İngilizce Muhasebe Terimleri Sözlüğü ve Örnek Cümleler - Wordly Konuşuyor...

İngilizce Muhasebe Terimleri Sözlüğü ve Örnek Cümleler


İngilizce Muhasebe Terimleri Sözlüğü ve Örnek Cümleler

Aklınızda ‘Muhasebe terimlerini kimler bilmeli?’ , ‘Yalnızca muhasebeciler mi?’, ‘Bilmenin faydası nedir?’, ‘İş İngilizcesi için önemi nedir?’ gibi pek çok soru bulunuyor olabilir. Muhasebe terimlerini bilmek için elbette muhasebeci olmanız gerekmez. Eğer bu alana ilginiz varsa, bu alandaki makaleleri takip ediyorsanız bu terimleri bilmeniz size fayda sağlayacaktır. Özellikle global bir şirkette çalışıyorsanız, iş İngilizcesi bağlamında da, bu terimleri bilmek sizi diğerlerinin önüne geçirecektir. Konu ile ilgili daha rahat iletişim kurabilmek adına bu tür sözcükleri bilmek işinizi son derece kolaylaştıracaktır. Yazının devamında sık kullanılan muhasebe terimlerini ve bu terimlerden bazıları ile ilgili farklı yapılarda cümle örneklerini inceleyebilirsiniz.

İngilizce Muhasebe Terimleri ile İlgili Örnek Cümleler 

Olumlu yapıda cümle örnekleri;

  • We have plenty in our stock, just let me check. (Stokta bolca ürünümüz mevcut, kontrol etmeme izin verin.)
  • Some factories document their wages with payroll for the employers that they employ. (Bazı fabrikalar işe aldıkları işçiler için ödedikleri ücretleri bordro ile belgelendirir.)
  • Inflation is known as measuring how much more expensive a set of goods and services has become over a certain period. (Enflasyon, bir dizi mal ve hizmetin belirli bir süre içerisinde ne kadar pahalı hale geldiğinin ölçülmesi olarak bilinir.)

Olumsuz yapıda cümle örnekleri;

  • They should not have calculated the net income. They made a mistake. (Net geliri hesaplamamaları gerekirdi. Bir hata yapmışlar.
  • If you do not know anything about accounting, especially interest, maybe you should not talk about it either. (Eğer muhasebe ile ilgili, özellikle de faiz ile ilgili bir şey bilmiyorsan, belki de o konu hakkında konuşmamalısın da.)

Soru cümlesi örnekleri;

  • Does business expenses can apply to small entities or large corporations? (İşletme giderleri küçük veya büyük şirketler için geçerli olabilir mi?)
  • When inventory is sold what accounts are affected by the transaction? (Envanter satıldığında işlemden hangi hesaplar etkilenir?)

İngilizce Invoice ile Örnek Cümleler 

Invoice: Fatura, fatura kesmek

Olumlu yapıda cümle örnekleri;

  • You should create an invoice to get paid. (Ödeme almak için fatura oluşturmanız gerekir.)
  • You can check your invoices under the tab ‘My Invoices’. (Faturalım sekmesi altında faturalarınızı kontrol edebilirsiniz.)

Olumsuz yapıda cümle örnekleri;

  • You have not yet created any invoices. Click here to create one. (Henüz hiç fatura oluşturmadınız. Bir fatura oluşturmak için buraya tıklayın.)
  • It is not my responsibility to follow your invoices. (Senin faturalarını takip etmek benim sorumluluğumda değil.)

Soru cümlesi örnekleri;

  • Have you got any problems with this month’s invoice? (Bu ayın faturası ile ilgili bir probleminiz var mı?)
  • How can I create an invoice for this job? (Bu iş için nasıl bir fatura oluşturabilirim?)

İngilizce Account Record ile Örnek Cümleler 

Account Record: Muhasebe Kaydı

Olumlu yapıda cümle örnekleri;

  • You can reach the account records from your PC easily. (Muhasebe kayıtlarına bilgisayarınızdan kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
  • It is known that accounting records are sometimes reviewed for audits and compliance checks. So you should be really careful about them. (Muhasebe kayıtlarının bazen denetimler ve uygunluk kontrolleri için gözden geçirildiği bilinmektedir. Bu yüzden onlarla ilgili son derece dikkatli olmalısın.)

Olumsuz yapıda cümle örnekleri;

  • You are not responsible for the account record in this company. (Bu firmada muhasebe kaydı ile ilgili sorumlu olan kişi sen değilsin.)
  • An entity should not neglect accounting the records. (Bir kuruluş muhasebe kaydı yaparken işi savsaklamamalıdır.)

