İngilizce Geniş Zaman İle Bir Gününü Anlatma - Wordly Konuşuyor...

İngilizce Geniş Zaman İle Bir Gününü Anlatma


İngilizce Geniş Zaman İle Bir Gününü Anlatma

İngilizce simple present tense, yani geniş zaman, ilkokul beşinci sınıf müfredatına ait bir konu olarak karşımıza çıkar. Geniş zaman ile İngilizce bir gün özetleme konusu ise, hem söz ettiğimiz bu sınıfta, hem de aslında eğitim hayatınız boyunca pek çok sınıfta karşınıza gelecek bir ödev konusu olacaktır. Eğer farklı günlerde tekrarlanan eylemler yapıyorsak, İngilizce bir günümüzü anlatırken, simple present yani geniş zaman kullanırız. Spesifik, geçmiş bir günden söz ediyorsak elbette geçmiş zaman da kullanmamız gerekmektedir. İngilizce öğrenenlerin en sabırsız olduğu konulardan biri, hatta belki de en önemlisi, günlük rutin, özel günler, tatiller gibi konular hakkında konuşmaktır. Avrupa veya Amerika ülkelerinden birinde yaşıyor, yurtdışında eğitim görüyor veya geleceğinizi bu yönde planlıyorsanız, hatta ülkemizdeki bir ofiste ana dili İngilizce olan kişiler ile çalışıyorsanız, gününüzü İngilizce olarak nasıl özetleyeceğinizi bilmeniz çok önemlidir. Bu yazımızda sizler için, heyecanlı bir günü, sıradan bir günü, özel bir günü ve bir tatil gününü nasıl anlatabileceğinize yönelik örnekleri derledik. Hazırsanız çalışmamıza hemen başlayalım. 

İngilizcede Heyecanlı Bir Günü Anlatma Örneği

İlk olarak heyecanlı bir gününüzü nasıl anlatacağınızı inceleyelim. Örnekte kullanılan kalıplar sizin için yeni ise, bunları not etmenizi ve üzerlerinde çalışmalar yapmanızı öneririz.

  • İngilizce Metin:

I want to tell you about a very exciting day for me. Last week I had the opportunity to meet my favorite comedian. On my visit to England, I came across Ricky Gervai by chance and had a chance to have a little chat with him. I went to London by train last week. I was with my best friend Suzie. Of course, we wanted to visit tourist places first. We visited places like the London Eye and Hyde Park. We had a picnic in Hyde Park. We wanted to run a little after the picnic. While running, I saw the coming of the comedian Ricky Gervais, whom I followed with pleasure. I went to meet him, albeit with some hesitation. And actually I saw that I didn’t need to hesitate. He is an extremely friendly and kind man.

When he found out that I was a tourist there and saw my admiration for him, he said we could have a coffee and have a little chat. And it happened as he said. We agreed to meet my friend again in the evening and left. We went to a very stylish cafe with Ricky. We ate dessert and drank coffee. We had a very informative conversation about comedy. Ricky invited me to his show the next evening. I was really excited. This may be the most exciting day in my life! We then left with Ricky and met with my friend again at the hotel in the evening. We had an incredibly delicious meal in a world famous restaurant and we ended our day here.

  • Türkçe Çevirisi:

Size benim için oldukça heyecanlı geçen bir günden bahsetmek istiyorum. Geçen hafta en sevdiğim komedyen ile tanışma fırsatı buldum. İngiltere ziyaretimde, tesadüfen Ricky Gervai ile karşılaştım ve kendisi ile ufak bir sohbet etme şansı yakaladım. Geçen hafta trenle Londra’ya gittim. Yanımda en yakın arkadaşım Suzie de vardı. Elbette ilk olarak turistik yerleri gezmek istedik. London Eye ve Hyde Park gibi yerleri ziyaret ettik. Hyde Park’ta bir piknik yaptık. Pikniğin ardından biraz koşmak istedik. Koşarken karşıdan, beğeni ile takip ettiğim komedyen Ricky Gervais’in geldiğini gördüm. Biraz çekinerek de olsa kendisi ile tanışmaya gittim. Ve aslında çekinmeme gerek olmadığını gördüm. Kendisi son derece sıcak kanlı ve kibar bir adam.

Orada turist olduğumu öğrendiğinde ve ona olan hayranlığımı gördüğünde, bir kahve içebileceğimizi ve biraz sohbet edebileceğimizi söyledi. Ve dediği gibi de oldu. Arkadaşımla akşam tekrar buluşmak üzere sözleştik ve ayrıldık. Ricky ile oldukça şık bir kafeye gittik. Tatlı yedik ve kahve içtik. Komedi üzerine oldukça bilgilendirici bir sohbet ettik. Ricky, beni ertesi akşamki gösterisine davet etti. Gerçekten inanılmaz heyecanlandım. Bu benim hayatımdaki en heyecanlı gün olabilir! Daha sonra Ricky ile ayrıldık ve akşam olduğunda otelde tekrar arkadaşım ile buluştuk. Dünyaca ünlü bir restoranda inanılmaz lezzetli bir yemek yedik ve günümüzü burada bitirmiş olduk.

