Just, Already, Yet, Recently ve Still Kullanımı ve Konu Anlatımı - Wordly Konuşuyor...

Just, Already, Yet, Recently ve Still Kullanımı ve Konu Anlatımı


İngilizce’de “Just, Already, Yet, Recently ve Still” sözcüklerine oldukça aşina olmalısınız. Sebebi ise bu sözcüklerin neredeyse her yerde karşımıza çıkması. Bir “beginner student” olsanız dahi bu sözcükleri sıkça görürsünüz. İngilizcede “just” “sadece, yalnızca” anlamına gelmektedir. “Already” ise “zaten, artık” anlamı taşır. “Yet” ise “henüz” demektir. “recently” “son zamanlarda” anlamına gelirken, “still” ise “hâlâ, hâlen” anlamı taşır. Bu yazımızda sizlere tek tek just, already, yet, recently ve still hakkında açıklamalar yapıp nerede, ne zaman kullanmanız gerektiğini örnek cümlelerle anlatıyoruz. 

İngilizce Just Kullanımı ve Konu Anlatımı

İngilizce’de just sözcüğünü sık sık duyar ve de kullanırız. Just’ın ingilizce karşılığı “simply’ or ‘absolutely’.  Just sözcüğü “sadece, yalnızca” anlamlarına gelir ve Türkçede, her dilde sıkça kullanılan sözcükler arasında yer alır. “I just want water” deriz örneğin; “Yalnızca su istiyorum”. Just’ın bir yan anlamı da “tam olarak”tır. “You look just like your sister.” “Tam olarak kız kardeşin gibi görünüyorsun.” Gramerde ise her bağlamda kullanılır. Tense’lerin hepsinde “just” sözcüğü uygundur çünkü zamanı nitelemez. Şimdi örnekleri görelim.

İngilizce Just ile Örnek Cümleler

  • Örnek: Could you just open the window?  (Türkçesi: Yalnızca camı açar mısın?)
  • Örnek: I was just wondering if I could speak to you about Anna? (Türkçesi: Sadece seninle Anna hakkında konuşup konuşamayacağımı merak ediyordum?)
  • Örnek: Just shut the door quickly or we’re going to be late. (Türkçesi: Sadece kapıyı hızlıca kapa yoksa geç kalıyoruz.)
  • Örnek: I’ve just decided to sell my apartment. (Türkçesi: Dairemi satmaya karar verdim.)
  • Örnek: I’m on my way to the station. Their train has just arrived. (Türkçesi: İstasyona gidiyorum. Trenleri yeni vardı.)
  • Örnek: Where’s my phone? I had it just now. (Türkçesi: Telefonum nerde? Şimdi elimdeydi?)
  • Örnek: Could you wait for me? I’m just going to the shop. (Türkçesi: Bekler misin beni? Yalnızca dükkana giriyorum.)
  • Örnek: His first pay cheque was just fifty pounds. (Türkçesi: İlk ödeme çeki elli pound’du.)

Örnek: [in a clothes shop]

A:
Can I help you? (Yardım edebilir miyim?)

B:
No, it’s all right, thanks. I’m just looking. (Hayır, teşekkürler, sadece bakınıyorum.)

  • Örnek: It’s just not right. (Türkçesi: Bu sadece doğru değil)
  • Örnek: Our holiday was just perfect. (Türkçesi: Tatilimiz tam olarak mükemmeldi)
  • Örnek: You look just like your sister. (Türkçesi: Tam olarak kız kardeşine benziyorsun)
  • Örnek: Can you put your signature just here? (Türkçesi: İmzayı hemen şuraya atar mısın)

İngilizce Already Kullanımı ve Konu Anlatımı

İngilizce’de already oldukça kullanılan bir sözcüktür. Sık sık karşımıza çıkmaktadır. “Zaten” anlamına gelir. Bir başka şeyin önceden olduğunu anlatmak için kullanılır.  Genelde present perfect ya da past perfect ile kullanılmaktadır. “It’s twelve o’clock already.” Türkçesi: Saat çoktan 12 oldu bile. “I’ve already drunk three coffees today!” Gördüğünüz üzere bu cümlede present perfect tense kullanılmış ve bugün çoktan  üç kahve içtim diyor.

