dilimine işaret ediliyor ve cevapta bir ay ismi geçiyor. Ay isimlerinden önce in edatı kullanılmalıdır. Dolayısı ile burada da in edatını kullanmamız gerekmekte.

My holiday ends in September, because my work starts at that time. (Tatilim eylülde bitiyor, çünkü o zaman iş başlayacak.)

  • When is your ballet class? (Bale dersin ne zaman?)

My ballet class is on Saturday. (Bale dersim cumartesi günü.) / Spesifik olarak bir günden bahsediliyor. Bu sebeple de on edatı gün isminin önüne eklenmeli.

Son olarak, zaman kavramı içerse de in, on ya da at edatları ile kullanılmayan bazı kalıpların da mevcut olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu kalıplar başlarına herhangi bir edat almamaktadır. Bunları öğrendikten sonra diğerlerini oturtmanız belki de daha rahat olacaktır. Sözü geçen kalıpların bazıları şu şekilde;

  • This morning– Bu sabah
  • Every year– Her sene
  • Yesterday– Dün
  • Tomorrow– Yarın
  • Next week– Gelecek/Önümüzdeki hafta
  • Last night– Dün gece
  • Today– Bugün

Recent Content