İngilizce Ünlü Dostluk Sözleri - Wordly Konuşuyor...

İngilizce Ünlü Dostluk Sözleri


İngilizce Dostluk Sözleri

Online dünya, yani açmak gerekirse dünyadaki tüm insanların birbirine ulaşabildiği ve çeşitli uygulamalar sayesinde diyalog kurabildiği şu günlerde elbette diller arası geçiş de normalleşti. Daha düne kadar dostluk, arkadaşlık gibi sıfatlar dilimizde varken günümüzde bu kanka’ya, badi’ye, bro’ya, dear’a, friend’e kadar evrildi. Kimileri bunun dilleri dejenere ettiğini düşünmekte, kimileri ise olumlu yönünden bakarak yabancı dil öğrenmeye katkısı olduğunu belirtmektedir. Biz iki tarafın olduğunu belirterek yazımıza tarafsız devam edelim.

 

Netflix, BluTV gibi online dizi-film izleme platformları, online oyunlar, online arkadaşlık siteleri ve daha nice platform sayesinde bugün çeşitli dillerde arkadaş ne demek, dost ne demek, canım oğlum, canım kızım ne demek, “sevgili babacığım”, “sevgili …” nasıl denir biliyoruz. Tüm bunlara, çalıştığımız iş yeri, okuduğumuz okul gibi sosyal yaşamda beraber iş veya eğitim gördüğümüz farklı dillerden kişileri de eklersek aslında temelde dostluk ve arkadaşlık gibi kavramları farklı dillerde öğrenmek kendiliğinden gerçekleşmiş oluyor. Aslında günümüzün şartları ve öğrenme olanaklarının zenginliğinden de biraz bahsetmiş olduk. Gelin şimdi yüzeysel olarak halihazırda bildiğimiz bu kavramları derinlemesine işleyelim ve filozof, şair ve ünlü bilim insanlarının bu konulardaki düşüncelerini, dostluğun, arkadaşlığın onlar için neler ifade ettiğini öğrenelim.

 

Dostluk, arkadaşlık gibi kavramlar herkesin hayatında yer edinmiştir ve bu kavramlara değer vermek uluslararası ortak bir duygudur. Bu sebeple de İngilizcede de dostluk ve arkadaşlığa dair özlü sözler son derece önem arz etmektedir.

Bir dili öğrenmek demek, o dilin öncelikle kültürüne de hâkim olmak demek olduğu için, özlü sözlerin de bu kültüre dahil olduğu unutulmamalıdır. Dile yerleşmiş halde olan deyim ya da özlü sözler birçok çeşitli gramer yapısı ya da kelime barındırır ve İngilizcenin vazgeçilmezidir.

 

Örnek olarak İngilizce dilinde arkadaşlığa dair kullanılan bazı özlü sözler aşağıdaki gibidir:

 

“Few things have such a huge impact on happiness and the enjoyment, depth and plain fun of life as the friendships we have.”

Anlamı: Çok az şeyin mutluluk, hayatın keyfi, derinliği ve eğlencesi üzerinde sahip olduğumuz arkadaşlıklar kadar büyük bir etkisi vardır.

 

“A real friend is one who walks in when the rest of the world walks out.”

– Walter Winchell

Anlamı: Gerçek bir arkadaş, dünyanın geri kalanı dışarı çıktığında içeri giren kişidir.

 

“Friendship is born at that moment when one person says to another, ‘What! You too? I thought I was the only one.”

– C.S. Lewis

Anlamı: Arkadaşlık, bir kişi diğerine “Ne! Sen de mi? Ben tek olduğumu sanıyordum!” dediğinde doğar.

 

“True friendship comes when the silence between two people is comfortable.”

– David Tyson

Anlamı: Gerçek dostluk, iki kişi arasındaki sessizliğin rahatsızlık vermemesidir.

 

“How many slams in an old screen door? Depends how loud you shut it. How many slices in a bread? Depends how thin you cut it. How much good inside a day? Depends how good you live ’em. How much love inside a friend? Depends how much you give ’em.”

– Shel Silverstein

Anlamı: Eski bir kapı kaç kez geri çarpar? Bu, kapıyı ne kadar yüksek sesle kapattığına bağlıdır. Bir ekmekte kaç dilim vardır? Bu, ekmeği ne kadar ince kestiğine bağlıdır. Bir gün ne kadar iyi geçebilir? Bu, o günü ne kadar iyi yaşadığına bağlıdır. Bir arkadaşın içinde ne kadar sevgi vardır? Bu, onlara ne kadar sevgi verdiğine bağlıdır. ”

 

“You can make more friends in two months by becoming interested in other people than you can in two years by trying to get other people interested in you.”

