İngilizcede En Çok Kullanılan Duygular ve Türkçeleri - Wordly Konuşuyor...

İngilizcede En Çok Kullanılan Duygular ve Türkçeleri


Duygularımızı belli etmek iletişim kurarken yapmamız gereken en önemli şeydir. Duygularımızı belli etmeyip karşımızdakinin bizi anlamasını bekleyemeyiz. Yeni bir dil öğrenirken de temel sıkıntımız “düzgün iletişim” kurmak olduğundan, İngilizce duygu ve türkçelerini iyice öğrenmek gerekmektedir. İngilizce hisler genellikle noun (isim) ve adjective (sıfat) olarak bulunur, yani Türkçe ile aynı.  Mesela nasıl Türkçede etrafımızla iletişime geçerken, “bugün canım sıkkın” diyorsak, ingilizce’de de “today i feel a bit bothered” diyoruz. Burada kilit sözcük “bothered”. Bu da bir “adjective” yani sıfat.  bu yazımızda sizler için olumlu duyguları, olumsuz duyguları içeren sözcükleri, bu sözcüklerin içinde geçtiği cümle örneklerini, listeleyerek paylaşacağız. Hadi başlayalım:

İngilizcede En Çok Kullanılan Pleasent (Hoş) Duygu Sözcükleri

  • wonderful          : muhteşem
  • to be proud of    : gurur duymak
  • to be pleased      : memnun olmak
  • to be in love,lovestruck     : aşık olmak, ilk görüşte aşk 
  • surprised  :şaşkın, şaşırmış
  • serious     : ciddi
  • sensible   : mantıklı, akla uygun, halden anlayan 
  • satisfied   : memnun, razı, tatmin olmuş
  • quiet      : sessiz
  • pleasant    : memnun, mutlu
  • optimistic  : iyimser, olumlu bakan
  • nice     iyi , hoş
  • mediative      : aracılı
  • joyful     : memnun, mutlu, neşeli 
  • interested   : ilgisini çekmiş, ilgilenen
  • innocent  : masum
  • honest  : dürüst
  • happy  : mutlu
  • great    :muhteşem, mükemmel, devasa
  • good   : güzel, hayırlı, iyi
  • glad    : memnun , hoşnut, mutlu
  • friendly : arkadaş canlısı
  • fantastic : fantastik 
  • fair   : adil 
  • excited   : heyecanlanmış
  • ecstatic   : kendinden geçmiş, mest olmuş
  • curious   :  meraklı 
  • confident   : özgüvenli
  • concentrated   : konsantre olmuş 
  • clever   : zeki akıllı
  • cautious    : dikkatli 
  • careful   : dikkatli 
  • brave     : cesur, gözüpek 
  • blissful   : mutlu , keyifli, çok mutlu

İngilizcede En Çok Kullanılan Unpleasent(Hoş Olmayan) Duygu Sözcükleri

  • aggressive   : agresif, sinirli
    agonized   : acılı, üzüntülü, acı çeken
    angry    : sinirli , kızgın
    annoyed    : gıcık olmuş, sinir olmuş
    arrogant   : ukala
    awful     : korkunç
    bad      : kötü
    bored    : sıkılmış
    confused    : kafası karışmış
    crazy     : deli
    disappointed    : hayal kırıklığına uğramış
    disbelieving   :  kuşkulanan, imada bulunan
    disgusted   : iğrenmiş
    enraged    : öfkeli , kızdırılmış
    exhausted  : yorgun, bitkin, tükenmiş
    frightened   : korkmuş
    frustrated   : hakkı yenmiş, boşuna didinmiş
    grieving    :  matemli, kederli
    guilty   : suçlu
    hangover    : akşamdan kalma
    helpless   : çaresiz
    horrified   : korkmuş, ödü kopmuş
    hurt   : incinmiş, canı acımış
    hysterical   : histerik
    idiotic     : budala, aptalca
    indifferent    : kayıtsız, umursamaz
    lonely   : yalnız
    lovesick   : kara sevdalı, aşık
    mad   : deli , kızgın
    mischievous  : yaramaz, afacan
    miserable   : sefil
    nasty   : pis
    nervous   : gergin
    puzzled   : kafası karışmış
    sad   : üzgün, mutsuz
    sheepish  : süklüm püklüm, sersem, utangaç
    shocked   : şok olmuş
    silly   : aptal, sersem
    smug   : şık, kendini beğenmiş anlamında
    sorry : üzgün , özür dileyen
    strange  : garip
    stupid  : aptal, budala, salak
    suspicious  : şüpheli
    terrible  : korkunç
    to be jealous of sb   : kıskanmak (birini)
    upset  : üzgün olmak

