There Is / There Are : İngilizce Türkçe Detaylı Konu Anlatımı - Wordly Konuşuyor...

There Is / There Are : İngilizce Türkçe Detaylı Konu Anlatımı


There Is / There Are : İngilizce Türkçe Detaylı Konu Anlatımı

Temel İngilizce gramer konularından biri olan there is / there are kullanımı günlük konuşmalarımızda da sıkça kullandığımız kalıplardır. Bu yazımızda there is ve there are yapılarının olumlu cümleler, olumsuz cümleler, soru cümleleri ve cevap cümlelerinde nasıl kullanacağını sizler için özetledik. There is / there are konu anlatımı yazımızda aşağıdaki noktalar ile ilgili de bilgiler bulabilirsiniz:

  • There is there are nedir?
  • İngilizcede there is there are
  • There is there are cümleler
  • There is there are örnekler
  • There is there are some any ilişkisi
  • There is there are kullanımı

Hazırsanız, çalışmaya başlayalım!

Tekil isimler ile beraber kullanıldığında is, çoğul isimler için kullanıldığında ise are ile beraber kullanılan there kalıbı, her iki kullanımda da ‘vardır’ anlamını vurgulamaktadır.

There is ve there are yapılarının farklı cümle yapılarında, yani olumlu, olumsuz cümlelerde, soru cümlelerinde ve cevap cümlelerinde hangi şekilde kullanılması gerektiğini hazırladığımız tablo üzerinden inceleyelim.

Olumlu Cümleler
(Affirmative Sentences)
  
Thereis
an apple in the fridge.
(Buzdolabında bir elma var.)
Therearetwo apples in the fridge.
(Buzdolabında iki elma var.)
Olumsuz Cümleler
(Negative Sentences)
  
There isn’t
(is not)

an apple in the fridge.
(Buzdolabında bir elma yok.)
There aren’t
(are not)

two apples in the fridge.
(Buzdolabında iki elma yok.)
Soru Cümleleri
(Questions)
  
Istherean apple in the fridge.
(Buzdolabında bir elma var mı?)
Aretheretwo apples in the fridge.
(Buzdolabında iki elma var mı?)
Kısa Cevaplar
(Short Answers)
 
Yes,there is
there are
(evet var.)
No,
there isn’t
(there is not)
there aren’t
(there are not)
(hayır yok.)

There is ve there are ile birlikte kullanacağınız bazı kalıpları inceleyelim;

  • ‘Bir’ anlamına gelen a ve an, tekil ve sayılabilir isimler ile beraber kullanılmaktadır. Eğer kullandığınız isim sessiz harf ile başlıyorsa başına a, sesli harf ile başlıyorsa başına an getirilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var, bazı kelimeler sesli harf ile başlamalarına rağmen, okurken ağzımızdan çıkan ses sessiz bir harf sesi olduğu için bu tür kelimeler de başlarına a alabilir (a university gibi). Ya da sessiz harf ile başlasa bile, okunuşu sessiz bir harf sesi ile başladığından, başına an alır. (an hour gibi)
  • Some kelimesi, ‘birkaç, bazı’ anlamlarına veren bir kelimedir ve hem sayılabilen çoğul isimler ile hem de sayılamayan isimler ile beraber kullanılabilir. Sayılamayan isimler ile kullanıldığında cümle genellikle olumlu cümledir.
  • Yine ‘bazı’ anlamına gelen any kelimesi, sayılabilen ve sayılamayan isimler ile beraber olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde kullanılmaktadır. Sayılabilir bir isimle beraber kullanılacaksa isim çoğul olmalıdır.
  • No kelimesi ile neredeyse aynı anlamı veren not kelimesi, cümleyi olumsuz yapmaya yarayan bir kelimedir.

İngilizce There Is / There Are Cümle Örnekleri

Karışık örnekler;

There is a cat in the park. (Parkta bir kedi var.)

There is a cinema next to the office. (Ofisin yanında bir sinema var.)

There are not any deserts in the menu. (Menüde hiç tatlı yok.)

There are two bottles on the table. (Masanın üzerinde iki şişe var.)

There are women at the door. (Kapıda kadınlar var.)

Are there any photos of your family in your wallet? (Cüzdanında hiç ailenden birinin fotoğrafı var mı?)

There is not a superhero in our neighbourhood. (Mahallemizde hiç süper kahraman yok.)

Is there a pencil on the desk? (Masanın üzerinde bir kalem var mı?)

Is there a grocery store around here? (Buralarda bir yerde bakkal var mı?)

There are not any teachers in the yard. (Bahçede hiç öğretmen yok.)