Soru cümlesi örnekleri;

  • What is the purpose of accounting records? (Muhasebe kayıtlarının amacı nedir?)
  • Can you teach me how to account the records? (Bana nasıl muhasebe kaydı tutacağımı öğretir misiniz?)

İngilizce Accrued Liabilities ile Örnek Cümleler 

Accrued Liabilities: Tahakkuk eden borçlar

Olumlu yapıda cümle örnekleri;

  • Accrued liabilities are liabilities that a company’s obligation to pay for goods and services that have been provided for which invoices have not yet been received. (Tahakkuk eden borçlar, bir şirketin sağlanmış ve henüz faturası alınmamış mal ve hizmetler için ödeme yükümlülüğü olan borçlardır.)
  • Payroll and payroll taxes are examples of accrued liabilities. (Bordro ve bordro vergileri, tahakkuk eden borçlara örnektir.)

Olumsuz yapıda cümle örnekleri;

  • To neglect the accrued liabilities is really not a good idea for a company. (Bir firma için tahakkuk eden borçlara gerekli dikkati göstermemek gerçekten iyi bir fikir değil.)
  • You do not have enough time to postpone the accrued liabilities. (Tahakkuk eden borçları ertelemek için yeterli vakte sahip değilsiniz.)

Soru cümlesi örnekleri;

  • What is the difference between accounts payable and accrued liabilities? (Ödenecek hesaplar ile tahakkuk eden borçlar arasındaki fark nedir?)
  • What is considered accrued liabilities for this company? (Bu firma için borç tahakkukları nelerdir?)

Dilerseniz aşağıda sizler için hazırlanmış olan tablodaki muhasebe terimleri ile ilgili olarak yukarıda verdiğimiz cümle örneklerine benzer cümleler kurabilir, çalışmanıza bu yönde devam edebilirsiniz.

İngilizcede En Çok Kullanılan Muhasebe Terimleri 

Accounting Terms / Muhasebe Terimleri
İngilizce ve Türkçe Açıklamaları
Variable Cost (VC) *Variable Cost is the opposite of fixed costs and it depends on the capacity of sales. It is an expense that is incurred in order to deliver the sale so it increases with more sales

*Değişken maliyetler, sabit maliyetlerin tam tersidir ve satış hacmi ile beraber değişir. Değişken maliyet, satışın gerçekleşmesi için tahakkuk eder bir gider olduğundan daha fazla satış oldukça artmaktadır.
Present Value (PV)
*This term is used for emphasising an asset’s value today, as an equivalent for another point in time. Present value is related to the idea that today’s cash is more valuable than tomorrow’s cash as a result of the inflation.

*Bu terim bugün bir varlığın değerine vurgu yapmak için kullanılan, zaman içerisinde başka bir noktaya karşılık olan bir terimdir. Bugünkü değer, bugünün nakdinin, yarının nakdinden daha değerli olduğu düşüncesi ile ilintilidir.
Overhead *Overhead do not include the expenses which make the product itself or deliver the service, but they are about running a business.

*Genel gider, ürünün kendisini yapan ya da hizmeti veren giderleri içermez, ama işi yürütmekle ilgili olan giderlerdir.
Interest *The amount paid on a loan or line of credit that exceeds the repayment of the principal balance is called interest.

*Bir borcun geri ödemesini aşan bir kredi veya kredi borcundan ödenen tutara faiz denir.
Generally Accepted Accounting Principles (GAAP) *Generally Accepted Accounting Principles are the principles that all accountants are in conformity with when it comes to accounting. These general rules make it easier for the accountants to compare ‘apples to apples’ while they are analyzing a business’s financial documents.

*Kabul görmüş genel muhasebe kuralları, muhasebeciler tarafından, muhasebe ile ilgili işlerde uyulan kurallardır. Bu genel kurallar, bir işletmenin finansal dokümanlarını incelerken muhasebecilerin ‘elmalar ile elmaları’ karşılaştırmalarını kolaylaştırır.
Accounting Period *In all financial statements an accounting period is determined. Financial statement term contains; balance sheet, income statement and statement of cash flows. The accounting period notifies the period of time which is expressed in the statements.

*Her mali tabloda bir muhasebe dönemi belirlenmiştir. Mali tablo terimi şunları kapsamaktadır; bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu. Muhasebe dönemi, tablolarda (mali tablolarda) belirtilen süreyi bildirir.
Trial Balance (TB) *In the beginning we must say that the total debits must be equal to the total credits, thus the balance. And a listing of all accounts in the general ledger with their balance amount is called a trial balance.