İngilizcede En Çok Kullanılan Duygu İfadesi Kalıpları

Yazımızın geri kalanında İngilizce his lere devam edeceğiz. İngilizce duygu ifadesi denince akla gelen , en çok kullanılan duygu kalıplarını sizlerle paylaşacağız.

İngilizce Tired Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de “tired” duygusu “yorulmuş, yorgun” anlamına gelmektedir.

  • Örnek: I was so tired when I got home from work last night that I had a quick nap.
  • Türkçesi: Geçen akşam işten eve geldiğimde öyle yorgundum ki hemen kestirdim
  • Örnek: It’s always the same tired old faces at these meetings.
  • Türkçesi: Bu toplantılarda her zaman aynı eski yorgun yüzler var.
  • Örnek: I’m sick and tired of you telling me what to do all the time.
  • Türkçesi: Her zaman bana ne yapacağımı söylemenden bıktım ve yoruldum.

(Be) Afraid Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de “afraid” duygusu “korkmuş, kaygılı, çekinceleri olan” anlamına gelmektedir.

  • Örnek: I’ve always been afraid of flying/heights/spiders.
  • Türkçesi: Her zaman uçmaktan, yüksekten, örümceklerden korkmuşumdur.
  • Örnek: She was afraid for her children (= feared that they might be hurt).
  • Türkçesi: İncinecekleri düşüncesiyle çocukları için korkuyordu.
  • Örnek: She was afraid (that) he might be upset if she told him.
  • Türkçesi: Eğer ona söylerse üzüleceğinden korkuyordu.

Bad  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de “bad” sözcüğü “kötü, fena, berbat , hoş olmayan” duyguları temsil eder.

  • Örnek: Our holiday was spoiled by bad weather. (Türkçesi: Tatilimiz kötü hava yüzünden berbat oldu.)
  • Örnek: We’ve just had some very bad news. (Türkçesi: Az önce berbat haberler aldık)
  • Örnek: I had a very bad night (= did not sleep well) last night. (Türkçesi: Çok kötü bir gece geçirdim (uyuyamadım) dün gece.)

Sad  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de “sad” üzgün ve mutsuz anlamlarına gelir.

  • Örnek:It’s sad (that) the trip had to be cancelled. (Türkçesi: Gezinin iptal edilmek zorunda kalması çok üzücü.)
  • Örnek: I’m so sad (that) you can’t come. (Türkçesi: Gelemeyeceğin için çok üzgünüm.)
  • Örnek: It’s sad to see so many failures this year. (Türkçesi: Bu yıl bir sürü başarısızlık görmemiz çok üzücü.)

 

Happy Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de happy sözcüğü mutlu anlamına gelmektedir.

  • Örnek: Nicky seems a lot happier since she met Steve. (Türkçesi:  Steve’le tanıştığından beri Nicky çok daha mutlu görünüyor.)
  • Örnek: You’ll be happy to know that Jean is coming with us. (Türkçesi: Jean’in bizle geldiğini duymaktan mutluluk duyacaksın.)
  • Örnek: I’m perfectly happy to (= I will willingly) help out. (Türkçesi:  Sana yardım edeceğim için çok mutluyum.)

 

Hate  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizcede hate duygusu nefret etmek anlamına gelen negatif bir duygudur.