There are some cats in the park. (Parkta birkaç kedi var.)

There is a woman at the door. (Kapıda bir kadın var.)

Is there an oven in the kitchen? (Mutfakta fırın var mı?)

There is a school behind the house. (Evin arkasında okulvar.)

There are not any televisions in this house. (Bu evde hiç televizyon yok.)

İngilizce There Is / There Are Cümle Olumlu Örnekleri

There are many apples in the basket. (Sepette pek çok elma vardır.)

There is a girl with a pretty dress. (Güzel elbiseli bir kız var.)

There is one chair in the room. (Odada bir sandalye var.)

There is a kitten in the kitchen. (Mutfakta bir kedi yavrusu var.)

There is a blue car on the street. (Sokakta mavi bir araba var.)

There is a baby with her, I guess it is her baby. (Yanında bir bebek var, tahminimce o bebek onun bebeği.)

There are many red dots on my skin. (Cildimde pek çok kırmızı nokta var.)

There are five teachers in the classroom. (Sınıfta beş öğretmen var.)

There are many white shirts in the store. (Mağazada pek çok beyaz tişört var.)

There are many books in my library. (Kütüphanemde pek çok kitap bulunuyor.)

There is lemonade in the fridge. (Buzdolabında limonata var.)

There are many animals in the jungle. (Ormanda pek çok hayvan var.)

In the sea there are many fish. (Denizde pek çok balık var.)

There are many young people in the shopping mall. (Alışveriş merkezinde pek çok genç insan var.)

There are many children in the garden. (Bahçede pek çok çocuk var.)

There is a fluffy cat in my bedroom. (Yatak odamda pofidik bir kedi var.)

There are many notebooks on your desk. (Masanın üzerinde pek çok defter var.)

There is a rabbit in the movie. (Filmde bir tavşan var.)

There is a beautiful dress in your closet. (Dolabında güzel bir elbise var.)

There is a letter in his pocket. (Onun cebinde bir mektup var.)

There is a yellow banana on the table. (Masanın üzerinde sarı bir muz var.)

There is a beautiful boy in him. (Onun içinde çok güzel bir oğlan var.)

There is ice cream on your shirt. (Tişörtüne dondurma dökülmüş / tişörtünün üzerinde dondurma var.)

There are many people at the concert area. (Konser alanında pek çok insan var.)

There is a doctor in the hospital. (Hastanede bir doktor var.)

İngilizce There Is / There Are Olumsuz Cümle Örnekleri

There are not many apples in the basket. (Sepette pek çok elma yoktur.)

There is not a girl with a pretty dress. (Güzel elbiseli bir kız yok.)

There is not one chair in the room. (Odada bir sandalye yok.)

There is not a kitten in the kitchen. (Mutfakta bir kedi yavrusu yok.)

There is not a blue car on the street. (Sokakta mavi bir araba yok.)

There is not a baby with her. (Yanında bir bebek yok.)

There are not many red dots on my skin. (Cildimde pek çok kırmızı nokta yok.)

There are not five teachers in the classroom. (Sınıfta beş öğretmen yok.)

There are not many white shirts in the store. (Mağazada pek çok beyaz tişört yok.)

There are not many books in my library. (Kütüphanemde pek çok kitap bulunmuyor.)

There is no lemonade in the fridge. (Buzdolabında limonata yok.)

There are not many animals in the jungle. (Ormanda pek çok hayvan yok.)

In the sea there are not many fish. (Denizde pek çok balık yok.)

There are not many young people in the shopping mall. (Alışveriş merkezinde pek çok genç insan yok.)

There are not many children in the garden. (Bahçede pek çok çocuk yok.)

There is not a fluffy cat in my bedroom. (Yatak odamda pofidik bir kedi yok.)

There are not many notebooks on your desk. (Masanın üzerinde pek çok defter yok.)

There is not a rabbit in the movie. (Filmde bir tavşan yok.)

There is not a beautiful dress in your closet. (Dolabında güzel bir elbise ypk.)

There is not a letter in his pocket. (Onun cebinde bir mektup yok.)

There is not a yellow banana on the table. (Masanın üzerinde sarı bir muz yok.)

There is a beautiful boy in him. (Onun içinde çok güzel bir oğlan var.)

There is no ice cream on your shirt. (Tişörtünün üzerinde dondurma yok.)

There are not many people at the concert area. (Konser alanında pek çok insan yok.)

There is not a doctor in the hospital. (Hastanede bir doktor yok.)

İngilizce There Is / There Are Soru Cümlesi Örnekleri 

Are there many apples in the basket? (Sepette pek çok elma var mı?)

Is there a girl with a pretty dress? (Güzel elbiseli bir kız var mı orada?)