*Başlangıçta, toplam borcun toplam bakiyeye ve de bilançoya eşit olması gerektiğini söylememiz gerekir. Ve genel muhasebe hesabındaki tüm hesapların bakiye tutarları ile listelenmesine geçici bilanço denmektedir.
Accounts Payable (AP) *All of the expenses which a business has incurred and has not paid yet are related to the term accounts payable. The account is a debt owed by the company, so this is why it is recorded as a liability on the balance sheet.

*Bir işletmenin ödemesi gereken / fatura edilmiş ancak henüz ödenmemiş olan tüm masrafları alacaklılar hesabı / borçlar hesabı kavramı ile ilintilidir. Hesap, şirket tarafından sahiplenilmiş bir borçtur, bu yüzden de bilançoda borç olarak kaydedilir.
Budget*An estimate of income and expenditure for a set period of time is called a budget.

*Belirli bir süre için tahmini gelir ve giderlere bütçe denir.
Receipts *You need a document which proves the payment was made and that document is called a receipt. When a business pays for goods and services from other businesses, it receives a receipt and when it provides its product or service it produces receipts.

*Ödemenin yapıldığını kanıtlayan bir belgeye ihtiyacınız vardır ve bu belge makbuz olarak adlandırılmaktadır. Bir işletme, başka bir işletmeden mal ve hizmet aldığında ödeme yaparken makbuz alır. Kendi ürününü ya da hizmetini sunduğunda ise, diğer işletmelere makbuz verir.
Endorsement*An endorsement is a banking requirement entrenched for checks where the recipients have to sign and add their account information in order to cash or deposit the check.

*Tasdik ya da onaylama, alıcıların çeki nakde çevirmek veya tevdi etmek için imzalaması ve hesap bilgilerini eklemesi gereken bir bankacılık gereksinimidir.
Allocation*The term allocation is related to the procedure of assigning funds to various accounts or periods.

*Hisse verme, çeşitli hesaplara veya dönemlere fon tahsis etme fikri ile ilintilidir.
Payroll *The account which shows payments to employee salaries, bonuses, deductions and wages is called a payroll. In some scenarios like if there is accrued vacation pay or any unpaid wages, this often will appear on the balance sheet as a liability.

*Çalışanların maaşlarına, primlerine, kesintilere ve ücretlerine yapılan ödemeleri gösteren hesaba bordro denir. Tahakkuk eden tatil ücreti veya ödenmemiş ücret olması gibi bazı senaryolarda bu durum genellikle bilançoda şirketin borçlu olduğu şeklinde görülür.
Balance Sheet (BS) *Balance sheet is a financial term which means reporting on all of a company’s liabilities, assets and equity. It abides by the equation as you can suggest by its name.

*Bilanço tablosu, şirketin borçlarını, mal varlığını ve özkaynaklarını raporlama anlamında kullanılan bir muhasebe terimidir. İsminden de anlayabileceğiniz üzere bilanço denklemine bağlıdır.
On Credit/On Account *An on credit or on account purchase will be paid at a future date, although the buyer experiences the benefit of that purchase immediately.

*Kredili ya da hesapta gerçekleştirilen bir satın alma, ileri bir tarihte ödenir, ancak alıcı bu satın alma işleminden hemen yararlanabilme fırsatını deneyimler.
Net Income (NI)*The dollar amount which is earned in profits is called the net income. You can calculate the net income by taking revenue and subtracting all of the expenses in a given period, including COGS, overhead, depreciation, and taxes.

*Kar üzerinden kazanılan dolar tutarına net gelir denir. Net geliri, gelirden SMM, genel gider, amortisman ve vergiler gibi belirli bir süre içerisindeki giderleri çıkararak elde edebilirsiniz.
Revenue (Sales) (Rev) *Revenue is any money earned by the firms.

*Gelir, işletmeler tarafından kazanılan herhangi paradır.
Accounts Receivable (AR) *All of the revenue that a company has provided but has not yet collected payment on are related to the term accounts receivable. Accounts receivable recorded as an asset that will likely convert to cash in the short-term on the balance sheet.

*Bir şirketin sağladığı ancak henüz ödemesini almadığı tüm gelirler alacak hesapları terimi ile bağlantılıdır. Alacak hesapları, bilançoda kısa vadede nakde dönüşebilecek bir varlık olarak geçmektedir.
Book Value (BV) *The value which shows the original value of an asset, less any accumulated depreciation is called the book value. And as an asset is depreciated, it loses value.