— Dale Carnegie

Anlamı: Başkalarının sizinle ilgilenmesini sağlayarak iki yıl içinde edineceğinizden, başkalarıyla ilgilenerek iki ayda daha fazla arkadaş edinebilirsiniz.

 

Filozofların İngilizce Arkadaşlık Sözleri

 

Ünlü düşünürler de arkadaşlık üzerine kafa yormuş, arkadaşlığın sıkı sıkıya bağlı kalmasından, arkadaşlığı bitirebilecek şeylerden, arkadaşlığın insana sağlayabileceği faydalardan bahsetmişlerdir. Sizler için en bilinenlerden bir derleme yaptık.

 

Aristoteles (Aristotelēs Nīkomakhou kai Phaistidos Stageiritēs) (384–322 B.C.):

 

Aristo, “Nicomachean Ethics” eserinin sekizinci ve dokuzuncu kitaplarında arkadaşlığın üç ayrı tipi olduğundan bahsetmiştir:

Friends for pleasure: Social bonds that are established to enjoy one’s spare time, such as friends for sports or hobbies, friends for dining, or for parties.

Friends for benefit: All bonds for which cultivation is primarily motivated by work-related reasons or by civic duties, such as being friends with your colleagues and neighbors.

True friends: True friendship and true friends are what Aristotle explains are mirrors to each other and ”a single soul dwelling in two bodies.”

“In poverty and other misfortunes of life, true friends are a sure refuge. The young they keep out of mischief; to the old, they are a comfort and aid in their weakness, and those in the prime of life, they incite to noble deeds.”

 

Anlamı: Zevk için arkadaşlar: Spor veya hobiler için arkadaşlar, yemek için arkadaşlar veya partiler için boş zamanlardan zevk almak için kurulan sosyal bağlar.

Fayda için arkadaşlar: İşle ilgili nedenlerle veya vatandaşlık görevleri nedeniyle meslektaşlar ve komşularla kurulan bağlardır.

Gerçek arkadaşlar: Birbirlerinin aynalarıdırlar ve “iki bedende yaşayan tek bir ruh” tur.

“Yoksullukta ve hayatın diğer talihsizliklerinde, gerçek arkadaşlar kesin bir sığınaktır. Gençler kötü huylardan ve alışkanlıklardan uzak dururlar; arkadaşlık yaşlılar için; zayıflıklarında bir rahatlık ve yardımdır ve hayatının baharındakiler için ise gelecekte erdemli bir kişilik oluşturabilmeleri için birer fırsattır.”

 

William James (1842–1910):

 

“Human beings are born into this little span of life of which the best thing is its friendship and intimacies, and soon their places will know them no more, and yet they leave their friendships and intimacies with no cultivation, to grow as they will by the roadside, expecting them to ‘keep’ by force of inertia.”

Anlamı: İnsanlar, içindeki en iyi şeyin dostlukları ve arkadaşlıkları olduğu bu kısacık yaşam döngüsünün içine doğarlar. Artık haneleri onları tanımayacak olsa da, yine de dostluklarını ve yakınlıklarını, yol kenarında bırakarak, istedikleri gibi büyümek için atalet kuvveti ile devam ederler.

 

Cicero (Marcus Tullius Cicero) (106–43 B.C.):

 

“A friend is, as it were, a second self.”

Anlamı: Bir arkadaş her daim, insanın ikinci şeklidir.

 

Seneca (Seneca the Younger or Lucius Annaeus Seneca) (c.4 B.C.–65 A.D.):

 

“Friendship always benefits; love sometimes injures.”

Anlamı: Aşk bazen incitse dahi, arkadaşlık her zaman fayda sağlar.

 

Francis Bacon (1561–1626):

 

“Without friends the world is but a wilderness.”

Anlamı: Arkadaşlar olmadan dünya ıssız bir çölden başka bir şey değildir.”

 

“There is no man that imparteth his joys to his friend, but he joyeth the more; and no man that imparteth his griefs to his friend, but he grieveth the less.”

Anlamı: Sevincini arkadaşlarına aşılayan kimse yoktur, ama yine de arkadaşı ondan daha çok sevinir ve arkadaşına kederini aşılayan hiç kimse de yoktur, ama arkadaşı sayesinde daha az kederlidir.

 

Jean de La Fontaine (1621–1695):

 

“Friendship is the shadow of the evening, which strengthens with the setting sun of life.”