Is there a chair in the room? (Odada bir sandalye var mı?)

Is there a kitten in the kitchen? (Mutfakta bir kedi yavrusu var mı?)

Is there a blue car on the street? (Sokakta mavi bir araba var mı?)

Is there a baby with her? (Onun yanında bir bebek var mı?)

Are there many red dots on your skin? (Cildinde pek çok kırmızı nokta var mı?)

Are there five teachers in the classroom? (Sınıfta beş öğretmen var mı?)

Are there many white shirts in the store? (Mağazada pek çok beyaz tişört var mı?)

Are there many books in his library? (Kütüphanesinde pek çok kitap var mı?)

Is there lemonade in the fridge? (Buzdolabında limonata var mı?)

Are there many animals in the jungle? (Ormanda pek çok hayvan var mıdır?)

Are there many fish in the sea? (Denizde pek çok balık var mıdır?)

Are there many young people in the shopping mall? (Alışveriş merkezinde pek çok genç insan var mı?)

Are there many children in the garden? (Bahçede pek çok çocuk var mı?)

Is there a fluffy cat in your bedroom? (Yatak odanda pofidik bir kedi var mı?)

Are there many notebooks on my desk? (Masamın üzerinde pek çok defter var mı?)

Is there a rabbit in that movie? (O filmde bir tavşan var mıydı?)

Is there a beautiful dress in your closet? (Dolabında güzel bir elbise var mı?)

Is there a letter in his pocket? (Cebinde bir mektup var mı?)

Is there a yellow banana on the table? (Masanın üzerinde sarı bir muz var mı?)

Is there a beautiful boy in him? (Onun içinde çok güzel bir oğlan var mı?)

Is there ice cream on my shirt? (Tişörtümün üzerinde dondurma mı var?)

Are there many people at the concert area? (Konser alanında pek çok insan var mı?)

Is there a doctor in the hospital? (Hastanede bir doktor var mı?)

İngilizce There Is / There Are Cevap Cümlesi Örnekleri

  • Are there many apples in the basket? (Sepette pek çok elma var mı?)

-Yes, there are many apples in the basket. (Evet, sepette pek çok elma var.)
-No, there are not many apples in the basket. (Hayır, sepette pek çok elma yok.)

  • Is there a girl with a pretty dress? (Güzel elbiseli bir kız var mı orada?)

-Yes, there is a girl with a pretty dress. (Evet, güzel elbiseli bir kız var.)
-No, there is not a girl with a pretty dress. (Hayır, güzel elbiseli bir kız yok.)

  • Is there a chair in the room? (Odada bir sandalye var mı?)

-Yes, there is a chair in the room. (Evet, odada bir sandalye var.)
-No, there is not a chair in the room. (Hayır, odada bir sandalye yok.)

  • Is there a kitten in the kitchen? (Mutfakta bir kedi yavrusu var mı?)

-Yes, there is a kitten in the kitchen. (Evet, mutfakta bir kedi yavrusu var.)
-No, there is not a kitten in the kitchen. (Hayır, mutfakta bir kedi yavrusu yok.)

  • Is there a blue car on the street? (Sokakta mavi bir araba var mı?)

-Yes, there is a blue car on the street. (Evet, sokakta mavi bir araba var.)
-No, there is not a blue car on the street. (Hayır, sokakta mavi bir araba yok.)

  • Is there a baby with her? (Onun yanında bir bebek var mı?)

-Yes, there is a baby with her. (Evet, yanında bir bebek var.)
-No, there is not a baby with her. (Hayır, yanında bir bebek yok.)

  • Are there many red dots on your skin? (Cildinde pek çok kırmızı nokta var mı?)

-Yes, there are many red dots on my skin. (Evet, cildimde pek çok kırmızı nokta var.)
-No, there are not many red dots on my skin. (Hayır, cildimde pek çok kırmızı nokta yok.)

  • Are there five teachers in the classroom? (Sınıfta beş öğretmen var mı?)

-Yes, there are five teachers in the classroom. (Evet, sınıfta beş öğretmen var.)
-No, there are not five teachers in the classroom. (Hayr, sınıfta beş öğretmen yok.)

  • Are there many white shirts in the store? (Mağazada pek çok beyaz tişört var mı?)

-Yes, there are many white shirts in the store. (Evet, mağazada pek çok beyaz tişört var.)
-No, there are not many white shirts in the store. (Hayır, mağazada pek çok beyaz tişört yok.)

  • Are there many books in his library? (Kütüphanesinde pek çok kitap var mı?)