İngilizcede Sıradan Bir Günü Anlatma Örneği

Her günün heyecanlı ya da özel olması elbette mümkün değil. Şimdi de sıradan bir günü İngilizce anlatırken nelere dikkat edebileceğinizi inceleyelim. Sıradan ve tekrarlanan bir günü anlatırken, present simple yani geniş zaman kipini kullanırız.

  • İngilizce Metin:

I will tell you what I did on a weekday. I get up very early in the mornings because I work. I live in Istanbul, which is a big city. My workplace is far from my home. For this reason, I usually get up early in the mornings and leave the house early to avoid being late for work and being stuck in traffic. I go to work by shuttle. The shuttle picks me up from my home every morning at six. On the road, I usually listen to the podcasts I love. The road takes an hour. For this reason, I listen to podcasts or sleep in order to avoid wasting this one hour. When I arrive at work, we have a morning coffee with one of my colleagues, Aslı. We make a list of the things we will do. This list helps us to work more efficiently. Then we go to the office and work hard until noon. When it’s lunch time, we usually go to our favorite restaurant and taste very tasty food. When we get back to the office, we complete the remaining work. In the evening, I return to my house by shuttle. I take my dog ​​Gorex for a walk, watch some TV series and make sure to sleep early. Here is an ordinary day of my week, exactly like this.

  • Türkçe Çevirisi:

Size hafta içi bir günde neler yaptığımı anlatacağım. Çalıştığım için sabahları çok erken kalkarım. İstanbul’da yaşıyorum, burası büyük bir şehir. İş yerim evime oldukça uzak. Bu sebeple sabahları genellikle erken kalkıyor ve işe geç kalmamak ve trafiğe takılmamak için evden erken çıkıyorum. İşe servisle giderim. Servis beni her sabah altıda evimin önünden alır. Yolda genellikle, sevdiğim podcast’leri dinlerim. Yol bir saat sürüyor. Bu sebeple, bu bir saati boş geçirmemek adına, podcast dinler ya da uyurum. İş yerine vardığımda, iş arkadaşlarımdan biri olan Aslı ile bir sabah kahvesi içeriz. Yapacağımız işlerin bir listesini çıkarırız. Bu liste, bize daha verimli çalışmamız noktasında yardımcı olur. Sonrasında ofise geçer öğlene kadar sıkı bir şekilde çalışırız. Öğle yemeği zamanı geldiğinde, genellikle favori restoranımıza gider, oldukça lezzetli yemekler tadarız. Ofise döndüğümüzde kalan işleri tamamlarız. Akşam olunca, tekrar servisle evime dönerim. Köpeğim Gorex’i yürüyüşe çıkarırım ve biraz dizi izleyip erkenden uyumaya özen gösteririm. İşte benim hafta içi sıradan bir günüm, tam olarak böyle geçer.

İngilizcede Özel Bir Gün Anlatma Örneği

Doğum günü, yıl dönümü ya da sizin için özel olan herhangi bir günü anlatırken kullanabileceğiniz cümle kalıplarını sizler için hazırladığımız paragraf örneği üzerinden inceleyelim;

  • İngilizce Metin:

I would like to tell you about my birthday party last year. That day was an incredibly special day for me. All my loved ones were with me and I was very happy. My friends have prepared this birthday party as a surprise for me. When I woke up that morning, I thought we were just going on vacation together. But we are headed for both a vacation and a great party. Remziye stayed at my house the day before we went on vacation because I live close to the airport and Remziye lives far away. We got up early in the morning, took our luggage and went to the airport by taxi. We met with our other friends there and went to Bodrum by plane. First of all, we settled in our rooms. Then we put on our swimsuits and went down to the pool. I was so excited that I hadn’t been swimming in a long time. When I got out of the pool, I felt there was something odd in my friends’ attitude. While trying to understand what was happening, suddenly the birthday song started playing and a huge cake arrived. And confetti started raining down on us. I could not believe my eyes! This was a great surprise. We danced for a while after blowing out the candles. My friends then gave me their gifts. That day took place in my memories as a day with lots of music, dance and joy.

  • Türkçe Çevirisi:

Size geçen yılki doğum günü partimden söz etmek isterim. O gün, benim için inanılmaz özel bir gündü. Tüm sevdiklerim yanımdaydı ve çok mutluydum. Arkadaşlarım bu doğum günü partisini bana sürpriz olarak hazırlamışlar. Ben o sabah uyandığımda, yalnızca hep beraber tatile gidiyoruz sanmıştım. Fakat hem tatile hem de harika bir partiye doğru yola çıkmışız. Ben havaalanına yakın oturduğum için, Remziye ise uzakta oturduğu için, tatile çıkacağımız günün bir önceki gününde Remziye benim evimde kaldı. Sabah erkenden kalkıp valizlerimizi alıp taksi ile havaalanına gittik. Orada diğer arkadaşlarımız ile buluşup uçakla Bodrum’a gittik. İlk olarak odalarımıza yerleştik. Daha sonra hemen mayolarımızı giyip havuza indik. Uzun zamandır yüzmediğim için çok heyecanlıydım. Havuzdan çıktığım zaman, arkadaşlarımın tavırlarında bir tuhaflık olduğunu hissetmiştim. Ne olduğunu anlamaya çalışırken birden doğum günü şarkısı çalmaya başladı ve kocaman bir pasta geldi. Ve üstümüze konfetiler yağmaya başladı. Gözlerime inanamadım! Bu harika bir sürprizdi. Mumları üfledikten sonra bir süre dans ettik. Arkadaşlarım daha sonra bana hediyelerini verdiler. O gün bol müzikli, danslı ve keyifli bir gün olarak hatıralarımda yer etti.

İngilizce Tatil Anlatma

Bir tatil anısını anlatırken, aslında yine bir gününüzü anlatıyorsunuz. Bu sebeple, hazırladığımız İngilizce tatil anlatma örneği, aslında yine İngilizce bir gününü anlatma konusuna karşılık geliyor.

  • İngilizce Metin:

Of course, I love going on vacation like everyone else! I want to tell you about a fun holiday. This is not a summer vacation. It can be considered as a touristic trip. Last April, we planned a trip to Germany – Mainz. This was a very interesting place. It was a city that could be considered as Eskisehir of Turkey. It was a fun and peaceful city, as the population was generally made up of university students and the elderly. We stayed in a very comfortable hotel here. We attended different fairs and events. We did activities such as jogging and pilates next to the Rhine River, as well as meeting with our friends and doing activities such as picnics. I guess it goes without saying how wonderful the nature of this place is. Mainz has become an unforgettable city for me with its numerous parks and magnificent riverside. One day, I went for a walk alone by the river. I walked about ten kilometers and saw a small hut. This was a great bar built on the river. I entered the hut to rest and take a beer break, and while sipping my beer, I made a phone call with a friend from Turkey. In this meeting, I told my friend how kind and sweet the waiter was. When I later went to pay the bill, the waiter spoke to me in Turkish. I was a little embarrassed, but then I didn’t say anything bad, I thought somehow. Mainz has been a city that has captivated me with its magnificent nature and wonderful food.

  • Türkçe Çevirisi:

Tatile gitmeyi herkes gibi ben de çok severim elbette! Sizlere eğlenceli bir tatil günümden söz etmek istiyorum. Bu bir yaz tatili değil. Turistik bir gezi olarak değerlendirilebilir. Geçen nisan ayında, Almanya – Mainz’a bir seyahat planladık. Burası oldukça ilginç bir yerdi. Türkiye’nin Eskişehir’i olarak değerlendirilebilecek olan bir şehirdi. Nüfus genellikle üniversite öğrencileri ve yaşlılardan oluştuğu için, hem eğlenceli hem de huzur dolu bir şehirdi. Burada oldukça konforlu bir otelde konakladık. Farklı panayırlara ve etkinliklere katıldık. Ren Nehri yanında hem koşu ve pilates gibi aktiviteler yaptık, hem de arkadaşlarımız ile buluşup piknik gibi aktiviteler yaptık. Buranın doğasının ne kadar harika olduğunu söylememe herhalde gerek yoktur. Sayısız parkı ve muhteşem nehir kenarı ile Mainz, benim için unutulmayacak bir şehir oldu. Bir gün, nehir kenarında tek başıma yürüyüşe çıktım. On kilometre kadar yürüdüm ve ufak bir kulübe gördüm. Burası nehir üstüne kurulmuş harika bir bardı. Biraz dinlenmek ve bir bira molası vermek için kulübeye girdim ve biramı yudumlarken Türkiye’den bir arkadaşım ile bir telefon görüşmesi yaptım. Bu görüşmede arkadaşıma garsonun ne kadar kibar ve tatlı olduğunu söyledim. Daha sonra hesabı ödemek için gittiğimde, garson benimle Türkçe konuştu. Biraz utandım ama sonra da kötü bir şey demedim nasılsa diye düşündüm. Mainz hem muhteşem doğası hem de harika yemekleri ile beni büyülemeyi başaran bir şehir oldu.

İngilizce Kelime Ezberlemek Artık Çok Kolay

Uygulamayı Ücretsiz İndir; Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Örnek cümle ve anlamlarını öğren
Hatırlatmalarla pratik yap, kalıcı öğren, unutma
Offline modu ile Internete ihtiyacın olmadan kelime öğren
İngilizce Kelime Öğrenmeye Başla

Recent Content

×
wordly-logo
Wordly İngilizce Öğrenme ve Kelime Ezberleme Uygulaması
Uygulamayı Ücretsiz İndir
Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Uygulamayı İndir
×

Ücretsiz İngilizce Öğrenme Uygulaması

Uygulamayı Yükle
Her gün yeni kelime öğren