Anlamı: Arkadaşlık akşamın gölgesidir, hayatın gün batımını güçlendirir.

 

Euripides (c.484–c.406 B.C.):

 

“Friends show their love in times of trouble, not in happiness.” and “Life has no blessing like a prudent friend.”

Anlamı: Arkadaşlar sevgilerini sıkıntı zamanlarında gösterirler, mutlulukta değil ve hayatın ihtiyatlı bir arkadaştan daha öte nimeti yoktur.

 

Epicurus (341–270 B.C.):

 

“It is not so much our friends’ help that helps us as it is, as the confidence of their help.”

Anlamı: Bize olduğu gibi yardım eden arkadaşlarımızın yardımı, aslında onların yardımlarının teminatı değildir.

 

Plautus (Titus Maccius Plautus) (c.254–c.184 B.C.):

 

“Nothing but heaven itself is better than a friend who is really a friend.”

Anlamı: Gerçek anlamda arkadaş olan bir arkadaştan daha iyi olan tek şey, cennetin kendisinden başka bir şey değildir.

 

Plutarch (Lucius Mestrius Plutarchus) (c.45–c.120 A.D.):

 

“I don’t need a friend who changes when I change and who nods when I nod; my shadow does that much better.”

Anlamı: Değiştiğimde değişen ve başımı salladığımda başını sallayan bir arkadaşa ihtiyacım yok; gölgem bunu çok daha iyi yapıyor.

 

 

Şairlerin İngilizce Arkadaşlık Sözleri

 

Tıpkı filozoflar gibi şairler de arkadaşlığa ve arkadaşlığın gerektirdiklerine, arkadaşlığın önemine son derece önem vermişlerdir. Bunu da pek çok ünlü şairin özlü sözlerine bakarak görebiliyoruz.

 

Sizler için en ünlü şairlerin arkadaşlığa dair özlü sözlerini aşağıdaki gibi derledik:

 

-“Thy friendship oft has made my heart to ache; do be my enemy-for friendship’s sake.”

William Blake

Anlamı: Dostluğun sık sık kalbimi acıttı; arkadaşlık aşkına düşmanım ol.

 

-“Friendship is always a sweet responsibility, never an opportunity.”

Khalil Gibran

Anlamı: Arkadaşlık her zaman tatlı bir sorumluluktur, asla bir fırsat değildir.

 

-“Friendship is Love without his wings!”

Lord Byron

Anlamı: Arkadaşlık kanatsız aşk gibidir!

 

-“A friendship that like love is warm; A love like friendship, steady.”

Thomas Moore

Anlamı: Aşk gibi bir arkadaşlık sıcacıktır; arkadaşlık gibi bir aşk ise durağan.

 

-“Friendship is a sheltering tree.”

Samuel Coleridge

Anlamı: Arkadaşlık, korunaklı bir ağaçtır.

 

-“Friendship is a disinterested commerce between equals; love, an abject intercourse between tyrants and slaves.”

Oliver Goldsmith

Anlamı: Arkadaşlık, eşitler arasındaki ilgisiz bir ticarettir; aşk ise, zorbalar ve köleler arasında kötü bir ilişki.

 

-“Friendship is certainly the finest balm for the pangs of disappointed love.”

Jane Austen

Anlamı: Arkadaşlık, hayal kırıklığına uğratmış aşk acısı için kesinlikle en iyi merhemdir.

 

-“Friendship is a word, the very sight of which in print makes the heart warm.”

Augustine Birrell

Anlamı: Arkadaşlık bir kelimedir, yazılı olarak görmek dahi kalbi ısıtır.

 

-“Friendship is one of the most tangible things in a world which offers fewer and fewer supports.”

Kenneth Branagh

Anlamı: Arkadaşlık, giderek daha az destek sunan bir dünyadaki en somut şeylerden biridir.

 

-“Friendship is a strong and habitual inclination in two persons to promote the good and happiness of one another.”

Eustace Budgell

Anlamı: Arkadaşlık, iki kişide birbirinin iyiliğini ve mutluluğunu teşvik etmek için kurulmuş, güçlü ve tanıdık bir gönül bağıdır.

 

-“Friendship is like money, easier made than kept.”

Samuel Butler

Anlamı: Arkadaşlık para gibidir; kazanmak, tutmaktan daha kolaydır.

 

Bilim İnsanlarının Ünlü İngilizce Arkadaşlık Sözleri

 

Bilim insanları da tıpkı düşünürler ve şairler gibi, arkadaşlık hakkında özlü sözlere sahiptir. Bu sözlerin İngilizcelerini ve anlamlarını sizinle paylaşıyor olacağız.