İngilizce Already ile Örnek Cümleler

  • Örnek: The plane had already landed when the pilot announced that there would be a delay in getting to the gate. (Türkçesi: Pilot kapıya ulaşmada bir gecikme olacağını anons ettiğinde uçak çoktan yere inmişti.)
  • Örnek: There are already about ten people here. (that’s more than were expected at this time) (Türkçesi: Burada zaten on kişi var.) (Beklediklerinden daha çok olduğunu belirtmek için already kullanılmış)
  • Örnek: We already knew that he was coming to visit. (Türkçesi: Ziyarete geleceğini zaten biliyorduk.)

  • Örnek: His family had already heard the news. (Türkçesi: Ailesi çoktan haberleri duymuş.)

  • Örnek: Joe’s already here, so we can begin. (Türkçesi: Joe zaten burada, öyleyse başlayabiliriz.)

  • Örnek: Gosh, he’s finished painting the kitchen already! (end position is more emphatic) (Türkçesi: Tanrım, mutfağı boyamayı çoktan bitirmiş! )

  • Örnek: Have you booked a flight already? (Türkçesi: Uçuş için çoktan bilet aldın mı yoksa?)

  • Örnek: Already more than fifty thousand tickets have been sold for Saturday’s cup final match. (Türkçesi: Çoktan elli bin bilet cumartesi günkü kupa final maçı için satıldı.)

     

İngilizce Yet Kullanımı ve Konu Anlatımı

İngilizce’de “yet” kelimesi “henüz” anlamına gelmektedir. Bu kelimeyi present perftect tense ile sıkça görürüz. Henüz tamamlanmamış bir işi anlatmak için kullanılır. Genellikle negatif cümlelerle ve cümlenin sonunda kullanılır. Olmuş bir olay için “already” kullanırız. Eğer olay gerçekleşmediyse “yet” kullanılır.

 

İngilizce Yet ile Örnek Cümleler

  • Örnek: Kevin hasn’t registered for class yet. (Türkçesi: Kevin daha sınıfa kayıt olmadı.)
  • Örnek: Jason hasn’t phoned yet. (I am expecting him to phone.) (Türkçesi: Jason henüz telefona yanıt vermedi.) (Vermesi bekleniyor.)
  • Örnek: I haven’t finished my breakfast yet. (Türkçesi: Henüz kahvaltımı bitirmedim.)
  • Örnek: Has she emailed you yet? (Türkçesi: Daha mail atmadı mı sana?)
  • Örnek: I haven’t seen ‘Who Framed Roger Rabbit’ yet. (I am expecting to see this film.) (Türkçesi: “Who Framed Roger Rabbit” filmini henüz seyretmedim.) (Ama seyretmek için bekliyorum.)
  • Örnek: Has your passport arrived yet? (I expect that your passport will arrive in the post.) (Türkçesi: Pasaportun daha ulaşmadı mı?) (Pasaportun ulaşması bekleniyor.)
  • Örnek: Haven’t you done your driving test yet? (I feel you should have done your driving test by now.) (Türkçesi: Henüz ehliyet sınavını tamamlamadın mı?) (Bu vakte kadar tamamlaman lazımdı.)
  • Örnek: We’ve got a lot more work to do yet. (even though you think we have finished) (Türkçesi: Daha yapacak çok işimiz var.)
  • Örnek: The printer’s broken down yet again! (It has broken down many times before.) (Türkçesi: Yazıcı yine bozuldu!)
  • Örnek: The price of the tickets for the concert has yet to be decided. (The price will be decided.) (Türkçesi: Konserin bilet fiyatları henüz belli olmadı.)
  • Örnek: So many questions and yet so few answers. (Türkçesi: Çok soru ve çok az cevap var.)
  • Örnek: It felt strange and yet so wonderful to ski in the summer! (Türkçesi: Yazın kayak yapmak garip fakat çok güzeldi.)

İngilizce Still Kullanımı ve Konu Anlatımı

İngilizce’de “still” “hala” demektir. Çok kullanılan bir sözcüktür. Devam eden bir olayı vurgulamak için kullanılan bir “adverb”, yani “zarf”tır.  Gramer olarak oldukça serbest kullanıma sahiptir. Her tense ile uyum sağlamaktadır.