  • Örnek: Kelly hates her teacher. (Türkçesi: Kelly öğretmeninden nefret ediyor.)
  • Örnek: She hated the cold, dark days of winter.  (Türkçesi: Kışın soğuk, karanlık günlerinden nefret ederdi)
  • Örnek: I hate it when you do that.  (Türkçesi: Şunu yapmandan nefret ediyorum.)

Love  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de love sözcüğü sevmek, hoşlanmak, aşık olmak gibi pozitif duyguları temsil etmektedir.

  • Örnek: I’ve only ever loved one man. (Türkçesi: Sadece bir erkeği sevdim)
  • Örnek: She loves animals (Türkçesi: hayvanları çok sever).
  • Örnek: I’d love a cup of coffee if you’re making one. (Türkçesi: Eğer yapacaksan bir fincan kahve içmek isterim.)

Boredom Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de boredom sıkıntı, sıkılma anlamlarına gelir.

  • Örnek: They started quarrelling out of sheer boredom. (Türkçesi: Sırf sıkılmaktan tartışmaya başladılar.)
  • Örnek: She varies her workouts to avoid boredom. (Türkçesi: Sıkılmamak için egzersizlerini çeşitlendiriyor)
  • Örnek: I noticed her short attention span and low boredom threshold (= she got bored very quickly). (Türkçesi: Onun dikkat etme konusundaki kısa süreyi ve sıkılma eşiğinin düşük oluşunu fark ettim.)

Affection  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de affection alaka, duygusal yakınlık, sevgi anlamlarına gelir.

  • Örnek: Children need lots of love and affection. (Türkçesi: Çocukların sevgiye ve bolca ilgiye ihtiyacları vardır.)
  • Örnek: He didn’t show his wife any affection. (Türkçesi: Karısına hiç şefkat göstermedi.)
  • Örnek: She was held in deep affection by all her students. (Türkçesi: Öğrencileri tarafından derin bir şefkate maruz kaldı.)

Depressed Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de depressed sözcüğü derin  bir mutsuzluk, depresyonda olmak demektir.

  • Örnek: You mustn’t let yourself get depressed. (Türkçesi: Depresif olmaya kendine izin vermemelisin.)
  • Örnek:  She felt very depressed about the future. (Türkçesi: Gelecek hakkında çok depresif hissediyordu.)
  • Örnek:  He was really depressed at the thought of going into the office. (Türkçesi: Ofise gitme fikri ona çok depresif geliyordu.)

Distrust  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de distrust güvensizlik anlamına gelir.

  • Örnek: Many politicians are deeply distrusted by the electorate. (Türkçesi: Birçok politikacı seçmenler tarafından güvenilmiyor.)
  • Örnek: The two groups have existed in a state of mutual distrust for centuries. (Türkçesi: İki grup da yüzyıllardır eşit bir güvensizlik içinde var oldular.)
  • Örnek: She has a (deep) distrust of the media. (Türkçesi: Medyaya karşı büyük bir güvensizlik içindeydi.)

Confidence  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizcede confidence sözcüğü özgüven anlamına gelmektedir.

  • Örnek: The players all have confidence in their manager. (Türkçesi: Tüm oyuncuların menejerine karşı güveni var.)
  • Örnek: He believes his reforms will restore confidence in the financial markets. (Türkçesi: Finansal marketlerde reformlarının özgüveni tazeleyeceğine inanıyor.)
  • Örnek: The survey revealed a lack of confidence in the government. (Türkçesi: Araştırma hükümette bir özgüven kaybı olduğunu gösterdi.)

Doubt Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de doubt şüphe demektir.

  • Örnek: I’m having doubts about his ability to do the job. (Türkçesi: Bu işi yapma konusundaki yeteneği hakkında şüphelerim var.)
  • Örnek: If there’s any doubt about the rocket’s engines, we ought to cancel the launch. (Türkçesi: Roketin motorları hakkında bir şüphe varsa, kalkışı iptal etmeliyiz.)
  • Örnek: This latest scandal has raised doubts about whether he could win the election. ( Türkçesi: Son skandal seçimi kazanabilir mi diye şüpheler oluşturdu.)

Grief Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizcede grief hüzün, matem anlamına gelmektedir.