-Yes, there are many books in his library. (Evet, kütüphanesinde pek çok kitap var.)
No, there are not many books in his library. (Hayır, kütüphanesinde pek çok kitap yok.)

  • Is there lemonade in the fridge? (Buzdolabında limonata var mı?)

-Yes, there is lemonade in the fridge. (Evet, dolapta limonata var.)
-No, there is no lemonade in the fridge. (Hayır, dolapta hiç limonata yok.)

  • Are there many animals in the jungle? (Ormanda pek çok hayvan var mıdır?)

-Yes, there are many animals in the jungle. (Evet, ormanda pek çok hayvan vardır.)
-No, there are not many animals in the jungle. (Hayır, ormanda pek çok hayvan yoktur.)

  • Are there many fish in the sea? (Denizde pek çok balık var mıdır?)

-Yes, there are many fish in the sea. (Evet, denizde pek çok balık vardır.)
-No, there are not many fish in the sea. (Hayır, denizde pek çok balık yoktur.)

  • Are there many young people in the shopping mall? (Alışveriş merkezinde pek çok genç insan var mı?)

-Yes, there are many young people in the shopping mall. (Evet, alışveriş merkezinde pek çok genç var.)
-No, there are not many young people in the shopping mall. (Hayır, alışveriş merkezinde pek çok genç yok.)

  • Are there many children in the garden? (Bahçede pek çok çocuk var mı?)

-Yes, there are many children in the garden. (Evet, bahçede pek çok çocuk var.)
-No, there are not many children in the garden. (Hayır, bahçede pek çok çocuk yok.)

  • Is there a fluffy cat in your bedroom? (Yatak odanda pofidik bir kedi var mı?)

-Yes, there is a fluffy cat in my bedroom. (Evet, odamda pofidik bir kedi var.)
-No, there is not a fluffy cat in my bedroom. (Hayır, odamda pofidik bir kedi yok.)

  • Are there many notebooks on my desk? (Masamın üzerinde pek çok defter var mı?)

-Yes, there are many notebooks on your desk. (Evet, masanın üzerinde pek çok defter var.)
-No, there are not many notebooks on your desk. (Hayır, masanın üzerinde pek çok defter yok.)

  • Is there a rabbit in that movie? (O filmde bir tavşan var mıydı?)

-Yes, there is a rabbit in that movie. (Evet, o filmde bir tavşan var.)
-No, there is not a rabbit in that movie. (Hayır, o filmde bir tavşan yok.)

  • Is there a beautiful dress in your closet? (Dolabında güzel bir elbise var mı?)

-Yes, there is a beautiful dress in my closet. (Evet, dolabımda güzel bir elbise var.)
-No, there is not a beautiful dress in my closet. (Hayır, dolabımda güzel bir elbise yok.)

  • Is there a letter in his pocket? (Cebinde bir mektup var mı?)

-Yes, there is a letter in his pocket. (Evet, cebinde bir mektup var.)
-No, there is not a letter in his pocket. (Hayır, cebinde bir mektup yok.)

  • Is there a yellow banana on the table? (Masanın üzerinde sarı bir muz var mı?)

-Yes, there is a yellow banana on the table. (Evet, masanın üzerinde sarı bir muz var.)
-No, there is not a yellow banana on the table. (Hayır, masanın üzerinde sarı bir muz yok.)

  • Is there a beautiful boy in him? (Onun içinde çok güzel bir oğlan var mı?)

-Yes, there is a beautiful boy in him. (Evet, onun içinde çok güzel bir oğlan var.)
-No, there is not a beautiful boy in him. (Hayır, onun içinde çok güzel bir oğlan yok.)

  • Is there ice cream on my shirt? (Tişörtümün üzerinde dondurma mı var?)

-Yes, there is ice cream on your shirt. (Evet, tişörtünün üzerinde dondurma var.)
-No, there is not ice cream on your shirt. (Hayır, tişörtünün üzerinde dondurma yok.)

  • Are there many people at the concert area? (Konser alanında pek çok insan var mı?)

-Yes, there are many people at the concert area. (Evet, konser alanında pek çok insan var.)
-No, there are not many people in the concert area. (Hayır, konser alanında pek çok insan yok.)

  • Is there a doctor in the hospital? (Hastanede bir doktor var mı?)

-Yes, there is a doctor in the hospital. (Evet, hastanede bir doktor var.)
-No, there is not a doctor in the hospital. (Hayır, hastanede bir doktor yok.)

Yukarıdaki tüm cümlelere kısa cevaplar vermek isterseniz;

-Yes, there is / Yes, there are
-No, there is not / No, there isn’t / No, there are not / No, there aren’t kalıplarını kullanabilirsiniz.

 

 

Recent Content