 

Charles Darwin

-“A circumstance which influenced my whole career more than any other was my friendship with Professor Henslow. A man who knew every branch of science…. During the latter half of my time at Cambridge took long walks with him on most days; so that I was called by some of the dons “the man who walks with Henslow.”

Anlamı: Tüm kariyerimi diğerlerinden daha fazla etkileyen bir durum Profesör Henslow ile olan arkadaşlığımdı. Bilimin her dalını bilen bir adam…. Cambridge’deki zamanımın ikinci yarısında, çoğu gün onunla uzun yürüyüşler yaptım; böylece bazı öğretmenler tarafından “Henslow ile yürüyen adam” olarak adlandırıldım.

 

Freeman Dyson

-“Human societies are glued together with conversation and friendship. Conversation is the natural and characteristic activity of human beings. Friendship is the milieu within which we function.”

Anlamı: İnsan toplulukları, sohbet ve dostluk ile birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Sohbet, insanın doğal ve karakteristik faaliyetidir. Arkadaşlık, içinde faaliyet gösterdiğimiz ortamdır.

 

Freeman Dyson

-“I belonged to a small minority of boys who were lacking in physical strength and athletic prowess. … We found our refuge in science. … We learned that science is a revenge of victims against oppressors, that science is a territory of freedom and friendship in the midst of tyranny and hatred.”

Anlamı: Fiziksel güç ve atletik hünerden yoksun olan küçük bir azınlığa aittim. … Bilimde sığınağımızı bulduk. … Bilimin zalimlere karşı kurbanların intikamı olduğunu, bilimin tiranlık ve nefretin ortasında bir özgürlük ve dostluk bölgesi olduğunu öğrendik.

 

Justus von Liebig

-“I cannot let the year run out without sending you a sign of my continued existence and to extend my sincere wishes for the well-being of you and your dear ones in the New Year. We will not be able to send New Year greetings much longer; but even when we have passed away and have long since decomposed, the bonds that united us in life will remain and we shall be remembered as a not too common example of two men, who truly without envy and jealousy, contended and struggled in the same field, yet nevertheless remained always closely bound in friendship.”

Anlamı: Size devam eden varlığımın bir işaretini göndermeden ve yeni yılda sizin ve sevdiklerinizin esenliği için içten dileklerimi sunmadan yılın bitmesine izin veremem. Artık yeni yıl selamlarını gönderemeyeceğiz; ama vefat ettiğimizde ve uzun zaman önce ayrıştığımızda bile, bizi hayatta birleştiren bağlar kalacak ve gerçekten kıskançlık olmadan aynı alanda rekabet eden iki insanın çok yaygın olmayan bir örneği olarak hatırlanacağız; yine de her zaman arkadaşlığa sıkı sıkıya bağlı kalacağız.

 

Thomas Taylor

-“Iamblichus in his treatise On the Arithmetic of Nicomachus observes p. 47- “that certain numbers were called amicable by those who assimilated the virtues and elegant habits to numbers.” He adds, “that 284 and 220 are numbers of this kind; for the parts of each are generative of each other according to the nature of friendship, as was shown by Pythagoras. For some one asking him what a friend was, he answered, another I (ετεϑος εγω) which is demonstrated to take place in these numbers.” [“Friendly” thus: Each number is equal to the sum of the factors of the other.]”

Anlamı: Erdemleri ve zarif alışkanlıkları sayılara özümseyenler, belli sayılara dostane diyordu. 284 ve 220 bu türden sayılardır; Pisagor’un gösterdiği gibi, her birinin parçaları, arkadaşlığın doğasına göre birbirinin üretkendir. Ona bir arkadaşın ne olduğunu soran biri için cevap verdi; bu rakamlarda yer aldığı gösterilen “başka bir ben”. “Arkadaşça” böylelikle: Her sayı diğerinin çarpanlarının toplamına eşittir.

 

Albert Einstein

-“It was my good fortune to be linked with Mme. Curie through twenty years of sublime and unclouded friendship. I came to admire her human grandeur to an ever growing degree. Her strength, her purity of will, her austerity toward herself, her objectivity, her incorruptible judgement— all these were of a kind seldom found joined in a single individual… The greatest scientific deed of her life—proving the existence of radioactive elements and isolating them—owes its accomplishment not merely to bold intuition but to a devotion and tenacity in execution under the most extreme hardships imaginable, such as the history of experimental science has not often witnessed.”