İngilizce Still ile Örnek Cümleler

  • Örnek: They have been together for 40 years and they are still very much in love. (Türkçesi: Kırk yıldır evliler ve hala birbirlerine çok aşıklar.)
  • Örnek: We’re still waiting for our new couch to be delivered. (Türkçesi: Hala yeni çekyatımızın gelmesini bekliyoruz.)
  • Örnek: She still goes to French classes every week.  (Türkçesi: O hala her hafta Fransızca kursuna gidiyor.)
  • Örnek: He’s still studying. (Türkçesi: O hala okula gidiyor.)
  • Örnek: I’m still hungry. (Türkçesi: Hala açım.)
  • Örnek: I can’t find my bag still. Has anyone seen it? (Türkçesi: Çantamı hala bulamadım. Gören var mı?)
  • Örnek: Have you got their address still? (Türkçesi: Adreslerini tam olarak aldın mı?)
  • Örnek: She bought a car two months ago and she still hasn’t taken any driving lessons. (Türkçesi: İki ay önce bir araba aldı ve hala hiç ehliyet kursuna gitmedi.)
  • Örnek: still can’t find Kay’s phone number. (still is stressed) (Türkçesi: I’ve been looking for it for a long time. I wish I could find it.) (Hala Kay’in telefon numarasını bulamadım.) (Türkçesi: Uzun süredir arıyordum ve umarım bulurum anlamında.)
  • Örnek: We offered £350,000 for the flat but they still wanted more. (Türkçesi: Daire için üç yüz elli bin euro önerdik ancak daha fazla istediler.)
  • Örnek: We were near the front of the queue but we still didn’t get tickets for the concert . (Türkçesi: Kuyruğun önüne yakındık ancak yine de konser için bilet alamadık.)

İngilizce Recently Kullanımı ve Konu Anlatımı

İngilizce’de “recently” “son dönemlerde, son zamanlarda” anlamında kullanılmaktadır. Genellikle “lately” kelimesiyle aynı anlamda ve present perfect tense ile beraber kullanılmaktadır. Geçmişte olan ve birden fazla yaptığımız olaylarda kullanılır.

İngilizce Recently ile Örnek Cümleler

  • Örnek:  Have you seen any good films recently? (Türkçesi: Son zamanlarda hiç iyi film seyrettin mi?)
  • Örnek:  Until very recently he worked as a teacher and he still shudders at the memories. (Türkçesi: Son zamana dek öğretmen olarak çalıştı ve hala anılarla ürperir.)
  • Örnek: Recently, I’ve been feeling a bit depressed. (Türkçesi: Son zamanlarda biraz depresif gibi hissediyorum.)
  • Örnek: After languishing in obscurity for many years, her early novels have recently been rediscovered. (Türkçesi: Yıllarca anlaşılmazlık içinde dert çekerken, son romanları son günlerde keşfedildi.)
  • Örnek: Until recently the civil war had been largely unreported in the press. (Türkçesi: Son zamanlardaiç savaş medyada rapor edilmemiş.)
  • Örnek: The government recently nationalized the railways. (Türkçesi: Hükümet demir yollarını son zamanlarda millileştirdi.)
  • Örnek: She has recently notched up her third win at a major tennis tournament. (Türkçesi: Son zamanda büyük tenis turnuvasında üçüncü defa kazandı )
  • Örnek: She has recently suffered a bereavement. (Türkçesi: Son zamanlarda bir ölüm kaybından dolayı acı çekti.)

 

 

İngilizce Kelime Ezberlemek Artık Çok Kolay

Uygulamayı Ücretsiz İndir; Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Örnek cümle ve anlamlarını öğren
Hatırlatmalarla pratik yap, kalıcı öğren, unutma
Offline modu ile Internete ihtiyacın olmadan kelime öğren
İngilizce Kelime Öğrenmeye Başla

Recent Content

×
wordly-logo
Wordly İngilizce Öğrenme ve Kelime Ezberleme Uygulaması
Uygulamayı Ücretsiz İndir
Her gün yeni kelimeler telefonuna gelsin
Uygulamayı İndir
×

Ücretsiz İngilizce Öğrenme Uygulaması

Uygulamayı Yükle
Her gün yeni kelime öğren