  • Örnek: Her grief at her son’s death was terrible.  (Türkçesi: Oğlunun ölümüne olan hüzünü korkunçtu.)
  • Örnek: Newspapers should not intrude on people’s private grief. (Türkçesi: Gazeteler insanlar özel matemine davetsiz girmemelidir.)
  • Örnek: It took her years to get over her grief at the death of her mother. (Türkçesi: Annesinin ölümüne olan hüznü aşması iki yılını aldı.)

Melancholy Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de melancholy sözcüğü türkçeye çok benzemektedir, melankoli anlamına gelir. Derin üzüntü hali demektir.

  • Örnek: A mood of melancholy descended on us. (Türkçesi: Melankolik bir hava üzerimize çöktü)
  • Örnek: There is a brooding melancholy in his black and white photography. ( Türkçesi: Siyah beyaz fotoğraflarında düşünceli bir melankoli vardı.)
  • Örnek: a melancholic expression (Türkçesi: melankolik bir ifade)

Optimism  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de optimism iyimserlik, optimizm anlamlarına gelir.

  • Örnek: There are very real grounds for optimism. (Türkçesi: Optimizm için çok gerçek dayanaklar var.)
  • Örnek:  We may now look forward with optimism. (Türkçesi: Optimizmle ileriye bakabiliriz.)
  • Örnek: Both sides have expressed optimism about the chances of an early agreement. (Türkçesi: Erken barış olasılığı hakkında iki taraf da olumlu ifade etti.)

Perplexity  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de perplexity kafa karışıklığı anlamına gelmektedir.

  • Örnek: She stared at the instruction booklet in complete perplexity. (Türkçesi: Talimat kitapçığına tamamen kafa karışıklığı içinde baktı.)
  • Örnek: the perplexities of life (Türkçesi: hayatın kafa karıştırıcı yanları)
  • Örnek: His comments have been the source of much perplexity and debate. ( Türkçesi: Yorumları kafa karışıklığı ve tartışmaya sebebiyet verdi.)

Hope  Duygusu ile Cümle Örnekleri

Hope sözcüğü “umut” anlamına gelmektedir. Ayrıca “umuyorum ki…” kalıbı da kullanılır.

  • Örnek: I sincerely hope that you will be successful. (Türkçesi: Umuyorum ki gerçekten başarılı olursun.)
  • Örnek: Detectives are hoping (that) witnesses will come forward. (Türkçesi: Dedektifler umuyor ki tanıklar ifade verecek.)
  • Örnek: Let’s hope we can find a parking space. (Türkçesi: Bir park yeri bulabilmeyi umalım.)

Panic Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de panic sözcüğü türkçede de olduğu gibi panik anlamına gelmektedir.

  • Örnek: Panic spread through the crowd as the bullets started to fly. (Türkçesi: Mermiler uçmaya başlayınca panik kalabalığın içinde yayıldı)
  • Örnek: Carmel was in a panic about her exam. (Türkçesi: Carmel sınavı hakkında panik içindeydi.)
  • Örnek: He got in(to) a panic that he would forget his lines on stage. (Türkçesi: Sahnede söyleyeceklerini unutur diye panik içindeydi.)

Loneliness Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de loneliness yalnızlık anlamına gelmektedir.

  • Örnek: a period of loneliness in his life (Türkçesi: yaşamındaki bir yalnızlık dönemi)
  • Örnek: feelings of loneliness and depression (Türkçesi: depresyon ve yalnızlık hisleri)
  • Örnek: the desolation and loneliness of the island (Türkçesi: adadaki yalnızlık ve kimsesizlik)

Mood  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de mood ruh hali anlamına gelmektedir. Ruh halimizi tanımlarken söyleyebiliriz. Mesela sad mood, depressed mood.

  • Örnek:  She’s in a good mood today (= happy and friendly). (Türkçesi: Bugün iyi bir ruh halinde.)
  • Örnek: He’s always in a bad mood (= unhappy, or angry and impatient). (Türkçesi: Her zaman kötü bir modda.)
  • Örnek: I’m just not in the mood for a party tonight. (Türkçesi: Bu akşam parti için havamda değilim.)