Anlamı: Marie Curie ile yirmi yıllık yüce ve sorunsuz dostlukta bağlı olmak benim için büyük bir şans oldu. Onun insani ihtişamına giderek artan ölçüde hayran kalmaya başladım. Gücü, iradesinin saflığı, kendine olan sadakati, nesnelliği, bozulmaz yargısı – tüm bunlar nadiren tek bir bireyde bir araya getirilmiş türdendi … Hayatının en büyük bilimsel eylemi – radyoaktif elementlerin varlığını kanıtlamak ve onları izole etmek — başarısını sadece cesur sezgiye değil, deneysel bilim tarihinin çoğu zaman şahit olmadığı gibi akla gelebilecek en aşırı zorluklar altındaki uygulama kararlılığına ve iradesine borçludur.

 

Louis Orr

-“Science will never be able to reduce the value of a sunset to arithmetic. Nor can it reduce friendship or statesmanship to a formula. Laughter and love, pain and loneliness, the challenge of beauty and truth: these will always surpass the scientific mastery of nature.”

Anlamı: Bilim asla bir gün batımının değerini aritmetiğe indirgeyemeyecektir. Arkadaşlığı ya da devlet adamlığını bir formüle de indirgeyemez. Kahkaha ve aşk, acı ve yalnızlık, güzellik ve gerçeğin meydan okuması: bunlar her zaman doğanın bilimsel ustalığını aşacaktır.

Aldous (Leonard) Huxley

-“If we evolved a race of Isaac Newtons, that would not be progress. For the price Newton had to pay for being a supreme intellect was that he was incapable of friendship, love, fatherhood, and many other desirable things. As a man he was a failure; as a monster he was superb.”

Anlamı: Isaac Newton’un soyu devam etmiş olsaydı, bu bir ilerleme olmazdı. Çünkü Newton’un üstün bir akıl olmasının bedeli, arkadaşlıktan, sevgiden, babalıktan ve daha pek çok arzu edilen şeyden aciz olmasıydı. Bir erkek olarak o bir başarısızlıktı; bir dahi olarak mükemmeldi.

 

James Joseph Sylvester

-“Professor Cayley has since informed me that the theorem about whose origin I was in doubt, will be found in Schläfli’s De Eliminatione. This is not the first unconscious plagiarism I have been guilty of towards this eminent man whose friendship I am proud to claim. A more glaring case occurs in a note by me in the Comptes Rendus, on the twenty-seven straight lines of cubic surfaces, where I believe I have followed (like one walking in his sleep), down to the very nomenclature and notation, the substance of a portion of a paper inserted by Schlafli in the Mathematical Journal, which bears my name as one of the editors upon the face.”

Anlamı: Profesör Cayley, o zamandan beri, kökeniyle ilgili şüphe duyduğum teoremin Schläfli’nin De Eliminatione kitabında bulunacağını bildirdi. Bu, dostluğunu iddia etmekten gurur duyduğum bu seçkin adama karşı suçlu olduğum ilk bilinçsiz intihal değil. Comptes Rendus’ta yazdığım, Schlafli tarafından Mathematical Journal’a eklenen ve editörlerden biri olarak ismimi kapağında taşıyan bir makalenin bir kısmının içeriği olan bir notta; yirmi yedi düz kübik yüzey çizgisinde (uykusunda yürüyen biri gibi) adlandırma ve notasyona kadar takip ettiğime inandığım daha göze batan bir durum ortaya çıkıyor.. ”

 

Zhores Medvedev

-“Science and technology, and the various forms of art, all unite humanity in a single and interconnected system. As science progresses, the worldwide cooperation of scientists and technologists becomes more and more of a special and distinct intellectual community of friendship, in which, in place of antagonism, there is growing up a mutually advantageous sharing of work, a coordination of efforts, a common language for the exchange of information, and a solidarity, which are in many cases independent of the social and political differences of individual states.”

Anlamı: Bilim ve teknoloji ve çeşitli sanat biçimleri, insanlığı tek ve birbirine bağlı bir sistemde birleştirir. Bilim ilerledikçe, burada, antagonizmanın yerine, karşılıklı olarak avantajlı bir iş paylaşımı, çabaların koordinasyonu, bir çoğu durumda bireysel devletlerin sosyal ve politik farklılıklarından bağımsız olan bilgi alışverişi için ortak dil ve dayanışma ile bilim adamları ve teknoloji uzmanlarının dünya çapındaki işbirliği giderek daha fazla özel ve farklı bir entelektüel arkadaşlık topluluğu haline gelir.

Recent Content