*Defter Değeri, bir varlığın orijinal değerini, birikmiş amortismanın düşüldükten sonraki halini gösterir. Ve bir varlık amortismana tabi tutulur ise, değer kaybeder.
Depreciation (Dep) *The term for accounting the loss of value in an asset over time is depreciation. In most cases in order to warrant depreciating it, an asset has to have substantial value. For the reason that it does not have a direct impact on a company’s cash position, depreciation appears as an expense and is often categorized as a ‘non - cash expense’ on the income statement. Automobiles and equipment are the common assets to be depreciated.

*Bir varlığın zaman içerisindeki değer kaybını hesaba katan terim amortismandır. Çoğu durumda, bir varlığın amortismanını garanti etmek için önemli bir değeri olması gerekmektedir. Bir şirketin nakit pozisyonu üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığı için gelir tablosunda genellikle ‘nakit dışı gider” olarak sınıflandırılır. İtfa edilecek varlıklar genelde otomobiller ve ekipmanlardır.
Debit *A debit is related to an increase in an asset or expense account, or a decrease in a liability or equity account.

*Borç, bir varlık veya gider hesabındaki bir artış veya bir borç ya da öz kaynak hesabındaki bir azalma ile ilgilidir.
Cost of Goods Sold (COGS) *The expenses which directly related to the establishment of a product or service is called the cost of goods sold (COGS). The costs which are needed to run the business are not included in this category.

*Doğrudan bir ürün veya hizmetin yaratılmasıyla ilgili masraflar satılan mallar maliyeti (SMM) olarak adlandırılmaktadır. Bir işletmeyi yürütmek için gereken maliyetler bu kategoriye dahil değildir.
Cash Flow (CF) *In a business, the inflow and outflow of cash is described by the term cash flow. You can calculate the net cash flow for a period of time by taking the beginning cash balance and subtracting the ending cash balance. A positive number displays that more cash flowed into the business than it flowed out, where a negative number displays on the contrary.

*Bir işte nakit girişini ve çıkışını tanımlayan şey nakit akışıdır. Net nakit akışını, bir zaman periyodu içerisinde başlangıç nakit bakiyesini alıp bitiş nakit bakiyesini çıkararak hesaplayabilirsiniz. Pozitif değer, işe nakit girişinin nakit çıkışından daha fazla olduğunu gösterirken, negatif değer ise tam tersini göstermektedir.
Business (or Legal) Entity *Business entity is the legal structure, or type of a business. We must say that each entity has a specific set of requirements, laws, and tax implications.

*Ticari işletme / kuruluş bir işin yasal yapısı veya şeklidir. Her işletmenin özgü gereksinimleri, yasaları ve vergi uygulamaları olduğunu da söylememiz gerekir.
Gross Margin (GM) *You can calculate the gross margin by taking gross profit and dividing by revenue for the same period. Do not forget that the result you find will be a percentage. This percentage indicates the profitability of a company after deducting the COGS.

*Brüt kar oranını, bir zaman dilimi içerisindeki brüt karı alıp gelire bölerek hesaplayabilirsiniz. Bulacağınız sonucun bir yüzde olacağını unutmayın. Bu yüzde SMM düşüldükten sonra bir şirketin karlılığını gösterecektir.
Journal Entries*How updates and changes are made to a company’s books are called journal entries. And we must say that every journal entry must contain a date, an account code, a debit / credit, a specific identifier and an amount.

*Bir şirketin kitaplarınca güncelleme ve değişiklik yapılmasına günlük girişi denir. Şunu söylemeliyiz ki, bir günlük girişi, bir tarihe, bir hesap koduna, bir borç / alacağa, spesifik bir tanımlayıcıya ve bir tutara sahip olmalıdır.
Stock-in-trade*Stock -in- trade are the goods kept in hand by a business for the intentions of its trade.

*Mal mevcudu bir işletmenin ticaretinin amaçları için elde tuttuğu mallardır.

 

İngilizce Kelime Ezberlemek Artık Çok Kolay

Uygulamayı Ücretsiz İndir; Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Örnek cümle ve anlamlarını öğren
Hatırlatmalarla pratik yap, kalıcı öğren, unutma
Offline modu ile Internete ihtiyacın olmadan kelime öğren
İngilizce Kelime Öğrenmeye Başla

Recent Content

×
wordly-logo
Wordly İngilizce Öğrenme ve Kelime Ezberleme Uygulaması
Uygulamayı Ücretsiz İndir
Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Uygulamayı İndir
×

Ücretsiz İngilizce Öğrenme Uygulaması

Uygulamayı Yükle
Her gün yeni kelime öğren