Tenderness  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de tenderness duyarlık, kolay incinme anlamlarına gelir.

  • Örnek: She said the tenderness and care of the staff helped her immeasurably. (Türkçesi: Duyarlılık ve kadronun ilgisi ona ölçülmez derecede yardım etti.)
  • Örnek: The surroundings help bring out the tenderness in the youths, who talk readily about how much it means to have a teddy bear. (Türkçesi: Çevre gençlerdeki duyarllığı ortaya çıkarmakta yardımcı oluyor)
  • Örnek: There is tenderness as he holds his wife and whispers to her. (Türkçesi: Karısını tutup ona fısıldamasında bir duyarlılık var.)

Thoughtfulness Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de thoughtfulness düşüncelilik anlamına gelmektedir.

  • Örnek: He looked thoughtful. (Türkçesi: Düşünceli görünüyordu.)
  • Örnek: They sat in thoughtful silence. (Türkçesi: Düşünceli bir sessizlik içinde oturdular.)
  • Örnek: The hotel manager was very kind and thoughtful. (Türkçesi: Otelin müdürü çok düşünceli ve nazikti.)

Shock  Duygusu ile Cümle Örnekleri

İngilizce’de shock Türkçe’deki gibi şok olma anlamına gelmektedir.

  • Örnek: When I added up the cost it gave me quite a shock. (Türkçesi: Fiyatı toplayınca şok oldum.)
  • Örnek: The news of my promotion came as a shock. (Türkçesi: Promosyonumun haberi gelince şok oldum.)
  • Örnek: The price came as something of a shock.  (Türkçesi: Fiyat bir çeşit şok gibi geldi.)

Joy Duygusu ile Cümle Örnekleri

Joy İngilizce’de büyük neşe, büyük mutluluk anlamına gelir.

  • Örnek: They were filled with joy when their first child was born. (Türkçesi: İlk çocukları doğduğunda mutlulukla doldular.)
  • Örnek: She wept for joy when she was told that her husband was still alive. (Türkçesi: Kocasının hala yaşadığını duyunca sevinçten ağladı.)
  • Örnek: Listening to music is one of his greatest joys. (Türkçesi: Müzik dinlemek onun en büyük mutluluklarından biri)

Rejection Duygusu ile Cümle Örnekleri

Rejection İngilizce’de reddedilme anlamına gelir.

  • Örnek: I’ve applied for ten jobs, but I’ve had ten rejections/rejection letters. ( Türkçesi: On tane işe başvurdum ve on adet reddetme mektubu geldi.)
  • Örnek: He never asked her to marry him out of fear of rejection. (Türkçesi: Reddedilme korkusuyla ona asla evlilik teklifi etmedi.)
  • Örnek: Most people find rejection hard to deal with. (Türkçesi: Birçok insan reddedilmeyi başa çıkması güç bulur.)

Fun Duygusu ile Cümle Örnekleri

Fun İngilizce’de eğlence anlamına gelmektedir.

  • Örnek: really enjoyed your party – it was such good fun. (Türkçesi: Partin çok zevkliydi, çok eğlendim.)
  • Örnek: She’s great fun to be with. (Türkçesi: Birlikte olması çok eğlenceli biri.)
  • Örnek: Mark was ill for most of the holiday so that took all the fun out of it. (Türkçesi: Mark tatilin çoğunda hastaydı ve bu tüm eğlenceyi bozdu.)

Relationship  Duygusu ile Cümle Örnekleri

Relationship İngilizce’de ilişki demektir.

  • Örnek: Her relationship isn’t good with her father, but she’s very close to her mother. (Türkçesi: Babasıyla ilişkisi iyi değil ama annesiyle çok yakın.)
  • Örnek: Lack of trust is very destructive in a relationship. (Türkçesi: Güven eksikliği bir ilişkide çok yıkıcıdır.)
  • Örnek: The relationship was never going to work, but it was fun while it lasted. (Türkçesi: İlişki yürümeyecekti, ama sürdüğü süre boyunca eğlenceliydi.)

 

Recent Content